Bakan Albayrak: Trabzon insanının yüzde 100'ü yerli ve millidir

AA |  06 Haziran 2019 Perşembe - 17:58 | Son Güncelleme : 06 06 2019 - 21:43

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Trabzon insanının çok vefalı, duruş sahibi olduğunu, rüzgarın yönüne göre istikametini değiştirmediğini belirterek, "Ben hep onu diyorum, Trabzon insanının yüzde 100'ü yerli ve millidir. Niye bunu söylüyorum? Bugün ne yaşanırsa yaşansın yüzde 100'ü yerli ve milli, siyasi iklimine baktığımızda da asgari yüzde 70 ve 80'i de milliyetçi ve muhafazakar değerleriyle yaşayan bir şehirdir Trabzon." dedi.


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak  AK Parti Trabzon İl Başkanlığınca Yomra ilçesindeki  bir otelin açık alanında düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmada,  Trabzon'un hem ana hem de baba ocağı olduğunu ancak memleketi olmasının ötesinde  tüm Türkiye'de milli ve manevi değerlerin en yoğun yaşandığı şehirlerin başında  geldiğini söyledi.
 
Trabzonluların, konu vatansa herkesten önce bir adım öne atarak  kendisini fark ettirdiğini, temsil ettiği şehri onurlandırdığını dile getiren  Albayrak, "Trabzon böyle olunca Trabzon'dan çıkıp dünyaya örnek rol ve model olan  insanlarımız önemli. Bugün Türk siyasetinde son yıllarda müthiş bir Karadeniz ve  Trabzon rüzgarı esiyor. Karadeniz insanının o inatçı, mücadeleci, tüm saldırılara  karşı yıkılmak bilmeyen dik duruşunu temsil eden bir siyasi yakın tarihimizde  sonsuz, sayısız örneklerine şahit olduğumuz bir dönemden geçtik." diye konuştu.
 
Albayrak, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde  Türkiye'nin müthiş bir tarih yazdığını vurgulayarak, şöyle devam etti:  "Son 17 yılda Türkiye 'Nereden nereye' şarkısındaki gibi nereden  nereye geldi. Bunları tüm Türkiye'nin iklimini değiştirirken Karadeniz ve  Trabzon'a da ayrı bir ruh ve maneviyat katarak yaptı. Bu tabii ekip işi.  Cumhurbaşkanımız bu mücadeleyi verirken yanında Trabzon ve Karadeniz'in insanı  birçok dava arkadaşı hizmet etti. Ben sadece şahsım özelinde değil, Sayın  Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız, İçişleri Bakanımız ve birçok bugün ve geçmiş  bakanlarımız da bu hizmet yolunda çok önemli hizmetler ettiler, etmeye de devam  ediyorlar."
 
 Trabzon insanının çok vefalı, duruş sahibi olduğunu, rüzgarın yönüne  göre istikametini değiştirmediğini belirten Albayrak, şunları kaydetti:  "Ben hep onu diyorum, Trabzon insanının yüzde 100'ü yerli ve millidir.  Niye bunu söylüyorum? Bugün ne yaşanırsa yaşansın yüzde 100'ü yerli ve milli,  siyasi iklimine baktığımızda da asgari yüzde 70 ve 80'i de milliyetçi ve  muhafazakar değerleriyle yaşayan bir şehirdir Trabzon. Konu muhafazakarlık ve  milliyetçilikse Karadeniz ve Trabzon insanı elhamdülillah. İşte görüyorsunuz,  terörle mücadelede bakanımız ve şehrimiz başta olmak üzere en ön safta  mücadelesini veriyor. Konu ülkenin birliği ve beraberliği ise ha keza öyle."
 
Albayrak, Trabzon'un aynı zamanda bir spor şehri olduğuna işaret  ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
 "Sporun yaşandığı bir şehir. Cumhuriyet tarihindeki yatırımların  hepsinin ötesinde sadece son 15 yılda olimpiyatları düzenleyecek bir marka şehir  olma noktasına geldi. Havuzlarından tesislerine, tenis kortlarından kapalı spor  salonlarına kadar muazzam bir yatırımla hakiki bir spor başkenti olacak noktaya  geldi. Trabzon ve Trabzon'un aşkı Trabzonspor. Trabzonspor'a Türkiye'de değil,  dünyanın en güzel statlarından biri yine bu dönemde kazandırıldı. Elhamdülillah,  herkesle konuşuyorum. Maça gittiklerinde girip çıkmaları 5 dakika. Şimdi stat o  kadar muhteşem ki nasıl bağırıyorsak sahanın içerisinde karşı takım sadece  futboldan değil, seyirci baskısından da titriyor."
 
