Gazetevatan.com » Yazarlar » Her başarılı kadının geçmişinde, düelloya davet ettiği kötü bir aşk hikayesi bulunur

Her başarılı kadının geçmişinde, düelloya davet ettiği kötü bir aşk hikayesi bulunur

13 Ekim 2016 Perşembe


"Kimse hayatını değiştireni hatırlamaz, biliyorsun. Herkes hayatını mahvedeni hatırlar. Belki de hayatımızı asıl değiştirenler, onu mahvedenlerdir." -'99 YAZI
 
 
Demet Şener, İbrahim Kutluay'la evliliğini bitireceğini açıkladı dün. 
 
Kanal D'de yayınlanan Renkli Sayfalar programına, Gülşen Yüksel'e bizzat mesaj attı. 
 
Aldatıldığını açıkladı. 
 
Yetmedi avukatı aradı. 
 
Henüz bir dava açılmadığını ancak açılacağını, anlaşma yoluna gidilmezse ciddi bir tazminat talep edileceğini duyurdu. 
 
 
 
Gözümün önüne Şener'in Kutluay'la ilişkilerinin ilk günleri geldi. 
 
Kutluay'ın o dönem kiminle birlikte olduğunu artık hepiniz biliyorsunuz. 
 
O günlerde doğmamış olanlarınızın bile bilgisi var bu konuda. 
 
Zaten o günlerde aşırı üzülmüş olduğu için bugün yıllar sonra ben bu satırlarda yer vermeyeceğim o ünlünün adına. 
 
Kutluay, o isimden ayrılıp Demet Şener'le birlikte olmuştu. 
 
İkili bir süre yurt dışında yaşamış geri döndüklerinde de magazin kameralarına bir mekan çıkışı el ele poz vermişti. 
 
Şener, 30 saniyede bir Kutluay'a sevgilim diyordu o görüntülerde. 
 
Üstünde jean bir mont vardı onu bile hatırlıyorum. 
 
Elini tuttuğu adama ne kadar kıymetli bir değer atfettiğini anlamıştım o saniye. 
 
Onun için her şeyi yapmaya, her şeyden vazgeçmeye hazırdı. 
 
Öyle de yaptı. 
 
Kutluay da her şeyi olduğundan emin olduğu Şener için elini taşın altına soktu. 
 
Eski nişanlısıyla evlenmek istemediği gerekçesiyle ayrılan Kutluay, Şener'le anında oturdu nikah masasına. 
 
Soyadıyla "mükafatlandırdı" kendisini çılgınca ve her şeyi göze alarak, gözden çıkararak seven kadını. 
 
Böylece Şener, her şeyden vazgeçerek, sevdiği adamın eşi olmayı tercih etti. 
 
Yıllarca böyle yaşadı. 
 
Kendi soyadını bile kullanmadı. 
 
Kutluay'dı o artık. 
 
Eski milli basketbolcunun eşi. 
 
 
 
Eski nişanlıysa, bütün kariyerini değiştirerek modellikten pop prensesliğine geçiş yaptı. 
 
Önceleri Kutluay'ın ihanetine göndermeli şarkılarla inanılmaz bir başarı yakaladı. 
 
Sonra da bunu kariyerinin bir parçası haline getirdi. 
 
Geçen yıllar içinde başlı başına bir krallık oldu. 
 
Zengin oldu. Star oldu. 
 
Aşkı buldu. Evlendi. Anne oldu. 
 
Belki de tek istediği aşık olduğu adamla evlenmek olan bir kadın, o adamın karısı olamadı ama onun haricinde hayal bile edemeyeceği her şey oldu. 
 
Hala kendi soyadını kullanıyor sahnelerde. 
 
Sadece sosyal medyada eşinin, sevdiği adamın soyadı ek kendi soyadının sonuna. 
 
Daim olsun mutluluğu. 
 
 
 
Konuya dönecek olursak:
 
Herkes aslına rücu eder. 
 
