Gazetevatan.com » Yazarlar » Piyasalarda pozitif rüzgar sürecek mi?

Piyasalarda pozitif rüzgar sürecek mi?

04 Nisan 2016 Pazartesi

ABD istihdam verilerinin beklentilerin üzerine çıkması kafaları biraz karıştırdı. Ancak Fed’i daha hızlı faiz artışına teşvik edecek istihdamdan söz etmek için henüz erken. Son veri sonrası piyasaların herhangi bir faiz artışını fiyatlamıyor olmaları iyi haber.


 
Geçtiğimiz haftanın küresel bazda en önemli göstergesi ABD TDİ (Tarım Dışı İstihdam verisi) idi. Beklenti 205 bin kişilik bir atış iken, gerçekleşme 215 bin kişilik artış olmuş. İşsizlik oranı yüzde 4.9 beklenirken, gerçekleşme yüzde 5.01 olarak gerçekleşmiş. İşgücüne katılım oranı da 62.9’dan 63’e olarak açıklanmış ki, teknik olarak Fed’i memnun edecek bir gelişme.  
 
Beklentilerden iyi ancak Fed’i daha da hızlı bir faiz artışına teşvik edecek bir istihdam artışından söz etmek için henüz erken. Piyasalar halen daha Fed’in faiz artışlarında ilerideki tarihleri baz alacağı, yakın zamanda vücut bulacak bir faiz artışı silsilesini fiyatlamıyor. Fed’in acil/hızlı bir faiz artışını gerektirmeyeceği her koşul, piyasaların kabulü. Nitekim son veri sonrasında da piyasaların herhangi bir faiz artışını fiyatlamıyor olmaları iyi haber.  
 
Büyüme sevindirdi
 
İçeride Türkiye’nin 2015 büyümesinin yüzde 4.0 olarak açıklanması piyasaları değilse de politikacıları memnun etmiştir. Her ne kadar geçmiş veri, gelecek konusunda “öncü” rolü oynamasa da ben dahil ‘Büyüme yüzde 3’lü rakamlarda olur’ diyenleri haksız çıkaracak bir veri oldu. Özel sektör yatırımlarının “nal topladığı” bir dönemde, 3. köprü ve 3. havaalanı ile öne çıkan kamu yatırımları “büyümenin motivasyonu” oldular. İhracatın büyümeye neredeyse “eksi katkısının” olduğu bir dönemde yüzde 4’lük büyümeyi başarmış olmak, dünya ölçeğinde önemli bir başarı ancak “sürdürülebilirliği” her zaman sorgulanacak bir konu. Özel sektör yerine kamu ile devam eden bu büyümenin sürdürülmesi zor görünüyor.
 
İşsizliğin yüzde 4’lük büyümeye bağlı olarak azalmıyor olması da akıllara büyümenin “sıhhati” ve bu büyümenin istihdama katkısının sorgulanması gerektiğini akıllara getiriyor.  
 
Hafta içindeki yazımda finansal piyasalardaki iyimserliğin, reel ekonomi tarafına yansımasının sınırlı/kısıtlı olacağına değinmiştim. Bu fikrimi ABD TDİ verisinden önce de, sonra da koruyorum. Henüz bir değişiklik yok. 
 
Özellikle de bono/tahvil getirilerinin daha aşağı düşmesi gerektiğini düşünenleri göz önüne aldığımızda....   
 
Euro/dolar 1.17 olur
 
Avrupa Merkez Bankası (ECB) euronun politika faizini ‘eksi 40’ baz puan olarak belirledi. Buna rağmen; hatta ABD Tarım Dışı İstihdam verisine rağmen euro değer kazandı. Kazanmaya da devam ediyor. 1.1330-45 bandı önemli bir teknik direnç seviyesi idi. Bu seviyenin yukarı yönde aşılması ve haftalık kapanışın da bu seviyenin üzerinde gerçekleşmesi ile ilk aşamada 1.1470 ve ardından da önemli bir eşik olan 1.1670 seviyesine kadar euro lehine yükseliş yaşanabilir. Bu hafta için 1.1250 seviyesi önemli “destek” olacak. Bu seviyenin altına inilmediği sürece, yukarıdaki seviyelerin test edilme olasılığı artacak.  
 
Emtiada düzeltme zamanı
 
Fed Başkanı Janet Yellen’in finansal piyasaları mutlu eden konuşması, emtia tarafını bir kez daha mutsuz etti. 
 
Borsalar “bedava para musluğunun” bir süre daha açık olacağı haberiyle mutlu olurken, bu durumu “haklı çıkaran” ekonomik durgunluk emtia fiyatlarını geriletiyor. 
 
18 Mart’ta 42.52 dolara kadar yükselen Brent petrolünün varil fiyatı, 17 Nisan’da Doha’da yapılacak “üretim dondurulması” toplantısı öncesinde yeniden 40 doların altına indi ve Cuma günü 38.65 dolardan kapandı. Brent petrolünde de bu hafta içinde 36.50 dolarların test edilmesi olasılığı artmış durumda.   
 
Dolarda kritik seviye görülür mü?
 
Dolar/TL paritesine bakınca kur seviyelerinin aşağı düştüğünü görüyoruz. Ancak “0.50 dolar ve 0.50 eurodan oluşan sepet kura” bakınca çok radikal düşüşler olduğunu söylemek zorlaşıyor.  
 
Dolar/TL için 2.8650-2.8750 seviyeleri önemli teknik “destek” seviyeleriydi. Bu düzeyin altına, 2.82’li seviyelere inilmesine karşın, sepet kur da 3.04’lerden, 3.02’li seviyelere inildi. Paritenin euro lehine yükselmesinin de etkisiyle düşen dolar/TL’ye karşın, sepet kurdaki düşüş görece olarak sınırlı oldu. Paritede bu hafta yaşanabilecek olası yükseliş ile birlikte geçtiğimiz Perşembe günkü “Dolar 2.75 olur mu?” başlıklı yazımda da belirttiğim üzere 2.7660 seviyelerinin test edilmesi olasılığı artacak. Dolar/TL’deki bu olası düşüşe karşın sepet kurun 2.9780’lere kadar gerilemesi ancak 3.00’ın altında uzun süre kalması olasılığı bu hafta için düşük görünüyor.