Aliağa 'S.O.S' veriyor

DHA |  02 Mayıs 2006 Salı - 11:45 | Son Güncelleme : 02 05 2006 - 11:45

İzmir'in ağır sanayi ilçesi Aliağa, tükenme noktasına geldi. Petrokimya tesisleri, dünyanın birçok ülkesinden getirilen hurdaları eriten demir çelik fabrikaları, gemi söküm tesisleriyle hava, deniz ve toprağı kirlenen Aliağa için Prof. Dr. Ertuğrul Barka, "Tuzla'dan beter" açıklaması yaptı


Aliağa'da yaşanan çevre kirliliği boyutunun had safya ulaştığı bildirildi. Uzmanlar, Aliağa'da iki konuya dikkat çekerek uyarıda bulundu. Tehlike çanlarının uzun süredir çaldığı ilçede çevre ve yaşayanlar için en büyük tehditin gemi söküm tesisleri ile bacaları gerekli kontrollerden uzak tutmaya devam eden dünya hurdasının eritildiği demir çelik fabrikaları gösterildi.

ZincOx adlı bir İngiliz firmasının hazırladığı raporda gerek gemi sökümde, gerekse hurdaların eritildiği demir çelik fabrikalarında ortaya çıkan asbest ve atıkların yine kontrolsüz şekilde depolandığı ve çevreye büyük zarar verdiği belirtildi. "Aliağa Geri Kazanım Projesi' adıyla demir çelik fabrikalarından çıkan baca tozlarının içinde bulunan çinko ve kurşunun geri kazanımı için tesis kurmak isteyen İngiliz firması, 2005 yılında tamamladığı raporunda, Aliağa'daki çevre kirliliğini de gözler önüne serdi.

Raporda, bölgede bulunan 6 demir çelik fabrikasından çıkan katı atıkların "Türk Çevre Mevzuatı'na aykırı bir şekilde depolandığı kaydedildi. Yılda 5.1 milyon ton hurda demirin Aliağa'daki fabrikalarda eritildiğini söyleyen Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi Başkanı ve Elele Hareketi Dönem Sözcüsü Prof. Dr. Ertuğrul Barka, şöyle konuştu:

"Aliağa'da bir çevre felaketi yaşanmaktadır. Durum, Tuzla'dan daha beterdir. İngiliz firmasının raporu bunu kanıtlamaktadır. Hem gemi söküm, hem de demir çelik fabrikaları çevreyi tehdit ediyor. Fabrikalarda, dünyanın dört bir yanından getirilen hurda demir eritiliyor. Tekrar demir çelik elde ediliyor. Malesef, ortaya çıkan atıklar düzgün şekilde depolanmıyor. Türkiye'ye biçilen rol budur. Bizi, Avrupa Birliği'ne almamalarının sebeplerinden biri de budur. Ülkemiz, onların çöplüğüdür. Yetkililerin bir an önce Aliağa için önlem alması gerekmektedir."

ZİNCOX'A DA KARŞIYIZ
Prof. Dr. Barka, bütünüyle olumsuzluklar içeren raporu hazırlayan İngiliz ZincOx firmasının Aliağa Küçük Sanayi Sitesi'nde kurmak istediği tesise karşı oldukları kaydederek, denetlemenin yapılmadığı yerde ilçenin kaderinin bir firmaya bırakılamayacağını söyledi. Elele Hareketi Dönem Sözcüsü Prof. Dr. Ertuğrul Barka, şöyle devam etti:

"Firma, elektrikli ark ocağı tozlarının içinden sadece çinkoyu alacak. Kurşun gibi diğer zehirli maddeler yine depolanacak. İngiliz şirket, doğru bir depolama yapacağını söylüyor. Biz biliyoruz ki Türkiye'de bunlar doğru bir şekilde yapılmıyor. Denetleme yok. Doğru yapılacağından emin olmadığımız için Aliağa insafa terk edilemez. Öte yandan çinko kazanımı sonrasında ortaya çıkan yüksek ısılı sıvı atıklar da denize verileceğinden ekolojik yaşam da tehlike altında olacaktır. Firmanın Aliağa'dan vazgeçtiği, bu kez de Marmara'daki demir çelik fabrikalarının bulunduğu alanlara yöneldiğini öğrendik."

NEFES ALINAMIYOR
Öte yandan, gemilerle Aliağa'daki Nemrut Limanı'na gelen hurda malzemeler kamyonlarla demir çelik fabrikalarına taşınıyor. Aliağa-Yeni Foça üzerindeki fabrikaların bacalarından çıkan ve kilometrelerce öteden bile farkedilebilen kontrolsüz duman, nefes almayı zorlaştırırken, hurdalar işlendikten sonra ortaya çıkan tozların depolanma biçimi de küçük dağ kümelerini andırıyor. Ekmeğini, demir çelik fabrikalarına hurda malzeme çekerek kazanan 100'e yakın kamyoncu esnafıysa sağlıksız koşullarda çalışıldığını kaydederek, ekmek parası için katlanmak zorunda olduklarını söyledi.

BAKANLIK ONAYLI KİRLİLİK
14 yıl boyunca Aliağa'da belediye başkanlığı yapan CHP İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü de sadece Tuzla'daki varillere kilitlenilmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Aliağa'da kirlilik 365 gün devam etmektedir" dedi.

Belediye başkanlığı döneminde bilim adamlarına raporlar hazırlattığını kaydeden Ülkü, o zamanlarda Aliağa'daki mevcut kirliliğin üzerine başka kirlilik yüklemesinin yapılamayacağı sonucunun ortaya çıktığını belirtti. Çevre ve Orman ile Sağlık Bakanlığı'na ilçedeki çevre kirliliğiyle ilgili sorular yönelttiğini kaydeden Ülkü, "Aliağa'daki çevre raporunu hazırlayan İngiliz firmasına karşıyım. Mücadelem de sürecek. İlçede hava, su ve toprak kirlenmektedir. Çevre Bakanlığı verdiği yanıtta demir çelik fabrikalarından çıkan atıkların "tehlikeli atıklar' olduğunu belirtmiştir" diye konuştu.

ETİKETLER

0