İçişleri Bakanı Soylu: Şehirler arası yolcu taşımacılığı yüzde 98,9 düştü

31 Mart 2020 Salı - 22:31 | Son Güncelleme : 01 04 2020 - 15:04

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Şehirler arası yolcu taşımacılığı yüzde 98,9 düştü. Aldığımız tedbirler burada bir sonuç oluşturmuş." dedi.


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Son 15 gün içerisinde  sosyal medya üzerinden provokasyon yapan 2 bin 863 hesap tespit ettik. Bunların  yüzde 70'i çeşitli zaman diliminde FETÖ, DHKP-C gibi terör örgütleriyle ilintili  paylaşım yapan hesaplar ve büyük kısmı yurt dışına ait." dedi. 
Bakan Soylu, Ülke TV canlı yayınına katılarak, gündeme ilişkin  değerlendirmelerde bulundu, soruları cevapladı. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ve Sağlık Bakanlığı ile  Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda yeni tip koronavirüsün (Kovid-19)  yayılmasına karşı her geçen gün yeni önlemler aldıklarını belirten Soylu, en  başından beri virüsün Türkiye'ye gelme ihtimalini göz önünde bulundurarak gerekli  adımları attıklarını anlattı.
 
Virüsün yayılmasını önlemek adına her türlü çalışmanın yapıldığını  ifade eden Soylu, bu kapsamda İran başta olmak üzere yakın coğrafyada ilk  vakaların ortaya çıkmasının ardından sınırlarda sahra hastaneleri kurduklarını,  havaalanlarında ise termal kameralarla yolcuların kontrol edildiğini kaydetti.
Soylu, Bakanlık olarak virüse karşı tedbirler kapsamında bugüne kadar  49 genelge yayımladıklarını, bunların 17'sinin sınırlarla ilgili olduğunun  bildirdi.
 
Virüse rağmen kolluk kuvvetinin görevi başında olduğunun, 24 saat  boyunca göçle mücadele, sahil güvenlik, asayiş ve terörle mücadelenin  aksatılmadan devam ettiğinin altını çizen Soylu, bu süreçte toplumla iç içe olan  güvenlik güçleri ile mülki idare amirlerinden koronavirüse yakalananların  bulunduğunu aktararak şöyle devam etti:
"Emniyet teşkilatımızda 30, jandarma teşkilatımızda 18, ayrıca 4  kaymakamımız, bir valimiz ve yine diğer teşkilatlarımızda salgınla karşı karşıya  kalan, bir bölümü semptom gösteren bir bölümü de pozitif çıkan mesai  arkadaşlarımız var. Bir bölümüyle konuştum, kritik yerlerde görev yapan  arkadaşlarımız bunlar. Önemli sorumluluk aldılar, onlar da karantinadalar. Bir an  önce şifa bulmalarını niyaz ediyorum."
 
"725 bin yaşlımızın evine gittik."
Virüse karşı önlemleri çok boyutlu ele aldıklarını ifade eden Soylu,  kamu düzeni, sağlık sisteminin sürdürebilir olması, gıda ve hijyen tedarik  zincirinin devamı ile sosyal izolasyonun sağlanmasının öncelikleri arasında yer  aldığını vurguladı.
Virüsten korunmak için sosyal izolasyonun önemine işaret eden Soylu,  bunun sağlanması için 211 bin 800 iş yerini kapattıklarını, sahillere, marketlere  ve pazar alanlarına yeni düzen getirdiklerini belirtti.
 
Toplumsal hareketliliğe ilişkin her gün ilgili birimlerden bilgi  aldığını bildiren Soylu, önlemler kapsamında sokağa çıkmaları sınırlandırılan 65  yaş ve kronik hastalığı olan vatandaşlardan kimsesiz olanları da yalnız  bırakmadıklarını vurguladı.
Soylu, "İmamı, polisi, jandarması, Kızılayı, öğretmeni, devletin bütün  birimleri, kaymakamı, valisiyle 725 bin yaşlı insanımızın evine gittik. 'Bana  gelin' diyenin evine gittik, ne istedilerse de yerine getirdik. Odununu kırdık,  tarlasını sürdük, hayvanına baktık. Devlet işte bunun için var ve bunun gereğini  yerine getiriyoruz." diye konuştu.
 
