Bakan Koca duyurdu: 29 bin 689 personel alınacak!

AA |  07 Temmuz 2019 Pazar - 10:23 | Son Güncelleme : 07 07 2019 - 12:53

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 2019'da 29 bin 689 sağlık personeli alımı olacağını belirterek, "12 bin sağlık personelinin alımı, bugüne kadar olduğu şekliyle KPSS ile olacak. İkinci etabı ise yani 29 bin 689 sağlık personelin alımını tamamlayacak olan 17 bin 689 personeli de muhtemelen Eylül-Ekim'de ÖSYM'nin takvimine göre planlamış olacağız." dedi.


Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, CNN Türk’te Hakan Çelik'in sunduğu "Hafta Sonu"  programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Sağlık alanında yerlileşme ve millileşmenin önemine değinerek  sözlerine başlayan Koca, "Şu anki durumumuz ilaçta yerlileşme oranımız yüzde 48,  yani dışa bağımlılığımız yüzde 52. 2017'de yüzde 46 idi, 2018'de yerlileşme oranı  yüzde 48'e çıktı. Cihazda yerlileşme oranımız daha düşük, dışa bağımlılığımız  yüzde 82 oranında, aşıda yüzde 100'e yakın, tıbbi malzemede de yüzde 80'lere  yakın dışa bağımlılığımız söz konusu. Önümüzdeki dönemde, ilaç, tıbbi cihaz ve  aşıda yerlileşmeyi artıran ve dışa bağımlılığı her geçen gün azaltan bir strateji  ve yaklaşım içerisinde olacağız ve bu konuda son derece kararlıyız." ifadelerini  kullandı.
 
Dünyada giderek artan ve Türkiye'de de kısmen görülen aşı reddiyle  ilgili açıklama yapan Koca, yerlileşme ile birlikte aşı reddinin de azalacağını  düşündüklerini belirtti. Güncel aşı oranının yüzde 96 olduğunu aktaran Koca, bu  anlamda şu an herhangi bir tehlikenin söz konusu olmadığını ifade etti.
 
Bireysel ilaçlarda malzeme ve cihazla ilgili üniversitelerin  potansiyelini ölçmeye yönelik bir mekanizma kurulacağını duyuran Koca, "Türkiye  Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) pazartesi günü bireysel ilaçla ilgili bir  çağrıda bulunacak. Bu çağrıda, ülkenin birikimi olan üniversitelerimiz dahil  olmak üzere kendi geliştirdikleri veya geliştirme potansiyeli olan belli alanlar  belirtilerek çağrıya çıkılmış olacak. Biz burada ilaç, malzeme, cihaz ve aşıda  potansiyelimizi görmek istiyoruz." diye konuştu.
 
"Aşının yüzde 100 yerlileşmesi gerektiğine inanıyoruz"
 
Aşı konusunda birçok ülkeye üst düzey ziyaretler ve görüşmeler  yapıldığını belirten Koca, "Biz 2023 yılına kadar aşıyı yüzde 100'e yakın mutlak  yerlileştirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Bunun için önümüzdeki ağustos ayında  Türkiye'de üretilmesi tamamlanmış difteri, tetanoz aşısının ruhsatı ilk defa  verilmiş olacak." şeklinde konuştu.
 
Tedavi için yurt dışına çıkan hasta sayısında azalma olduğunu kaydeden  Koca, şunları söyledi:
 
"Küba’ya aşı ve benzeri yaklaşımlar için bir efsane olarak gidenlerin  olduğunu biliyoruz, mesela akciğer kanseri gibi. Bununla ilgili biz verileri net  bilmek istiyoruz. Küba'dan bir ekip Türkiye'ye çağrıldı, onlarla görüşmeler  yapıldı. Biz yapılan tedavinin sonuçlarını, klinik araştırmalarını net bilmek  istiyoruz. Yapmak istediğimiz, Bilkent Şehir Hastanesi'nde olmak üzere birtakım  klinik araştırmaları spesifik bazı hastalıklarla ilgili Küba ile iş birliği  içerisinde başlatmaktan yanayız. Bununla ilgili önümüzdeki dönemde açıklayacağız.  Birtakım araştırmaların önünü açmak istiyoruz. Bilkent de bu anlamda klinik  araştırma merkezi olarak planlanacak."
 
