Gazetevatan.com » Yazarlar » Piyasada ‘bekle ve gör’ dönemi

Piyasada ‘bekle ve gör’ dönemi

09 Mayıs 2016 Pazartesi


Başbakanın kim olacağının netleşmesi ve istikrar söylemleriyle kurda gerileme görülecek. Dolar/TL’de 2.8850 seviyesi test edilebilir. Borsada düzeltmenin ilk aşamasında 79.500 puan kolay görünüyor
 
Bir süredir Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasında görüş ayrılıkları olduğu; bunun gün gelip bir ayrışmaya neden olabileceği biliniyor, konuşuluyordu. Ancak bu kadar yakın zamanda ve bu ayrışmanın bu kadar hızlı hayata geçmesi beklenmiyordu, en azından ben beklemiyordum. Yoksa geçtiğimiz hafta Pazartesi günkü yazımda Dolar/TL’nin 2.7650’lere dahi inilebileceğinden söz eder miydim?
 
Başbakanın görevi bırakması sonrasında dolar/TL kuru; derinliğin olmadığı, Türkiye piyasalarının kapalı olduğu saatlerde 2.9774’e kadar yükseldi. 22 Mayıs’ta AK Parti’nin ikinci olağanüstü kongresini yapacağının açıklanması, belirsizliğin kısa süreceği düşüncesiyle kurlardaki hareket daha yukarılara gitmedi. 
 
Kurlar geriler mi?
 
Bunca politik belirsizliğe karşın, yaşanan yükselişin “sınırlı” kaldığını dahi söylemek mümkün. Küresel piyasalarda; ABD’nin Tarım Dışı İstihdam (TDİ) verisinin beklentilerden kötü gelmesine (Beklenti 200 bin kişilik artış idi, gerçekleşme 160 bin artışta kaldı) rağmen bozulmamış olması da kur tarafındaki oynaklığı sınırladı. Açıklanan TDI her ne kadar miktar olarak düşük gelse de ücretler ve çalışma sürelerindeki artışlar açısından olumlu bir veri.
 
Piyasalar sadece TDİ verisine bakarak Aralık’ta bir faiz artışı bekliyor, bu da küresel piyasalardaki olumlu havanın devamını sağlıyor. Her ne kadar ben Eylül ve Aralık’ta iki faiz artışı bekliyor olsam da piyasanın fiyatlaması daha önemli. 
 
Önceki yazılarımda da belirttiğim üzere kurlardaki gelişmeyi sadece dolar/TL kuruna bakarak değerlendirmekten çok “sepet kura” da bakmak gerekiyor. Başbakanın kim olacağının netleşmesi ve “istikrar” söylemleriyle hem dolar/TL hem de sepet kurda gerileme/düzeltme görülebilir. Ne kadarlık bir gerileme olacağı doğal olarak yeni ismin kim olacağı, ekonomi yönetiminde değişiklik olup olmayacağına da bağlı olacaktır. 
 
Euro/dolar paritesinde 1.1470’in altına inilmesi ile birlikte 1.1315-1.1290 seviyelerine devam edebilecek bir düzeltme görülebilir. Buna bağlı olarak sepet kurdaki gevşemenin, olası dolar/TL kurundan daha fazla olabilir. En azından yüzdesel olarak... 
 
2.88 test edilebilir
 
Dolar/TL kurunda 2.9170 seviyesinin altında bir kapanış olduğu takdirde 2.8850 (+/- 30 pip) seviyesinin test edilmesi olasılığı artacaktır. Yukarıda ise geçtiğimiz hafta görülen 2.9770 seviyesi önemli olacak. Bu seviyenin üzerinde bir kapanış olmadığı takdirde bahsetmiş olduğum düzeltme seviyelerinin test edilmesi mümkün. 2.9770’in üzerindeki günlük kapanışlar yeni zirvelerin önünü dahi açabilecek bir gelişme olur. 
 
BIST’te düzeltme gelir mi?
 
Politik kargaşadan en fazla etkilenen Borsa İstanbul oldu.
 
Özellikle bankacılık sektörü hayli darbe aldı geçtiğimiz hafta. 77.050-200 seviyesi önemli bir düzeltme seviyesi idi, Cuma günü 77.209 seviyesi görüldü. Bu hafta 76.940 (200 günlük Basit Hareketli Ortalama-BHO) önemli bir seviye olacak. Bu seviyenin altına inilebilir, 75.450 veya 76.250 seviyelerinden birisi test edilebilir. Yine de günlük kapanışların 200 günlük BHO’nın (76.940) üstünde olduğu sürece BIST’te düzeltme olasılığı artacaktır. 
 
Son düşüşün başladığı 85.500’lü seviyelere yeniden çıkmamız hayli zor görünüyor. Düzeltmenin ilk aşamasında 79.500 seviyesinin test edilmesi kolay görünüyor. Sonrasında 80.900 ve 81.850 seviyelerinin test edilmesi olasılığı artacak. Bu düzeltmelerin gelip gelmeyeceğini en iyi anlayacağımız gösterge bankacılık endeksi olacak. Sert satışların yavaşlaması ve bankacılık hisselerinin toparlanmaya başlaması endeksteki düzeltmeyi cesaretlendirecek, hızlandıracaktır. 
 
S&P’den pozitif sürpriz
 
Türkiye’yi yatırım yapılabilir ülke kategorisinde değerlendirmeyen kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor’s (S&P) 6 Mayıs Cuma günü Türkiye’nin kredi notunu “BB+” olarak teyit ederken, görünümü “negatiften, “durağana” yükseltti. Bu hamlenin sebebi olarak; gelişen ülke piyasalarına olan zayıf yatırımcı ilgisine, Barış Süreci’nin sona ermiş olmasına ve 2015’teki seçim maratonuna, artan bölgesel ve yerel risklere karşın Türk ekonomisinin “dirençli” olması gösterilmiş.    
 
Yabancı yatırım bankalarının Başbakan’ın görevi bırakması ile artan politik risklere vurgu yapan raporlarının geldiği bir dönemde S&P’nin görünümü bir kademe iyileştirilmesi “pozitif bir sürpriz” oldu. İhtimaldir ki geçtiğimiz gözden geçirme sırasında yapmaları gereken ancak geç kaldıkları bir iyileştirmeyi daha da geç kalmadan yapmak istemiş olabilirler. S&P; Moody’s ve Fitch’ten farklı olarak Türkiye’ye “yatırım yapılabilir” notu vermemiş durumda.
 
Belki de diğer derecelendirme kuruluşlarına yaklaşma adına veya diğerlerinden birinin not indirmesi durumunda “durumu eşitleme” adına yapılmış “ticari bir hamle” olabilir. Sebep her ne olursa olsun, siyasi arenanın karıştığı bir zamanda gelen bu haber olumlu. Ancak piyasaları etkileyecek bir gelişme olduğunu düşünmüyorum.
 
Yatırım yapılabilir nota yükseltilseydi, bu farklı ve piyasalar açısından çok önemli bir gelişme olurdu ancak içinde bulunduğumuz siyasi “hareketlilik” ve sınırlarımızdaki olası gelişmeler ve 2016-19 yıllarındaki ortalama büyümeyi yüzde 3 olarak hesaplıyor olmaları, şimdilik buna izin vermiyor olsa gerek.