"Provokasyon yapan hesaplar terör örgütleriyle ilintili"
Soru üzerine sosyal medya üzerinden dezenformasyon ve algı  operasyonlarına da karşı mücadele verdiklerini anlatan Soylu, bu zor günlerde  paylaşımlarıyla toplumun birliğini hedef alanlar olduğunu, bunların aynı zamanda  terör örgütleriyle iş birliği yapmaktan kaçınmadıklarını söyledi.
Türkiye'nin her alanda elde ettiği başarıyı hazmedemeyenlerin  toplumsal birlikteliğe ihtiyaç duyulan günlerde ortaya çıkarak toplumu maniple  etmeye çalıştığına dikkat çeken Soylu, şunları söyledi:
"Son 15 gün içerisinde sosyal medya üzerinden provokasyon yapan,  toplumumuzun birliğine karşı düşmanca tutum takınan 2 bin 863 hesap tespit ettik.  Bunların yüzde 70'i çeşitli zaman diliminde FETÖ, DHKP-C gibi terör örgütleriyle  ilintili paylaşım yapan hesaplar ve büyük kısmı yurt dışına ait. Topyekun bir  merkezden aldıkları talimatla harekete geçiyorlar. Provokasyon ve  dezenformasyonla  milleti tehdit edenlere karşı hukuk içinde gerekeni yapıyoruz.  Anayasa Mahkemesinin aldığı ama yayımlamadığı bir karar sebebiyle biraz işimiz  zorlaşacak. Bu hesapları belirleyip suç duyurusunda bulunma hakkımız vardı. Ancak  ilk belirleme hakkımız alındı. Provokasyon yapan hesaplara ilişkin süreci  başlatmak için ilgili mahkemeye gideceğiz, 'Siz bununla ilgili sürece devam edin'  denilirse, devam edeceğiz. Şu bilinsin ki bu alanda (siber) o kadar gelişmiş bir  yapıya sahibiz ki devletimizin elde ettiği kapasite, milletimizin onur duyacağı  kadar iyi bir noktada. Gerek siber gerek istihbarat olsun birçok ülkede önde  olduğumuzu aktarmak istiyorum. Milli ve yerli programlar yazabildiğimizi, bu  programların birçoğunun dünyada olmadığını da söyleyebilirim."
 
Eleştirilere cevap
Aldığı kararlar nedeniyle eleştirilere maruz kaldığının hatırlatılması  üzerine Bakan Soylu, "Devletimiz hukuk devletidir. Bir suç unsuru bulunursa suç  duyurusunda bulunuruz, değerlendirmesini ise savcılar yapar. Zor bir süreçten  geçiyoruz. Birliğe ihtiyaç duyulan bir dönemde, devleti ve yöneticilerini hedef  alan küfre varan noktaya giden hakaretlere karşı ne yapmamızı bekliyorlar? Bunu  nasıl özgürlükle bağdaştıracaksınız? O zaman kanun olmasın, Meclis olmasın. O  kanunlar niye çıkıyor? Devlet savaş, salgın, afet, kaos zamanlarında vardır ve  kanunlar da bu dönemde şiddetin, terörün önüne geçilmesi için uygulanır. Bunu  uyguladığımız için kötü olacaksak varsın kötü olalım." değerlendirmesini yaptı.
 
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Şehirler arası yolcu  taşımacılığı yüzde 98,9 düştü. Aldığımız tedbirler burada bir sonuç oluşturmuş."  dedi. 
Soylu, toplu taşıma araçlarının, koltuk  sayısının yarısı kadar yolcu alacağını anımsatan Soylu, bu konuda maliyet  hesabıyla seferlerin seyrekleştirilmemesi, hat sayılarının düşürülmemesi  gerektiğini söyledi. Bakan Soylu, "Burada bir maliyet hesabı değil sağlık hesabı  yapılması gerektiğini kendilerine talimatla gönderdik. Bunun aksi davranıyorlar.  Elimizde bunun da yetkisi var. Biz gereğini yerine getiririz. Yarından itibaren  de arkadaşlarıma bugün de söyledim. Bunun birtakım belediyelerde bunun nasıl  işlediğini analiz edecekler, araştıracaklar. Eğer bizim söylediğimizim dışında  herhangi bir tabloyla karşılaşırlarsa da çok doğal olarak gereğini de yerine  getirecekler." diye konuştu.
Alınan kararların uygulanıp uygulanmamasıyla ilgili müfettiş  görevlendirdiklerini ifade eden Soylu, yarından itibaren müfettişlerin sahada  çalışmaya başlayacağını dile getirdi. Bakan Soylu, yolcu taşımacılığındaki  verileri paylaşarak "Şehirler arası yolcu taşımacılığı yüzde 98,9 düştü.  Aldığımız tedbirler burada bir sonuç oluşturmuş." dedi.
 
"Tüm tedbirleri en yüksek noktada almaya çalışıyoruz"
Bazı kentlerde karantina uygulaması yapıldığına dikkati çeken Soylu,  "Şu anda 21 ilimizde 50 belde, köy ve mezrayı karantinaya aldık. Tüm tedbirleri  en yüksek noktada almaya çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Süleyman Soylu, bazı kişilerin kendilerine alınan kararlarda  "Toleranslı olun" dediğini vurgulayarak şunları kaydetti:
"Niye toleranslı olacağız. Bu ülkede biz, sağlık malzemesi ararken,  n95 maske, cerrahi maske ve tulum ararken, bunları stoklayanlara toleranslı mı  olacağız. O zaman onlara da toleranslı olalım. Fahiş fiyat uyguladığı  değerlendirilen 243 satıcıya operasyon yapıldı. Ne olursa olsun gıda ürünleri de  dahil olmak üzere milletimizin hakkını korumak için de elimizden geleni yapmaya  çalıştığımızı bir kez daha burada ifade etmek istiyorum."
 