HIV ve AIDS hastalarına yönelik tedavinin ücretsiz verildiğini  hatırlatan Koca, "Bütün gebelerin mutlak HIV taramasını yapan olmak istiyoruz.  HIV eskisi gibi tedavi edilemeyen, öldüren bir hastalık olmaktan giderek çıktı.  Özellikle HIV, AIDS ile ilgili ilaçları Türkiye'de biz bedava uyguluyoruz,  vatandaşlarımız bunu bilsin, ücret alınmadan, bilinen hastalara mahremiyet  çerçevesinde ücretsiz sürdürüyoruz. HIV artık tedavi edilebilir bir hastalık  noktasına geldi. Yeni nesil ve pahalı olan ancak bizim ücretsiz olarak  uyguladığımız tedavi şeklinden kaçınmamalı. Bu konuda ilgili merkezlerde  tedavilerini ücretsiz devam ettirmelerini önemsiyoruz." dedi.
 
 
"10'uncu şehir hastanemizi Bursa'da açacağız"
 
Şehir hastanelerini çok önemsediklerini belirten Koca, "Özellikle  bulundukları bölgede sağlıkta en üst noktada tedavinin yapılabilir olduğu ve  hastanın bir başka ile sevk edilmeden multidisipliner bir yaklaşımla tedavisinin  yapılabildiği son sağlık üssü olarak tanımlıyoruz. 9 tane şehir hastanemizi  açtık, 10'uncu hastanemizi ise 10 gün içerisinde Bursa'da açacağız. Bin 355  yataklı, şehir hastanemiz hizmete hazır hale gelecek. Burada özellikle şunu  yapmak istiyoruz; her ilde sağlık üssü olabilecek, adına şehir ya da bölge  hastanesi diyebileceğimiz hastane yapılarını oluşturup ve buraya hastanın geliş  mekanizmasının da şekillendiği, buralardan spesifik özellikli hizmetlerin  yapılabilir olduğu hastaneleri hedefliyoruz 2023'e doğru." şeklinde konuştu.
 
Şehir hastanelerinde memnuniyetin hem personel hem de hastalar  açısından yüksek düzeyde olduğunu ifade eden Koca, Eskişehir'de memnuniyet  seviyesinin yüzde 98'lerde, Elazığ'da ise yüzde 99 seviyelerinde olduğunu  söyledi.
 
Hastane içerisindeki uzun mesafelere yönelik yürüyen merdiven  sayılarını artırmaya devam ettiklerini vurgulayan Koca, golf araç sayısını  artıran, ulaşımı kolaylaştıran bir yaklaşım içerisinde olduklarını kaydetti.  Koca, 2023'e kadar hedeflerinin toplam 44 bin 404 toplam yatak kapasiteli 32  şehir hastanesi olduğunu aktardı. Koca, bütçe içesinde sağlığın eğitimden sonra  ikinci sırada geldiğini ve 2019 yılında sağlık payının 157 milyar lira olduğunu  ifade etti.
 
Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Biz kamuda çalışan 625 bin toplam sağlık sektöründe özel dahil olmak  üzere çalışan 1 milyon 25 bin sağlık ordusundan bahsediyoruz. İlgiyle ve sevgiyle  çalışan sağlık ordumuzu önemsiyoruz. Sağlıkta dönüşümü ancak personelimizle  yapabileceğimize inanıyoruz."
 
"29 bin 689 sağlık personeli alımı olacak"
 
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 2019'da 29 bin 689 sağlık  personeli alımı olacağını belirten Koca, "Bunun ilk etabı olarak 6 bin 829  hemşire, bin ebe ve 3 bin sağlık memuru olmak üzere odyolog, psikolog,  diyetisyen, fizik tedavi gibi alanlarda 12 bin personelin alımı için önümüzdeki  ay ilana çıkılacak. Önümüzdeki ay olmasıyla ilgili bütün hazırlığımızı yaptık,  kılavuz hazırlığımız bitti. ÖSYM'ye gönderdik." ifadelerini kullandı.
 