Kimseyi değiştiremezsiniz. 
 
Bunu defalarca yazdım. 
 
Dün sizin için başkasından vazgeçen, yarın başkası için sizden vazgeçer. 
 
Tamam, anı yaşayın ama kendinizi mucize yaratabileceğinize ikna edip olmayacak bir adam için çılgınca çaba sarf etmeyin. 
 
Biri size ne olduğunu en başından gösterir zaten. 
 
Aşkınızdan kör olup görmezden gelmeyin. 
 
Değiştirebileceğinizi düşünmeyin.
 
Sadakatsiz birini gördüğünüz anda kaçın. 
 
Sorumsuz birini gördüğünüz anda kaçın. 
 
Kimseye annelik etmek, hiçbir erkeği elininizde tutmak için çaba sarf etmek zorunda değilsiniz. 
 
O sizin için ne yapıyor? 
 
Kendinize bunu hep sorun. 
 
Sizin için çaba sarf etmeyen insanlardan uzak durun. 
 
 
 
Hiçkimse için kendinizden, hayallerinizden vazgeçmeyin. 
 
Neticede hayatınıza giren herkes geçicidir. 
 
En büyük aşklar, dostluklar biter, yine kalırsınız en sadık yarinizle, kendinizle baş başa. 
 
Kendinizi herkesten her şeyden çok sevmezseniz de düşersiniz boşluğa. 
 
Sırf seviyorsunuz diye bir adam için kendinizden fedakarlık ederseniz, o yine aynı minvalde birini bulır, üzülen siz olursunuz. 
 
Erkekler fedakarlığı hep kadınlardan bekler. 
 
Yapmayın. 
 
Almadığınız şeyi vermeyin. 
 
Kimseye kendini çok önemli hissettirmeyin.
 
Kimse o kadar önemli değil. 
 
Hiçkimse.  
 
 
 
Demet Şener'e geçmiş olsun diyor, bundan sonraki hayatında tek önceliğinin kendisi ve çocukları olmasını diliyorum. 
 
Aldığı olumsuz tepkileri üstüne alınmasın. 
 
Angelina Jolie-Brad Pitt yazısında da söz ettiğim gibi...
 
Herkesi ayakta, hayatta tutan tek şey, ilahi adaletin bir gün tecelli edeceğine inanmak. 
 
Başka da bir şey değil. 
 
Bu hikayede kimse Şener'in ailesinin dağıldığını görmez o yüzden. 
 
Çocuklarına ne olacağını düşünmez. 
 
İhanete uğramış bir kadın olduğunu önemsemez. 
 
Kimse öyle bir hassasiyet göstermez. 
 
Herkes geçmişi hatırlar, geçmişten söz eder. 
 
O yüzden aldırmasın. 
 
Böyle bir hassasiyet beklemesin. 
 
Üstüne alınmasın. 
 
Kimse onun biten evliliğine oh olsun demiyor...
 
Bu tabloda herkes geçmişe bakarak kendi yarasının bir gün iyileşeceğini umuyor. 
 
Bence Şener de kırılan kalbi, incinen gururu, sarsılan inancı için adaleti zamanın ellerine bıraksın. 
 
Neticede adaletin en sevimli yanı, eninde sonunda hepimiz için tecelli edecek olması değil midir?
 
Öyledir. 
 
 
 
Son kertede, ekimi de yarıladık canlar. 
 
Zaman çok hızlı geçiyor üstümüzden. 
 
Zaman çok hızlı geçiyor. 
 
Zaman kaybetmeyin. 
 
Ne hissediyorsanız bugün söyleyin. 
 
Ne istiyorsanız bugün yapın. 
 
Sevmek ve söylemek, yaşamak ve hissetmek için çok vaktimiz yok. 
 
Geçmişe takılmayın. 
 
Gururunuzun esiri olmayın.  
 
Zamana bırakın yaralarınız iyileşsin. 
 
Siz dolu dolu yaşayın. 
 
 
 
Hayırlı günler.