Belediyelerin yardım toplama kampanyası
Soylu, Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyelerinin yardım toplama  kampanyasının durdurulmasına ilişkin bir soruya, bu konuda kendisine CHP'nin iki  genel başkan yardımcısının "Bu işlerin içerisinde belediye başkanlarımız da  olsun" dediğini ve kendisinin de bunu kabul ettiğini söyledi.
Vatandaşlara yardım için Vefa Sosyal Destek Gruplarının  oluşturulduğunu hatırlatan Soylu, "22 Mart gecesi başladı. 667 bin talep bu sabah  itibarıyla geldi, şu an 721 bini geçti, yarın sabah 740 bin civarında olur. Hep  birlikte zor bir meseleyle karşı karşıyayız." bilgisini verdi.
Birtakım belediyeler, vakıflar ve derneklerin de yardım toplamaya  başladığını dile getiren Soylu, şöyle devam etti:
"İçişleri Bakanlığı olarak bu görevi bize veren kanundur. Benim  görevim kanuna uymak, kaos dönemlerinde kanunu ihlal etmeye çalışanlara da  müsaade etmemektir. Bu kanun, dernekler, vakıflar, kamu kurum ve kuruluşları  ancak yardım toplayacaklarsa, kampanya yapacaklarsa, eğer ilçesinde yapacaksa  kaymakamdan, ilde yapacaksa validen izin alır. Eğer iller arası yapacaksa o ilden  diğer valilere yazılır ve İçişleri Bakanlığı bu konuda bilgilendirilir. 2860  sayılı kanun 'Sadece yardım toplamakla bırakmayacaksın, onu da denetleyeceksin'  diyor. Bu yetkiyi, istismar edilmemesi için bize veriyor. Bütün bunlarla beraber  eğer vali izin vermişse yardım toplayabilirsin. Ama devlet, vali izin vermeden  sen banka numaraları açıklarsan, 'Ben yardım topluyorum' dersen, siz başka bir  devlet oluşturmak istiyorsunuz, bu kadar açık ve net."
 
"Ekrem İmamoğlu konuyla ilgili beni aradı"
Soylu, bugün kendisini arayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı  Ekrem İmamoğlu ile yanına gelen CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ve Genel Başkan  Yardımcısı Seyit Torun'a bir belediyenin yardım toplamak için neden izin alması  gerekliliğini kanunlarla ifade ettiğini söyledi.
Belediyelerin şartlı ve şartsız olmak üzere iki türlü bağış  alabileceğini belirten Soylu, bunun yardım toplama olmadığını, yardım ile bağışı  ayıran belediye kanunları bulunduğunu ifade etti. Devletin koyduğu kaideye  herkesin uymak zorunda olduğunu vurgulayan Soylu, şu değerlendirmeyi yaptı:
"'Korona ile karşı karşıyayız onun için istediğimiz kanunu  yapabiliriz', böyle devlet olabilir mi? Nerede kaldı devlet geleneği? Bu kadar  basit mi devleti idare etmek? O zaman HDP'li belediyeler çıksın istedikleri  yardımı toplasın, PKK'ya istedikleri gibi göndersinler. Kanun koyucu bu kanunu  koyarken devleti, milleti korumuş, belediyeye demiş ki 'Senin yardım toplama  yeteneğin var ancak bunu devletten izin alırsın ama bağış alırsın şartlı bağışı  böyle alırsın.'"
 
"Ne olursunuz, yalvarıyorum evde kalın"
Soylu, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bugünkü şartlarda  getirdiği avantajlar konusunda neler söyleyebilirsiniz?" sorusu üzerine, "Bu  kadar kritik problemler karşısında, patlama imkanımız çok yüksekti, parlamenter  sistemde. Eğer bugün bu kadar hızlı karar alınıyorsa Sayın Cumhurbaşkanımızın  idaresinde, riyasetinde tüm bakanlarla, tüm bakanların birbirleri arasında bu  kadar güçlü bir bağ varsa, karar alınabiliyorsa ve uygulanabiliyorsa, bu yeni  sistemin ortaya koyduğu süreçtir, yeni sürecin ortaya koyduğu dinamizmdir."  açıklamasında bulundu.
Türkiye'nin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin dinamizminden, karar  alma yeteneğinden, meseleleri doğru şekilde algılayıp, doğru şekilde yönetme  kabiliyetinden 50 yıl sonra da, 100 yıl sonra da istifade edeceğini söyleyen  Soylu, mevcut sistemde, parlamenter sistemdeki aksaklıkların bulunmadığını ifade  etti.
Bakan Soylu, programın sonunda millete bir mesajı olduğunu belirterek  vatandaşlara "Ne olursunuz, yalvarıyorum evde kalın. Yalvarıyorum sosyal mesafeye  ve sosyal izolasyona dikkat edin, şehirlerinizi terk etmeyin. Teyzelerimize,  ablalarımıza, hanımefendilere, kadınlara sesleniyorum. Pazarlara gittiğinizde  girmenizle çıkmanız bir olsun. Orada vakit kaybetmeyin. Bu dönem özel bir dönem.  Ne olursunuz gittiğiniz yerde çok fazla durmayın." çağrısında bulundu.