"Birileri çok rahatsız"
 
Türkiye'nin ekonomik olarak muazzam bir yol kat ettiğine dikkati çeken  Albayrak, "Bugün geldiğimiz noktada 2013 yılından bu yana son 6 yılda Türkiye  müthiş bir mücadeleyle karşı karşıya. Yaklaşık 6 yıl önce mayıs ayında Gezi  süreciyle başlayan bir mücadelenin içerisine girdik. Yaktılar, yıktılar, ağaç  dediler, şunu, bunu dediler. Meğerse mevzu bahis ağaç değilmiş, sonradan anladık.  Onu püskürttük 17-25, o gitti öbürü, diğeri gitti, darbe mücadelesi. Bunların her  birini ekonomik saldırı aracı olarak kullanıp faizlere, enflasyona yönelik müthiş  bir operasyonla karşı karşıya kaldık. Bunun en sonuncusunu yaklaşık 10 ay önce  ağustos ayında başlayan bir süreçle direkt ekonomimizi hedef alacak şekilde bir  operasyona maruz kaldık." dedi.
 
Bakan Albayrak, birilerinin çok rahatsız olduğunu ifade ederek, şöyle  konuştu:  "Birileri 6 yıldır 'Türkiye batacak, batacak' dedikçe ve başarılı  olamadıkça öfke nöbetleri büyüyor. Suriye, Irak, İran, Orta Doğu'daki Körfez  ülkelerinde yaşananları takip ediyoruz, değil mi? Milyondan fazla insanın  öldüğüne şahit olduk mu? Milyonlarca insanın evini, yurdunu, anasını, çocuğunu  kaybettiğini takip ediyoruz, değil mi? Birilerinin de hesabı bu muydu acaba?  Türkiye'yi de bunlar gibi devirip Suriye'den, Irak'tan beter bir noktaya getirmek  istemeleri. Amacı bu muydu acaba? Bu noktayı çok dikkatli görmemiz lazım. Son 6  yılda yeni bir dünya haritası çerçevesi içerisinde tıpkı bölgedeki ülkeleri  bölmek istedikleri gibi Türkiye'yi de bölecekleri bir senaryoya maşa yapmaya  çalıştılar ama elhamdülillah ülkemizin başındaki güçlü liderlikle Türkiye bütün  bu saldırılara karşı her birine teker teker 'dur' diyerek güçlü bir mücadeleye  devam ediyor."
 
Birkaç sene öncesine kadar her gün bir bölgede, şehirde, ilçede  bombalar patladığını belirten Albayrak, "İstanbul'dan Ankara'ya kadar, Kilis'ten  Hatay'a kadar sadece Mehmetçiklerimiz değil, sivil insanlarımız bombalarla terör  eylemleriyle şehit oluyordu. Bugün geldiğimiz noktada güçlü operasyonlarımız var.  Bunu görmemiz lazım. Birileri niye Trabzon'un evladı İçişleri Bakanımıza  saldırıyor? Terörün kafasına vurdukça sesi bir yerden, teröristlerin  avukatlarından geliyor. Sen niye gocunuyorsun ya? Bu ülkede teröre yaşam hakkı  yoksa, bölmek isteyenlere yaşam hakkı yoksa bunun mücadelesini veren İçişleri  Bakanımıza niye saldırıyorlar? Trabzon'un evladı İçişleri Bakanımıza birileri  saldırıyorsa Trabzon olarak biz sahip çıkmayacak mıyız?" diye konuştu.
 Albayrak, "Kim bu ülkenin ihanet şebekeleriyle yıkılmasını isteyen  birilerinin can evine ateş ediyorsa kimler saldırıyor, buna bakacağız." ifadesini  kullanarak, şöyle devam etti: "Trabzon insanı akıllıdır. Leb demeden leblebiyi değil, kuruyemiş  dükkanını sayar. O zaman bu resmi göreceğiz. Kim bu ülkede bu operasyonlara karşı  dik duruyorsa, kim bu mücadeleyi en ön safta Cumhurbaşkanımız verirken yanında  dik duruyorsa kimler bu operasyonun karşısında bunu göreceğiz. Bunu görüp bu  noktada çok daha fazla dik duracağız. Hemşehrilerimizle Trabzon'la tarih yazmaya  devam edeceğiz. Bu oyunu görmemiz, bu oyunu bozmamız Türkiye'nin kaderi açısından  da çok önemli. Tıpkı 31 Mart'ta olduğu gibi, geçmişte ve öncesinde olduğu gibi  Trabzon'umuz bu yerli ve milli duruşa, Cumhur İttifakı'na, tüm bu istikamet  noktasındaki bu duruşa sahip çıktı. Her zaman olduğu gibi sahip çıkmaya da devam  edecek. Bizler de kabinedeki bakan arkadaşlar, vekillerimiz, siyaseten  Cumhurbaşkanımızla bu mücadeleyi verenler olarak gece gündüz demeden Trabzon'a  mahcup olmamak için herkesten daha da korkusuzca mücadele ederek Türkiye'nin bu  büyük ve güçlü yolculuğuna sonuna kadar mücadele vermeye devam edeceğiz."
 