Sağlık Bakanlığı'nın bu konuyla ilgili bütün çalışmalarının  tamamlandığını kaydeden Koca, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Özellikle altını çizerek söylemek istiyorum, 12 bin personelin alımı  da bugüne kadar olduğu şekliyle KPSS ile olacak. İkinci etabı ise, yani 29 bin  689 sağlık personeli alımını tamamlayacak olan 17 bin 689 personeli de muhtemelen  Eylül-Ekim'de ÖSYM'nin takvimine göre planlamış olacağız. Personelin KPSS ile  alımı konusundaki yöntem daha bir hakkaniyetli ve bu anlamda başarıyı endeksleyen  bir yaklaşım tarzı olduğu için bunu devam ettirmek, en azından hakkaniyetli olma  noktasında bu yöntemin daha doğru olduğunu düşünüyoruz."
 
 
Koca, yardımcı sağlık personeliyle ilgili son dönem sayıca giderek  artan ama nerede kimlerin çalışabilirliliğinin net olmadığını bildiklerini  söyleyerek, "Bununla ilgili de diyaliz teknikerlerinin nerede-nasıl çalışması  gerektiğiyle ilgili bir yönetmelik düzenlememiz oldu. Yani daha önce hemşirelerin  özellikle sertifikayla devam ettirdikleri bu hizmetleri, diyaliz teknikerlerinin  var olduğu bir süreçte öncelikle diyaliz teknikerlerinin çalışmasını belirten bir  yönetmelik. Benzer şekilde diğer yardımcı sağlık personeli için de bu yönetmelik  hazırlıkları yapılıyor. Ağırlıklı çalışanlarımızın özellikle mesleki olarak  eğitim aldıkları alanla ilgili yerlerde çalışmasıyla ilgili yönetmelik  çalışmalarımız da devam ediyor." dedi.
 
"Bahar Projesi 4 ilde devreye girecek, 2023'e kadar 40 merkez  olacak"
 
Sağlığın dijitalleşmesini önemsediklerini dile getiren Koca, e-nabız  sistemini 11 milyon kişinin aktif olarak kullandığını ve sisteminin  dijitalleşmeye verilen örnek anlamında İçişleri Bakanlığı ile birlikte yürütülen  çalışma kapsamında "doğum bildirim sistemi" ile kimlik belgesinin ulaştırıldığı  takdirde, devam eden çalışmaların yıl sonunda bütün Türkiye'de yürürlüğe  gireceğini, bebeklerin kimliğinin evlerine teslim edileceğini belirtti.
 
Obezitenin de Sağlık Bakanlığı gündeminde önemli bir alana dahil  olduğunu ayrıca obezitenin dünyanın en büyük ve tehlikeli bir sorunu olduğuna  dikkati çeken Koca, "Çocukluk çağı döneminde 3'te 1'i obez veya fazla kilolu  olduğunu biliyoruz ve birçok hastalığı tetikleyen unsur olduğunu da biliyoruz.  Dolayısıyla önümüzdeki dönemde bu anlamda obezite ile mücadeleyi çok önemsiyoruz.  Hareketli yaşam noktasında son derece güçlü bir yaklaşım sergilemeye ve bununla  ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile de diyalog içerisindeyiz." şeklinde  konuştu.
 
Koca, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay koordinatörlüğünde devam  eden "Bağımlılıkla Mücadele Kurulu"nun, geçtiğimiz hafta gerçekleşen  toplantısında önemli kararların alındığını söyleyerek, şunları kaydetti:
 
