Gazetevatan.com » Yazarlar » Konserlerin elindeki güç

Konserlerin elindeki güç

08 Şubat 2015 Pazar


Müzik endüstrisinde pazarlamanın ne kadar önemli olduğu bir gerçek. Sıradanlığı alışkanlık haline getiren sanatçılar ne kadar mükemmel olsalar da, kendilerini tekrar ettiklerinde bu sektörde kan kaybetmeye mahkumlar. Neden hâlâ Madonna zirvede? Neden hâlâ Michael Jackson’dan bahsediyoruz? Neden dünyada konserler efsaneleşiyor? Yenilik peşinde koşan sanatçılar, bir basamak daha iyi olabilmek için verdikleri yarış ile hayatta kalabiliyor ve yerlerini sağlamlaştırıyor. Celin Dion bile zengin plak şirketi kocası sayesinde en ünlü sirk, Cirque du Soleil ekibi ile anlaşıp kendine unutulmaz bir konser hazırlattı. 
 
Şovların mükemmelliği sayesinde DVD’leri ile satış rekorları kırdı. Sayısız örnek aklınıza geliyordur. Cher, Bette Midler, Metallica, Alice Cooper, Beyonce, Lady Gaga, Elton John, Miley Cyrus ve Kett Perry neden o kadar gündemde?
 
Çok sevdiğim, sektörün bir numaralı kadın şarkıcılarından birinin telefonuyla uyanmıştım. O da Vegas’taydı. Konserleri, şovları seyredince, saat farkının farkında olmadan beni arayıp, “Döndüğümde harika işler yapacağım. Muhteşem fikirlerim var” demişti. Bu iş böyledir. İki klip seyredip, “Hadi bu klibi yapalım” diyip ardından iki kostüm ve 4 dansçı ile gözlerini baya baya klip yapamazsın. İsminin hakkını vereceksin. Hayranlarının hakkını da… 
 
2 özel sahne konsepti
 
Geçtiğimiz gün iki haber hoşuma gitti. Biri Demet Akalın’ın Bostancı’daki konserine hazırladığı şov için harcanan bedelin konuşulması… İşte, helal olsun! Demet, Harbiye konserlerinde de bu yaz muhteşem teknoloji kullanmıştı. Yani, bir kadın şarkıcı, 4 dansçı ile ve sadece mayo giyip sahneye inmiyor. (Lady Gaga mayo giyiyor; oda giyecek ki, dünyayı takip ediyorum olsun.) Kızacak belki bunu yazdığım için bana ama, Akalın piyasada işine verdiği önem ile de zaten dillere destandır. Hatta bir şarkının kokusunu alırsa, gece saat kaç olursa olsun, uzun yollar kat ettiği bile konuşulur. O çalışanına, kendini bir adım daha yukarıya çıkaranına da hakkını öder. Ondan zaten zirveyi de kaptırmaz. 
 
Bir diğer haber de Hayko Cepkin’den… İşte, akıllı adamın hali bir başka oluyor. Ekibinin de, kendisinin de aklına sağlık. “Bebelere Balon” Bu ne harika bir slogan. 18 yaş altı gençler için konserler düzenlemeye karar veren Hayko, özel bir poster ile işe soyunmuş, helal olsun. Uzun süredir yaş sınırına takılan dinleyicilerini görmezden geleceğine onlara, “Hadi kalkıp bizim mekana gelin. Olayı sizin lehinize döndürdüm” diyecek kadar düşünceli… 18 yaş altı dinleyicileri için, ‘Bebelere Balon’ adını verdiği konser serisinin ilkini, 1 Mart günü Garajistanbul Sahnesi’nde gerçekleştirecek. Kendisine, “Bu ne iş Hayko?” diye sorduğumuzda, “Geçen 10 yılda gördüğüm en büyük gerçek, benimle beraber büyüyen bir neslin varlığıdır. Kimi evlendi çocuğu oldu, kimi çocuksuz ama büyüyen yeğenleri ile dayı, hala, amca, teyze gibi hayat rütbelerini omuzlarına yüklediler. Bu yaratmış olduğum proje ile 18 yaş altı olup da büyüklerinin bu kadar çok sevdiği müzisyeni ve onun yarattığı mabedi yaşama merakındaki gençlere, bir fırsat vermekteyim. Gözüken o ki, çok eğleneceğiz” yanıtını verdi. Daha ne denir? Güzel düşünce ve güzel konseptler bir araya gelince; coşkusu da, eğlencesi de, alkışı da bol oluyor, haklı olarak.