Gazetevatan.com » Yazarlar » Kenarlarını kesmek istemiyorum artık fotoğrafların

Kenarlarını kesmek istemiyorum artık fotoğrafların

02 Şubat 2017 Perşembe


“Bütün fotoğraflarımızdan kesip çıkardım gözlerimizi.” –Küçük İskender, Ciddiye Alındığım Kara Parçaları

İçeride kalabalığız.

Ben ve ardımda bıraktığım cesetler.

Eski bir fotoğraf karesinde bile gülümseyemiyorlar bana artık.

Bütün fotoğrafların kenarları kesik.

Ve ben ortadayım.

Tam ortada…

Tüm fotoğrafların ortasında, kalabalığın arasında, tek.

Hayatın ortasında durur gibi…

 

İçeride kalabalığız.

Sevip de sildiğim, silip de geçtiğim insanlar.

Herkes içimde istiflenmiş öylece duruyor sanki.

Bir türlü terk etmiyorlar beni.

Sanki, senarist yanlışlıkla bir karakter yazmış, sonra acımış da kaşesini alsın istermiş gibi…

Hayatımın olur olmaz her yerinden çıkıp sahneye giriyorlar.

Başrol diye başladıkları dizide, figürasyonda kalıyorlar.

Çoğunlukla diyalogları bile yok.

Bazen bir iki cümle.

Kimse duymuyor onları.

Varlıkları artık bir önem teşkil etmiyor.

Bütün fotoğraflardan kovulmuşlar bir kere.

Hayalete çıkmış adları.

Görünmek için çırpındıkça görünmez oluyorlar.

Esameleri okunmuyor.

 

Bütün fotoğrafların ortasında tek başımayım şimdi.

Kenarlarını hiç kesmek istemediğim, kesmek zorunda kaldığım tüm fotoğrafların tam ortasında.

Yapayalnız.

Belki diyorum, hiç ortada durmamalıydım.

Kenarda durmayı bilsem yani, bu kadar ceset biriktirmezdim şimdi.

Oysa beceremedim.

Kenarda kalmayı sevemedim.

Hayatımın başrolünü kendimden arttırıp kimseye pay edemedim.

Ve şimdi, bütün fotoğrafların ortasında bir ben…

İçimde cesetler...

Ölü anlar krallığında, tartışmasız tek liderim.

 

Ve tek söyleyebileceğim,

Kimseyi fotoğraflardan kesip atmak istemiyorum artık…

Fotoğraflardan kesip atacağım kimseyi hayatıma sokmak istemiyorum.

Kenarlarını kesmek zorunda kalacağım fotoğraflara girmek istemiyorum.

Başarabilir miyim bilmiyorum…

Deniyorum.

Kenarda durmayı seçiyorum.

GEÇEN HAFTADAN KALAN 5 ŞEY

1- Tuba Büyüküstün'ün biten evliliği

Tuba Büyüküstün ve Onur Saylak beş yıl evvel evlenip ikiz bebek sahibi olmuştu. Ve bu evliliğin biteceği yaz aylarından beri konuşuluyordu. Sonunda düşünülen gerçek oldu. Evlilik bitiyor. Her zaman diyorum. Magazin bir şey yazıyorsa %90 doğrudur. Tecrübeyle sabit.

2- Müge Anlı’ya RTÜK cezası

Müge Anlı’nın memlekette polisten hızlı vaka çözdüğü ortada. Cinayet, kayıp… Ne varsa Müge’de var. Yemin ediyorum hayatımın aşkını bile benden çabuk bulacak bir kadın. Olay şu ki, seri katil Atalay Filiz meselesinde, Anlı bir insan kaçakçısına telefonla bağlanıyor. Adam, “Yok abla biz onu kaçırmayız zaten” diyince de stüdyodaki seyircilere insan kaçakçısını alkışlatıyor. Al sana ceza! Bu arada ülkeyi illegal yollardan terk etmek istesem de Müge Anlı’yı ararım ben bu saatten sonra açıkçası. Ara Müge’yi. Müge çözer.

3- Ramize Erer’e ödül

Türkiye’nin ilk ve en ünlü kadın karikatüristi Ramize Erer, Fransa’dan ödülle döndü. Karikatürlerindeki feminist ve devrimci duruştan ötürü, Angouleme Komik Festivalinden 2017 Yaratıcı Cesaret Ödülünü aldı. Helal sana Ramize! Bu arada Erer, her ay benim de yazarı olduğum Bayan Yanı dergisinde çiziyor. Takip edin.

4- Safiye Soyman’ın peruğu

Yemin ediyorum, Safiye&Faik ikilisi gibi bir ikili daha gelmeyecek bu ülkeye. Kadın yine yağ aldırmış, bonus peruk takmış bir magazin programındaydı geçen sabah. O imajla “Ben de Özledim” söylüyordu. Ülke fıkra gibi. Anlatsan kimse inanmaz. Ama her şey gerçek.

5- Astromatik ve burç yorumları

Tatlı ve aşırı eğitimli astrolog Aygül Aydın, yorumlarıyla nokta atışı yapmaya devam ediyor. Twitter üzerinden takibe alarak tanıştığım Aygül’ün yorumlarına aboneyim. Bütün bombalı saldırıları ve siyasi karışıklıkları biliyor. Siz de takibe alın. Tavsiye ederim.

Hayırlı günler, mutluluklu geceler olsun.

Maillerinizi bekliyorum.