"Bağımlılıkla mücadelede, arındırma ve tedavi boyutuyla ortalama 30  gün hastalarımızı tedavi ediyoruz ama devamında bu hastalarımızın yeniden sosyal  yaşamında, aynı ortamda tekrar tedaviye başladığını, bu oranın da önemli olduğunu  ve başarının yüzde 25'lerde olduğunu biliyoruz. Biz özellikle yeni dönemde,  dünyada da olduğu şekliyle tedavi sonrası rehabilitasyon dönemini son derece  önemsiyoruz ve buna  'Bahar Projesi' dedik. Bunu özellikle yataklı kurumlarımızın  sayısını da önümüzdeki dönemde artırarak, Erenköy'de başlattığımız ve şu an  Tuzla'da devam eden 49 yataklı Bahar Projemizi de başlatmış olduk. Bağımlılıkla  mücadelede, arınma ve tedavi sonrası rehabilitasyon döneminde Yeşilay ile yakın  iş birliği içerisinde, bu hastalarımızı özellikle hem meslek edindirme, normal  hayata kazandırma anlamında aileleriyle birlikte sosyalleşmelerini sağlayarak 6-9  ay merkezlerimizde rehabilite etmeyi planlıyoruz. Bu uygulamalarımızda hiçbir  ücret almıyoruz. Önümüzdeki yıl, Bahar Projesi 4 ilde devreye girecek ve 2023'e  kadar bu merkezlerimizin sayısını 40 merkeze kadar ulaştırmak istiyoruz.
 
Şehir Hastaneleri'nin devreye girmesiyle var olan eski  hastanelerimizin bir kısmını yer yer Bahar Projesi için değerlendirmek istiyoruz.  Bu anlamda yapılan çalışmalar doğrultusunda da daha hızlı bir Bahar Projelerinin  devreye girişi söz konusu olacak. Yeşilay'ın da birlikte koordine ettiğimiz  benzer çalışmaları var, bu anlamda merkez sayılarını 2023'e kalmadan erken  dönemde tamamlamayı hedefliyoruz. (Bahar Projesi çalışması) Sayının artması,  rehabilite edilmesi, meslek edindirme, ayrıca iş ortamı sağlıyor olmak.  Erenköy'de başlayan ve İŞKUR ile birlikte 22 hastamızın 11'ini kendi  hastanelerimiz ve kurumlarımızda iş imkanı sunduk, çalışmaya başladılar. Yani  (Bahar Projesi) iş ortamını da düzenleyen, kapsamlı, bütüncül bir yaklaşım tarzı  olacak."
 
"Türkiye'yi sağlık üssü yapmak istiyoruz"
 
Organ nakli ile ilgili veriler aktaran Koca, "Avrupa'da organ nakli  sayımız birinci sırada. 2017'de toplam 4 bin 902 iken, 2018'de 5 bin 600'e yakın  organ nakli gerçekleşti. Dünyada canlıdan bağışın daha fazla yapıldığı ülke  Türkiye. Yüzde 75'i canlıdan, yüzde 25'i kadavradan. Hedef her geçen gün  kadavradan bağışın da artırılması olmalı. Çünkü şu an 26 bine yakın organ nakli  için bekleyen hastamız var." dedi.
 
Sağlık turizmini önemsediklerini ifade eden Koca, konuşmasını şöyle  tamamladı:
 
"Biz Türkiye'yi aynı zamanda sağlık üssü yapmak istiyoruz. Bunun için  uluslararası hasta hizmetleri anonim şirketleri adı altında, dünyada örneği  olmayan bir kamu şirketi oluşturuyoruz. Kamu adına çalışan bir şirketten  bahsetmiyoruz. Kamunun dinamiklerini bir şekilde sağlık turizminde daha dinamik  tutan bir yapı olsun istiyoruz. Hem özel sektörün, hem üniversitenin, hem kamunun  potansiyelini uluslararası pazara pazarlayan güçlü bir merkez olsun  istiyoruz.
 
Sağlık ateşelerinin de önemli gördüğümüz birçok ülkede olması yönünde  bir karar aldık. Sağlık turizmi önemli, hem devletler hem de yarı kamu sigorta  şirketleriyle ilişkilerimiz oluyor. Bu ilişkileri de götüren bir yapıyı  oluşturmaktan yanayız. Dünyada sağlık turizminden pay alan ülkelerin yapmadığı,  bizim yapmak istediğimiz, önemli ülkelerde ve şehirlerde tanı merkezleri açmak  istiyoruz. Yani tomografi ve MR'ın olduğu özel sektöre açtığımız hastanın yerinde  görülüp gerektiğinde burada tedavisi yapılan hastanın orada takip edildiği  merkezler açmak için karar aldık."
 

ETİKETLER