Gazetevatan.com » Yazarlar » Piyasa not indirimine nasıl tepki verecek?

Piyasa not indirimine nasıl tepki verecek?

26 Eylül 2016 Pazartesi

Moody’s’in notumuzu düşürmesiyle kredi pazarında maliyetler artacak. Dolar/TL’de 2.9830, borsada 77.100 seviyesi kritik olacak. Reformlar daha da önem kazanacak


İki günde ne değişti de not indi? Aslına bakarsanız değişen bir şey olmadı. Geçtiğimiz hafta ortasında Moodys’in analisti “Başarısız darbe girişiminin Türkiye ekonomisinde yarattığı şok etkisi büyük ölçüde bertaraf edildi ancak uzun vadeli riskler devam ediyor” dedi. Not kararının da 1 ay içinde verileceğini ekledi. Piyasalar not indirimi ihtimalinin azaldığını, inse bile önümüzde daha bir aylık zaman var diyerek adeta coştu. Bu açıklamadan 2 gün sonra Moody’s, Türkiye’nin yatırım yapılabilir notunu düşürdü. 
 
İlk bakışta tutarlı görünmeyen bu yorum ve açıklamaları “kaynak” bazında değerlendirmek daha sağlıklı bir analize yardımcı olacaktır. İlk açıklama Moody’s analistine ayaküstü sorulan bir soruya verilen yanıttı. Aynı açıklamada uzun vadeli risklere de vurgu var ancak bu kısım göz ardı edildi. 
İkincisi Moodys’in resmi açıklamasıydı ve not indirimine gerekçe olarak iki noktaya vurgu yapılıyordu. İlki “ülkenin yüksek dış borç gereksinimi ve bunun çevrilmesindeki risklerin artmasıydı.” Bu konu tüm derecelendirme şirketlerince sıkça dile getiriliyordu. İkincisi “Daha önceleri destekleyici olan özellikle büyüme, kurumsal dayanıklılık ve destekleyici kredibilite temellerindeki zayıflama” olarak açıklanmış. Baa3’ten Ba1’e indirilen notumuzun görünümü “durağan” olarak açıklanmış. “Durağan” görünümün; büyük ve esnek ekonomimiz, devam eden pozitif büyümemiz ve güçlü mali disiplinimiz ile not indirimine yol açan riskleri dengelediği vurgulanmış.   
 
 
Yeni yol haritası şart
 
2013’te Erdoğan’ın ABD’ye gittiği gün gelen not artışının dayanağı olan güçlü ve sürdürülebilir büyüme ile mali performansın devam edeceği, yapısal reformları sürdürebilecek politik istikrarın süreceği varsayımlarının farklılaştığı belirtilerek yine Cumhurbaşkanı’nın ABD’de olduğu gün bir not indirimi geldi. 
Derecelendirme kuruluşlarının kararlarında politik gelişmelerin de bir “ağırlığı” var. Ancak kararların tamamen politikaya alındığına inananlar cephesinde hiçbir zaman olmadım. Hem yapılan açıklamayı hem de içinde bulunduğumuz koşulları objektif olarak değerlendirmek zorundayız.  
Hamasi bir tutumla “Umurumuzda olmaz” diyemeyiz. Notumuzun inmesine neden olan sebepleri, yeni dönem için kendimize yol haritası olarak belirlememiz gerekiyor. Nitekim not indirim haberinden sonra Başbakan Yardımcısı Şimşek, “Rating kuruluşlarına vereceğimiz en iyi cevap yapısal reformları daha da hızlandırmak, mali disiplini korumaktır” diyerek bu konuda ayağı yere basan bir söylemi tercih etti. Umarım bu konuda tüm hükümet ve politika yapıcılar benzer çizgiye gelirler.   
 
