Kurul(a)mayan koalisyondan taksici esnafına ne?

İstanbul’un trafik sıkışıklığından illâllah demiş biri olarak uzun zamandan beri günlük hayatımı Hacıosman-Yenikapı metro hattı üzerinde idame ettirmeye çalışıyorum. Metroya gidip gelirken veya sair mesafelere de taksi ile ulaşımımı sağlıyorum. Son iki haftadır taksici esnafı dertli mi dertli. Daha önceden taksi bulmakta zorlandığınız yerlerde veya zamanlarda rahatlıkla taksi bulabiliyorsunuz, hiçbir taksinin beklemediği yerlerde boş taksi kuyrukları oluşuyor. Ramazan dedim, tatil dedim ama bu durum açıklayamadım. Taksiciler de aynı sorunun cevabını arıyor. Onlara göre “piyasada para yok.” Daha önceden de ramazan yaşadık, yaz tatili oldu ama son yıllarda hiç bu kadar kötü olmadık diyorlar. Kiralık taksi plâkası ile “yevmiye” usulü çalışanların son zamanlarda yevmiyeyi tamamlamak için cepten para koyduklarını veya bazı şoförlerin işi bıraktıklarından bahsediyorlar. Uzun zamandan beri üç büyük şehirdeki “taksi ekonomisine” kafayı takmış durumdayım, sürekli taksicilerle konuşuyorum. Gerçekten de; 2001 krizi hariç; Haziran seçiminden sonraki kadar sıkıntılı olduklarını görmedim.

Haberin Devamı

Eskisi gibi turist yok zaten diyorlar. Halk da bir sebepten dolayı kabuğuna çekilmiş, dışarı çıkmıyor ya da taksiye binmiyor diyorlar. Kişisel gözlemlerime göre taksi ve lüks restoranlarda düşüş var ise ya iş dünyası ve yatırımcı cephesinde yada turizm cephesinde sorun var demektir.

Taksicilerin söyledikleri bir başka “komplo teorisi” daha var. “AK Parti’liler, koalisyon gelirse görün bakın işler bakın nasıl bozulacak diyerek, piyasadan çekildiler.” Böylesi bir “teorinin” oluşturulması zor, hayata geçirilmesi daha da zor diye düşünüyorum. Yoksa haklılar mı?

Hepsini geçtim ama hem taksicilerin hem sıradan halkın hem de piyasaların kafasını karıştıran bir durum var. Seçimden bu yana tam 1 ay geçtiğinin farkında mısınız? Hiçbir genel seçimden sonra bu denli uzun süren bir “görevlendirme” süreci yaşamamıştık. ‘Meclis Başkanı seçilsin, görevlendirme gelecek’ derken, şimdide ‘Meclis Başkanlık divanı seçimi yapılsın, ondan sonra’ denildi.

Haberin Devamı

Bunların hükümet kurulumu için ön şart olduğu hangi kanunda yazıyor ya da Anayasa’da yazıyor da ben mi atlıyorum? Üstelik bu “garip” süreci Suriye’ye bir müdahale tartışmasının tam da ortasında yaşanıyor. Ülkeyi bu kadar uzun süre bir hükümet belirsizliğinde bırakmak nasıl bir “politika” olabilir?

Ankara dedikodularına göre AKP-MHP koalisyon olasılığı; piyasaların sandığının aksine azalmış, elde son olarak AKP-CHP koalisyonu ve ‘erken seçim’ seçenekleri kalmış. Tüm ‘ertelemelerin’ ardında bir erken seçime gidilmesi kurgusu mu yatıyor?

Eğer bir “erken seçim” gündeme gelecekse; sadece piyasalar karışmayacak, taksici esnafı da işlerinin düzelmesini daha çok bekleyecek demektir! İran ile P5+1’in anlaşmaya bu denli yaklaştığı, bölgemizin cadı kazanına döndüğü bir ortamda; sırf kişisel hırslar uğruna bu ülkeyi bir erken seçime daha götürmek nasıl bir (…….)? (Boşluğu siz doldurun)

DİĞER YENİ YAZILAR