Başsavcılık’tan arama talimatı!

ELİF ALTIN / VATAN İSTİHBARAT |  04 Nisan 2015 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 04 04 2015 - 2:30

Gerginlik büyüyor, avukatlar isyanda


Savcı Kiraz’ın şehit edilmesinin ardından başlayan İstanbul Adliyesi’nde arama krizi tırmanıyor. Avukatların tepki göstermesi üzerine Başsavcılık yazılı talimat verdi: ‘Can güvenliği için şart, avukatlar da aranacak’

Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı rehin alıp şehit eden DHKP-C’li teröristlerden birinin avukat girişinden aranmadan geçtiğinin tespit edilmesi üzerine, Çağlayan’daki Adalet Sarayı’nda yeni bir uygulamaya geçti. Önceki günden itibaren avukatlar da tıpkı vatandaşlar gibi x-ray cihazından geçirilip el detektörüyle aranmaya başlandı. Ancak yasaya göre üzerlerinin aranamayacağına dikkat çeken çok sayıda avukat bu uygulamaya tepki gösterdi. Güvenlik görevlileriyle avukatlar arasında arbedeye varan sert tartışmalar yaşandı. Bunun üzerine dün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu, avukatların üstünün aranarak adliyeye alınması için yazılı talimat yayınladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu imzalı yazıda, yapılan kontrollerin güvenlik amaçlı bir denetim olduğu belirtildi. 
 
Personel de x-ray’e...
 
Yazıda, “İstanbul Adalet Sarayı’na girecek avukat, vatandaş ve personelin can güvenliğinin sağlanması ve gerekse genel kamu güvenliği, kamu düzeninin sağlanması açısından; girişlerde avukat, personel ve vatandaşların kapı detektörlerinden geçmeleri, çantalarının da x-ray cihazından geçirilmeleri şeklinde denetim yapılacaktır” denildi. Yazıda bu uygulamanın Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesine de aykırılık teşkil etmediğinin altı çizilirken, “Bu son derece hassas dönemde avukat, personel ve vatandaşlarımızın gerekli desteklerini bekliyor ve uygulamanın çalışma talimatı ve esaslarına göre yapılmasını rica ediyoruz” denildi. Buna rağmen avukatlar aramalara tepki göstermeye devam etti. Sabah saatlerinden itibaren gerginliğin artarak devam ettiği adliyede özel güvenlik ve avukatlar arasında sık sık sert tartışmalar yaşandı. Güvenlik görevlilerinin engel olamadığı durumda avukatların aranmadan adliyeye girmesine izin vermemek için polis araya girdi ve avukatları zorla dışarı çıkardı. 
 
SUÇ DUYURUSU HAZIRLIĞI
 
‘Aramalar yasaya aykırı’
 
Güvenlik nedeniyle adliyelere girişlerde x-ray cihazından geçilen ve üstleri aranan avukatlar suç duyurusu için hazırlığa başladı. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, hakimleri, savcıları, adliye personelini taramadan geçirmeyen, adliyeye giren kolileri x-ray’e sokmayan ve denetimi aksatan herkes hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Feyzioğlu, Facebook üzerinden yaptığı ’Hadi Bakalım’ başlıklı açıklamasında, “Avukatlara suçlu muamelesi yapan ve hukuku çiğneyen herkese yaptıklarını hukuk karşısında ödeteceğiz” dedi. 
 
Pazartesi köklü çözüm
 
İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, tartışmalar sırasında arada kaldı. Daha sonra bir açıklama yapan Kocasakal, “Başsavcılık ile sorunun köklü çözümü için pazartesi öğleden sonra bir görüşme yapılacak. Kendilerine meslek onurumuzu ve diğer hususları hatırlattık. Bu sorun köklü çözülene kadar da gerekli tedbirleri almalarını talep ettik” dedi. 
 
BAŞBAKAN YARDIMCISI ARINÇ: Büyük adliye yapmakla iyi mi ettik?
 
başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, saldırının arkasındaki kişilerin de mutlaka bulunarak cezalandırılacağını söyledi. Aramalarla ilgili değerlendirme yaparken de, İstanbul’daki adliyelerde yoğun bir insan sirkülasyonu bulunduğuna ve bundan kaynaklı güvenlik açığına vurgu yaparak, “Bu adliye ki, günde 60 bine yakın insan girip çıkıyor, Avrupa’nın en büyük adliyesi. Bu kadar büyük adliye yapmakla iyi mi ettik diye şimdide düşünmek lazım. Eskiden adliyeler farklı farklı semtlerdeydi” dedi.
 
