Piyasa rahatlar mı?

Piyasalarda gözler 22 Mayıs’ta yapılacak AK Parti’nin Genel Kurulu’na çevrildi. Dolar/TL’de düzeltme başlayacak olursa 2.9060 seviyeleri denenebilir. Borsada ilk aşamada 79.390 ve 82.050 seviyelerinin test edilmesi olasılığı var. Bekleyip göreceğiz.

Bir yandan bu hafta sonunda yapılacak olağanüstü genel kurulda AK Parti’nin yeni genel başkanı ve doğal olarak yeni Başbakan’ın kim olacağını beklerken, diğer yandan da MHP kongre krizi, Kilis’e yapılan saldırılar ve bombaların gölgesinde piyasaların nasıl bir yön çizeceğini söylemek gittikçe zorlaşmaya başladı.

Başbakan Davutoğlu’nun yeni kongre çağrısı öncesi ve sonrasında aklıselimin öne çıkabileceği ve piyasalarda bir düzeltme olacağı beklentimi son iki haftadaki yazılarımda paylaştım. Ancak değil aklıselimin galibiyeti, hezimeti karşısında finansal piyasalarda işler daha da sarpa sardı. Brezilya’da Rouseff’in görevden alınması ile Brezilya piyasaları ‘rahatlarken’, artan petrol fiyatları ile Rusya’da yüzler gülerken ve diğer gelişen ülke piyasaları para birimleri ve borsaları değerlerini korurken bizim piyasalarımız diğer gelişen ülkelerden “olumsuz olarak ayrıştı”.

Vize serbestisinin Eylül veya Ekim’e kalmış olması, AB ile olan müzakerelerin askıya alınmasa bile yavaşlıyor olması da bu olumsuz ayrışmanın ardındaki önemli sebeplerden biriydi. Güneydoğu’da düşürülen helikopter için kullanılan füze sistemi, bölgedeki çatışmaların başka bir evreye evirilebileceği endişelerini artırmışa benziyor. Bir de bunun üzerine Kilis’e yapılan füze saldırılarından sonra Suriye’ye asker gönderilmese bile hava saldırılarına girişilebilecek olması da hem politik ortamı hem de finansal piyasaları geriyor. Buna bir de MHP’nin kongre krizini de eklerseniz, gerek kurdaki yükselişi, gerekse de borsadaki düşüşü daha iyi anlama şansına sahip olabilirsiniz. Bu ortamda Merkez Bankası’nın önümüzdeki hafta yapacağı PPK toplantısında yapacağı bir faiz indiriminin de piyasalardaki “oynaklığı” azaltıcı etkisinden çok artırıcı etkisi olacağı muhakkak.

Haberin Devamı

BIST toparlanabilir mi?

BIST 100 endeksi, geçtiğimiz haftayı görece olarak yatay; bekle-gör yaklaşımı ile izledi. Haftalık dalga boyu 2.200 puan civarındaydı. Bu hafta için 76.940 seviyesi (200 günlük BHO) önemli bir destek. Bu seviye test edilebilir. Asıl sorun bu seviyenin aşağı yönlü test edilmesi ve günlük kapanışların bunun altında olması. Bu seviyenin altına inilmesi durumunda 75.375’e kadar bir geri çekilme yaşanabilir. BIST 100 endeksine dolar bazında bakıldığında da 2.58 seviyesi önemli bir destek olacak. (Bu arada dolar bazındaki BIST 100 endeksinde 2.99 ile 2.73 dolar arasında muhtelif boşlukları geride bıraktığımızı da unutmayalım) Bir toparlanma gelecek olursa da bu durumda ilk aşamada 79.390, ardından 80.740 ve son olarak da 82.050 seviyelerinin test edilmesi olasılığı var. 75.375 seviyesi test edilir de altına inilmezse bu durumda düzeltme olasılığı hayli artacaktır.

Haberin Devamı

Dolar hangi seviyeyi dener?

Dolar/TL’de anlık yükselişler sonrası bir düzeltme, kurlarda gerileme çabasının olacağını varsayıyorum. Ancak Cuma günkü kapanışın 2.9650’nin üzerinde 2.9708’den olması önümüzdeki hafta için pek de iyi bir haber değil. 2.9770 seviyesi bu haftanın en önemli seviyesi. Bu seviyenin üzerine kapanış bazında geçildiği takdirde; Başbakan’ın kim olduğuna bakılmaksızın, yeni yüksekleri hatta yeni zirveleri test edebiliriz. Şimdilik bunu beklemiyorum. Bunun da en önemli sebebi Sepet Kur’da 3.1835 seviyelerinin aşılamayacağı yönündeki beklentim. Eğer bu seviye aşılırsa Sepet Kur’da 3.30 ile yeni tarihi rekor seviyelerini test edebiliriz.

Haberin Devamı

2.9770 seviyesi aşılmaz ve bir düzeltme başlayacak olursa sırasıyla 2.9330, 2.9215 ve 2.9060 seviyeleri denenebilir.

Ucuz konut artık hayal mi?

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in, ‘Türkiye’den ‘belli ölçeğin üzerinde ev alana’ oturma ve çalışma izni vereceklerini’ açıklaması inşaat sektörüne doping olacaktır.

Görece olarak; eldeki stokların eritilmesi ve artan petrol fiyatları ile riski artan cari açık adına iyi haber. Ancak; hal böyle olursa, inşaatçılar yabancıya satarız diye inşaatları “belli ölçeğin” üzerinde yaparlarsa düşük gelirli vatandaşlar nasıl ev sahibi olacaklar? Yeter ki; inşaat sektörü “kalkınsın” diye alınan bu ve benzeri palyatif önlemlerin faydadan çok zarar getirebileceği hiç düşünülüyor mu merak ediyorum.

Haberin Devamı
DİĞER YENİ YAZILAR