5-6 yılımızı alır
 
Yatırım yapılabilir notunu kaybetmek, kazanmaya göre çok daha kolay. Notu kaybetmemiz için 3 yıl yeterli oldu. Ancak geri kazanmamız işler yolunda giderse normal şartlar altında 5-6 yılımızı alacaktır. Güney Kore gibi 1 yılda geri kazanabilme şansımız oldukça düşük ancak ev ödevlerimiz iyi ve hızlı yaparsak bu süreyi 3-4 yıla çekebiliriz. Şimşek’in çizgisi ülkenin çizgisi olursa bu konuda bir şansımız var. Ancak “Tankla, topla yapamadıklarını, notla yapıyorlar” söyleminde ısrarcı olursak rasyonel politikaları hayata geçirmemiz hem zaman alacak hem de zor olacaktır.  
 
Borsa boşluğu kapatacak 
 
Moody’s analistinin yanıtından en fazla istifade eden Borsa İstanbul oldu. Açıklama sonrasında Perşembe günü “boşluklu bir açılış ile 78.781’den güne başlayan BIST 100 endeksi, günü 79.795 ile günün en yükseğine çok yakın bir seviyeden kapattı. BIST 100 endeksi Cuma gününü 79.756 ile (Doji-açıldığı seviyeye yakın kapanış) Moodys’in olası not indirimini ürkek bir şekilde beklercesine günü kapattı. Korktuğu da başına geldi ve not indi. İlk aşamada Çarşamba-Perşembe günleri arasında geride bıraktığı 77.915 ile 78.781 arasındaki boşluk kapanacaktır. Bu boşluğun kapanması sorun değil, zaten şu veya bu sebeple kapanacaktı. Asıl mesele 77.100 (77 bin düz de diyebilirsiniz) seviyesinin aşağı kırılıp, kırılmayacağı. Bu seviye aşağı yönde kırılacak olur ise teknik olarak çok önemli gelişmeler piyasaları bekliyor olacak.
 
 
En fazla 3 milyar dolarlık çıkış olur
 
Moody’s’in not indirimi sonrasında tahvil, eurobond, sendikasyon kredileri ve yurt dışı kaynaklı kredilerin genel tanımı olarak kullanılan “kredi pazarında” maliyet artacaktır. Nitekim bankalarımızın aldığı son sendikasyon kredilerinden başlayarak sağladığımız yurt dışı finansman maliyetleri artacaktır. Türkiye’ye tanınan kredi limitleri de azalacak hem miktar hem de maliyet baskısı altında kalacağız. Ancak piyasalarda konuşulduğu gibi not indi diye 8-10 milyar dolarlık “zorunlu satış” olmasını beklemiyorum. 
 
Zira önce Nisan-Mayıs aylarında Fed’den kaynaklı gelişen ülkeleri endişelendiren gelişmeler sırasında fonlar Türkiye risklerini bir miktar azalttı.
 
15 Temmuz darbe girişimi sonrasında da önemli bir satış geldi ve uzun yıllardır Türkiye riski taşıyan “eski dostlar” da Türkiye pozisyonlarını azalttı. Geriye 2-3 milyar dolarlık bir kısmı kalmıştır. Bu rakamın kısa vadede hemen satıp, çıkması zor olacaktır. Bir de böylesi günleri bekleyen “akbaba fonlar” var ki onlardan gelebilecek alışlar ile tepki ilk aşamada sınırlı olacaktır.
 
Doların ateşi yükselir mi?
 
Hemen herkesin not kararı sonrasında dolar ne olacak dediğini duyuyorum, kulaklarım çınlıyor... Kurban bayramı öncesi görülen 2.9350-75’in önümüzdeki aylar için en düşük seviyeler olacağına dair yorumlarıma itirazlar gelmişti. Moody’s sonrasında korkarım itirazlar azalacaktır. 2.9750-2.9830 bandı önemli bir direnç. Not kararı sonrasında 2.9670’lere gelindikten sonra bu seviyelerin test edilmesi çok da şaşırtıcı olmayacak. Ancak aşılacak olursa 3.0050 ve ardından 3.0250 gibi önemli eşiklerin test edilmesi olasılığı artacak.