Gazetevatan.com » Yazarlar » Piyasalar dışarıya mı içeriye mi odaklanır?

Piyasalar dışarıya mı içeriye mi odaklanır?

10 Ekim 2016 Pazartesi


Piyasalar Fed’in faiz kararının Aralık’a kadar masada kalacağını fiyatlarken, gözler bu kez Musul harekatına çevrildi. Dolar/TL’de 3.07 aşılmadığı sürece 3.03 ve 3.00 test edilebilir.

Geçen hafta Cuma günü açıklanan ABD’deki Eylül Tarım Dışı İstihdam (TDİ) verisini beklemekle geçti. TDİ beklentilerin altında kaldı. Beklenti 170 bin kişilik artış iken, gerçekleşme 156 binde kaldı. Kritik olan ücret artışlarında yüzde 0.3 artış beklenirken artışın yüzde 0.2’de kalması oldu. Piyasalar açısından yeni bir pozisyon alınmasını gerektirecek bir veri olmadı, Kasım değilse de Aralık’ta 25 baz puanlık bir faiz artışı halen daha masada. Ancak büyük oranda fiyatlara girmeye başladığından dolayı; Aralık’a hayli yaklaşılmışken; önemli bir kırılma olma ihtimali azalıyor. 

TCMB ara verebilir

Suriye denklemine bir de Musul harekatı ve devamında Başika kampı konusunda ısınan gündem eklendi. Irak’ın; Türkiye’nin Başika’dan çıkması konusunda konuyu BM’ye taşıması, tartışmaların dozunu daha da artırdı. Güneyimizde yaşananlar henüz bizim piyasalarımızca fiyatlanmadı. Yabancı yatırımcıların artan Türkiye riski içinde yapmış oldukları fiyatlamalar, Fed’in ertelenen faiz artışı ile süre giden “bedava para” politikası içinde şimdilik kaybolup gidiyor. Musul harekâtı başladıktan sonra yaşanacak gelişmeler daha fazla belirleyici olacak. Eylül ayı TÜFE’si yüzde 0.7’lik artış beklentisine karşın yüzde 0.18 çıktı. Merkez Bankası’nın düşüş beklentisini destekleyen bir düşüş oldu. 20 Ekim’de yapılacak toplantıda yeni bir faiz indirimi ihtimalini artırdığı düşünülen bir rakam geldi.

1-2 Kasım’da yapılacak Fed toplantısı öncesinde yeni bir indirim gelir mi? Bu kez şüphelerim var. “Önceden yüklemeli” yapılan indirimlere, o günkü piyasa koşullarına bakılarak da; ara verilebilir. “Önceden satın alınabilecek bir indirim beklentisine” şüpheyle bakmakta fayda var.

 

Sterlin şoku sürer mi?

Esasında piyasalarda iki buçuk baraj zaten TDİ verisinden önce yıkılmıştı. İlki İngiliz Sterlini... Cuma günü finansal piyasalarda artık “sıradan” bir durum haline gelen ve bu kez sterlinde yaşanan yeni bir “şişman parmak” (fat finger) veya “flash crash” olayıydı. Önceki hafta İngiliz Başbakanı Therasa May’in ‘Mart sonundan önce 50. maddeyi işletmiş olacağız’ açıklamasından sonra hafta içinde sterlin/dolar paritesinde kritik olan 1.2825 seviyesinin aşağı kırıldı. Değer kaybı hızlanırken, Cuma günü Uzakdoğu’daki bir trader’ın hatası mı, bir algoritmik alım satım robotunun hatası mı bilinmiyor ancak sebep her neyse, pound/dolar paritesi yüzde 6’yı aşan bir düşüşle 1.1964’e kadar geriledi. Teknik analiz açısından önemli bir başka seviye olan 1.2425 seviyelerine yakın dengelendi ve haftayı kapattı. Sterlinde piyasalar ‘Ölümü gördüler, sıtmaya razı olacaklar’ diye düşünüyorum. Kısa vadede yeniden 1.20’lerin altına inilmesini beklemiyorum. ‘Fat Finger’ sonrasında yaşanan hasarın toparlanacağını ve 1.2685’lere dek süren bir düzeltmenin geleceğini tahmin ediyorum. Bu hafta olmazsa da 1-2 haftaya bu seviye görülebilir.

