Gazetevatan.com » Yazarlar » Yaşasın Cumhuriyet!

Yaşasın Cumhuriyet!

29 Ekim 2017 Pazar


29 Ekim, bizim için vatan demek, özgürlük demek, toprak demek, kendi ülkemizde yaşamak, kendi ekmeğimizi yiyebilmek demek... Yaşasın Cumhuriyet!

Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Ülkesini, çocuklarını,  özgürlük ve demokrasiyi sevenlerin bayramı. Kısaca kendini seven, toprağına sahip çıkarak yaşamayı seçen herkesin bayramı demek daha doğru olur. Bir dikkat edin, medeniyeti, ekonomisi sanayii ve eğitimi gelişmiş, yönetim biçimi olarak Cumhuriyet’i seçmiş ülkelerde en büyük kutlama hep Cumhuriyet adına yapılır. Hele ki bizim gibi, paramparça edilmişken, yoktan var edilen, söke söke toprağını kurtarıp küllerinden doğan bir ülke için eşi benzeri olmayan bir öneme sahip Cumhuriyet Bayramı. 
29 Ekim, bizim için vatan demek, özgürlük demek, toprak demek, kendi ülkemizde yaşamak, kendi ekmeğimizi yiyebilmek demek. O sebepledir ki, ülkemizin en büyük bayramının “Cumhuriyet Bayramı” olduğunu çok iyi kavramak gerek. Cumhuriyet ki bağımsız bir Türkiye’de yaşamak isteyen her vatan evladına gerek.
 
Al bayrağı eline yürü!
 
Bir devlet biçimi olarak Cumhuriyet’in ilanı ile, 94 yıl evvel, yönetim halkın iradesine bırakmıştır. Halk o günden bu güne kendi kendinin efendisi olarak kalmıştır. 29 Ekim 1923 itibari ile Cumhurbaşkanlığı makamı getirilmiş, ilk Reis-i Cumhur da oy birliği ile Atatürk seçilmiştir. Parlamenter sisteme de yine Cumhuriyetle geçilmiştir. En kaba ifade ile böylece bir adam, aile ya da belirli bir zümrenin değil halkın söz sahibi olduğu bir yönetim biçimi benimsenmiştir. Bu orta mektep bilgilerini kısaca şöyle bir sıraladım çünkü, neye sahip olduğumuzu, Cumhuriyet’imizi kaybedersek neleri kaybedeceğimizi en basit ve açık haliyle görelim istedim. İşte onun için al bayrağını eline, yürü yürüyebildiğin kadar, sana helal edilmiş bu topraklarda. İstiklal Marşını hatırla...
 
Cumhuriyet Bayramımız için öneriler
 
- Önce bir türlü memleketi ele geçiremeyenlere karşı şan olsun diye, bayrağını ger şöyle güzelce cama, balkona. 
- Bol bol yürü, tadını çıkar sahip olduğun toprakların, “vatanımdayım” diyebildiğin her anın! Elinde ay-yıldızlı bayrağın olsun ama. Atatürk olmasaydı, şimdi kim bilir hangi ülkede azınlıktın! Cumhuriyet olmasaydı, kafana göre yürümeye bile hak bulamayacaktın!
- Şöyle güzel bir sofra hazırla ama bayram kutlamasına yaraşır olsun. Çocukların sevdiği bir şeyler olsun mutlaka yemekte. Senin gibi bağımsızlığını  cumhuriyete borçlu komşularını , arkadaşlarını filan çağır mesela lAilenin yaşça ileri gelenleri de hayattaysa, Cumhuriyet hikayeleri çok yaraşır bayram sofrasına.  Hatta varsa yabancı dostlarını da çağır, çağır ki onlar da öğrensin bir vatan yoktan nasıl yaratılır, hem de yemeğin alası nasıl yapılır. Atatürk’ün sevdiği yemeklerden de pişir gönlüne göre. Öyle abartılı şeyler sanma  Ulu Önder’in yediklerini. Halk adamının sevdiği yemekler de halk sofrasından elbette. 
- E sofraya oturunca arkada şöyle hafiften bir müzik eşlik etmeli bayram havasına. Ata’mın sevdiği havaları çalmayı unutma, Safiye Ayla ve Müzeyyen Senar’dan şaşma. Aman ha “İzmir’in Kavakları”nı unutma. Sonra da bir İzmir Marşı patlatıp, mahalleliyi pencereye topla!
- Hediye al, eşe dosta; en başta “Nutuk” al çocuklara. İş Bankası Yayınları’nın çıkardığı “Gençler için Fotoğraflarla Nutuk” ise en alası. 
- Günü sona erdirip başını koydun mu yastığa, Cumhuriyet’in sana emanet olduğunu, çocuklarına miras olduğunu hatırla ve düşün, “Ben ne yapabilirim, Cumhuriyet’i ve ilkelerini her şartta korumak için bu vatanda!”