BAŞSAVCI VEKİLİ İKNA EDEMEDİ
 
Ben de çantamı cihaza bıraktım
 
Olayların yatışmaması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Hacı Hasan Bölükbaşı adliyenin C kapısına gelerek avukatları ikna etmeye çalıştı. Bölükbaşı avukatlara “Bize hoşgörü gösterin. Daha düzenli hale getirmeye çalışıyoruz. Çocuğumun üstüne yemin ettirmeyin bana ben de sabah çantamı bıraktım cihaza. Bunda ne var. Dilerseniz bende çıkayım beraber x-ray’den geçerek adliyeye girelim. Pazartesi başsavcımızda cihazdan geçerek adliyeye girecek” dedi. Ancak Bölükbaşı’nın iknası da sonuçsuz kaldı. 
 
DANIŞTAY KARARI: ‘Avukatı aramak hizmet kusuru’
 
Danıştay 8. Dairesi ise 2010/5626 esas numaralı dosyada avukatların polis tarafından üstünün aranmasının hizmet kusuru olup manevi tazminat gerektirdiğini belirtiyor. Sakarya Barosu’na mensup bir avukatın kimliğini göstermesine rağmen polis tarafından aranması sonrası açtığı davaya bakan Danıştay 8. Dairesi, ‘avukatın suçüstü hali dışında üzerinin aranamayacağına ve müvekkili önünde kolluk tarafından üzerinin aranmasının meslek onurunu zedelediğine karar verdi. Hizmet kusuru işleyen emniyeti 2 bin lira manevi tazminata mahkum etti.
 
HUKUKÇULAR NE DİYOR?
 
‘Avukatı aramak hukuka aykırı’
 
Dr. Orhan Gazi Ertekin (Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı ve Gaziantep Hakimi): “Bu hukuksuz bir işlemdir. Avukatlarla hukuki işlerini yürüten tüm toplumun hakları tehlike altındadır. Avukat, savcı ve hakimle aynı hukuki statüdedir. Avukatlara karşı önlem alıyorsanız hakim ve savcıları da kapsamak zorundadır. Ama yasaya göre hakim ve savcıları aramak mümkün değil.” 
 
Önleme araması yasaya uygun
 
Avukat Doç. Dr. Yılmaz Yazıcıoğlu: “Çağlayan Adliyesi’nde yaşanan bir güvenlik zafiyetidir. Burada işini yapmayan güvenliktir. Teröriste kimlik bile sorulmadığı kamera görüntülerinde var. Üst arama konusunda meslektaşlarımız 58. maddeyi yanlış yorumluyor. Bu madde, avukat ancak ağır cezalık suç halinde aranabilir diyor. Oysa hukukumuzda arama, asliye ve önleme diye ikiye ayrılır. 58. madde önleme aramasına ilişkin değildir. X-ray ve detektör gibi cihazlarla önleme araması yapılabilir. Hakim ve savcılar için kanuni düzenlemeye göre arama yapılamıyor. Ancak havalimanlarına girerken üst aramasına tabii tutuluyorlar. Konu güvenlik ise herkes aranmalı.”
 
Elle aranmadan cihazdan geçmeli
 
Reşat Petek (Emekli Cumhuriyet Başsavcısı): “Can güvenliği açısından silah sokulması engellenecekse adliyeye tüm yargı mensuplarının tarama cihazlarından geçerek girmesi gerekmektedir. Bir ayrım olmamalı. Ama her gün hakim, savcı ve avukatın elle aranması doğru değil. Önemli olan bedene dokunmak mı yoksa silah ve patlayıcı madde sokulmasını engellemek mi? Bugün tarama cihazları flaş bellekteki metali bile görüp sinyal veriyor. Hakim, savcı ve avukatın her gün kemerini, ayakkabısını çıkartarak aramak çağdaş bir uygulama olmaz.” (İlker Akgüngör/Vatan)
 
 
 
 

ETİKETLER