 

Dolar/TL 3.00’ı test edecek mi?

Dolar/TL’de 3.0650 ilk, 3.0720 ikinci önemli direnç seviyeleri idi. 3.0658 test edildi, geçilemedi. Sonrasında 3.0343’e kadar bir düzeltme/düşüş yaşandı. 3.0720 aşılmadığı sürece, ilk aşamada 3.0300 /Düz) ve ardında 3.0080 seviyelerinin test edilmesi olasılığı artıyor. Euro/dolar paritesi için 1.1080-90 seviyesi kritik. Bu seviyenin altına inilmesi, hele ki 1.1030 seviyelerine kadar devam edebilecek bir “aşırı satım” durumu ortaya çıkacak olursa dolar/TL kurlarındaki düzeltme bir başka bahara kalır, 3.0750-3.0950 bandının test edilmesi olasılığı yeniden gündeme gelir. Bu arada Dolar Endeksi (DXY) geçtiğimiz Cuma günü teknik olarak önemli olan 96.91 seviyesini aşarak 97.1’i ziyaret etti. Haftalık kapanış 96.63’te oldu. Bu hafta içinde yeniden 97 seviyesinin üzerine çıkılırsa dolar/TL’deki aşağı yönlü potansiyel hayli azalacaktır.

Altın vuruş!

Yıkılan ikinci baraj, altın ve buçuk olan da gümüşte idi... Altının ons fiyatı; Fed endişeleri artmadan önce Salı günü ‘barajın altına’ indi. Bu düşüşte herhangi temel bir sebep yoktu. Mesele tamamen iki teknik sorundan kaynaklandı. İlki; altında (ve de gümüşte) yükseliş yönlü alınmış olan uzun pozisyonlar büyüktü. Altın fiyatları yukarı gitmeyince/gidemeyince düşüşlerdeki zarar durdurma seviyeleri, pozisyonların hızla boşaltılmasını getirdi. İkinicisi de 1.310 ons/dolar seviyesi teknik analiz açısından önemli bir destek idi. Bu seviye aşağı kırılınca stop loss emirleri devreye girdi ve Salı günü 1.267 ons/dolar seviyelerine inildi, kapanış 1.268’de idi. Sonraki günlerde satışlar hızlandı ve Cuma günü 1.241 seviyesine kadar gerileyen altının ons fiyatı haftayı 1.257 ons/dolar seviyesinden kapattı. Bu seviye 1.260.3 olan 200 günlük BHO seviyesinin altında. Bu hafta için 1.272-75 seviyesi ilk önemli direnç olacak. Bu seviye yukarı geçilecek olursa 1.290 seviyesine kadar bir “düzeltme” yaşanabilir. Bu seviyenin aşılması ilk denemede  zor görünüyor.

Borsada boşluk kapanabilir

Moody’s açıklaması sonrası 3 bin puana kadar çıkan BIST 100’de oluşan boşluk  Perşembe günü 79.756 ile 78.605 arasına kadar kapandı. Bu hafta geride kalan bu boşluğun kapanması için yeni çabaları görebiliriz. İlk aşamada 78.800 ardından da 79.350 seviyelerine doğru bir yükseliş çabası görebiliriz. Teknik olarak bu hamleler boşluğun kapanmasına yeterli olmuyor. Ancak yükseliş varken, birkaç “münferit” çaba ile geride kalan boşluk “tamamen” kapanabilir. Bu hamlelerin BİST’i yeni bir yükseliş trendine sokabilecek denli güçlü olabileceğini düşünmüyorum. Yeni bir “pozitif hikayeden” çok yazılabilecek pek çok negatif hikaye olasılığı halen daha masadayken... Aşağıda halen daha 77.100 önemli. Altında iki ardışık günlük kapanış, yükseliş çabalarının boşa çıkmasına sebep olacaktır.