"Bu lig bize yetmiyor"
 
 Bakan Albayrak, AK Parti olarak Cumhurbaşkanlığı sisteminin yeni  hükümetiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan ile artık Türkiye'yi, Trabzonspor gibi bir üst  lige çıkaracaklarını dile getirerek, "Bu lig bize yetmiyor. Şampiyonlar Ligi var,  biliyorsunuz değil mi? Trabzonspor 2010-2011 yılında Şampiyonlar Ligine  katılmıştı. İnşallah bu sene Trabzonspor'umuzda da iyi bir hamur var. Genç ve  dinamik bir kadro var. Türkiye'yi geziyorum 'Sayın Bakanım, bu sene Trabzonspor  şampiyon olur, değil mi?' diyorlar. Ben de 'İnşallah' diyorum. Demek ki Trabzon  şampiyon olacaksa Şampiyonlar Liginde oynayacak bir mücadele ortaya koyacaksa  işte Türkiye olarak biz de ülkemizi şampiyonlar ligi dediğimiz dünyanın bir üst  ligindeki güçlü ve büyük, daha gelişmiş ülkelerle aynı noktaya koyacaksak  Allah'ın izniyle biz daha çok çalışmak zorundayız." değerlendirmesinde bulundu.
 
Türkiye'nin tarihsel sorunlarını teker teker geride bıraktığını  vurgulayan Albayrak, şunları söyledi:  "Ekonomide 17 yıldır geçmişten gelen bir cari açık sorunumuz vardı.  Biliyorsunuz hep duyuyoruz, nedir bu cari açık? Cari açık ekonominizin ürettiği  ve tükettiğiyle ilgili arasındaki fark. Yani yurt dışından tükettiğiniz fazlaysa  dışarıdan para ihtiyacınız var. Finansman bulacaksınız. Geçtiğimiz yıl mayıs ayı  itibarıyla Türkiye'nin cari açığı 58 milyar dolardı. Bugün geldiğimiz noktada  bunun altını çok net çizerek söylüyorum, elhamdülillah haziran ayı itibarıyla 17  yıllık AK Parti iktidarı döneminde inşallah Türkiye ekonomisi ilk defa yıllık  cari fazla vereceği bir döneme geçiyoruz. Türkiye artık cari açık değil, cari  fazla vereceği bir döneme giriyor. Kış ayları en kötü geride kaldı."
 
 Albayrak, sadece mart ve nisan ayında 500 bin kişiden fazla vatandaşın  ekonominin daha da iyiye gitmesiyle SGK'lı işe girerek iş sahibi olduğuna işaret  ederek, mayıs ve haziran ayında bir o kadar daha kişinin iş sahibi olmasıyla bir  milyondan fazla insanın yeni istihdama kavuşmuş olacağını aktardı.
 
 
"Tek haneli enflasyonları görmeye başlayacağız"
 
 Dışarıdan ekonomiye yönelik hiçbir temeli olmadan oluşturulan  saldırıların etkisinin Allah'ın izniyle yavaş yavaş daha da eridiğini, ekonominin  daha da güçleneceğini ifade eden Albayrak, şunları kaydetti:  "Enflasyon ve faiz. En son o kaldı. Enflasyonu yüzde 25 ve 30'lardan  şimdi 18'lere düşürdük. Buradan çok net söylüyorum, 3 ay sonra eylül ve ekim  ayları gibi büyük bir ihtimalle biz tekrardan tek haneli enflasyonları görmeye  başlayacağız. Bu ne demek? Aynı şekilde faizler de güçlü bir şekilde düşmeye  başlıyor. Peki faizler düşünce ne olacak? İş dünyamız ve şirketlerimiz yavaş  yavaş daha da finansmana erişim, faiz giderleri düştüğü için daha çok  yatırımlarını güçlendirecekler. Dünyada hiçbir ülkenin maruz kalmadığı kadar son  8 aydaki şu saldırıları Allah'ın yardımı, milletin desteği ve Cumhurbaşkanımızın  liderliğiyle hiçbir ülkenin ortaya koyamadığı hızlı bir süreçte püskürttük. Artık  bundan sonra çok daha güçlü adımlarla önümüz açık ama şunu görmemiz lazım. Bu  coğrafyada bin yıldır beka mücadelesi veren bir millet olarak hiçbir zaman  eğilmedik, bükülmedik, yıkılmadık.
 
Buradan baba vatanımdan seslenmek istiyorum, içerideki bir kısmı,  dışarıdaki bir kısmı Türkiye'yi sevenler olduğu gibi sevmeyenler de var. 'Bir  çelme taksak da tepe taklak düşse' diyenler de var. Ben de diyorum ki bu milletin  bin yıldır bu coğrafyada bir cümle ile tanımlanan bir deyişi var. Bu millete bin  yıldır bütün dünya şöyle bakıyor; Türk milleti dosta güven, düşmana korku salan  bir millet. Bizler dostlarımıza selam ediyoruz, bizden emin olsunlar ama  düşmanlarımıza diyoruz ki 6 yıldır hani böyle kuklaları gönderiyorlar ya artık  maşaları konuşmuyoruz, ipiniz kimin elinde biliyoruz. Korkma vakti... Bu millet  artık bundan sonra bu deli gömleğini yırtmıştır. Bu saatten sonra ölümü öldürüp  korkuyu korkutmuştur. Bu milleti Allah'ın izniyle hiçbir şekilde korkutamayacak,  yolundan geri koyamayacaksınız."
 
 

ETİKETLER