İran-Batı anlaşırken biz bozuşursak fırsat teperiz

Sadece İran değil, Ortadoğu politikalarımız konusunda hızla politika değişikliği yaparsak İran ile P5+1 anlaşması çok ciddi bir fırsat. Ama başaramazsak zamanla ciddi tehdit haline gelebilecek.

İran ve P5+1 (ABD, İngiltere, Rusya, Çin, Fransa ve Almanya) arasında yürütülen görüşmeler geçtiğimiz yıl sonunda kilitlenmiş; “çerçeve anlaşma” 31 Mart’a, “nihai anlaşma” da 1 Temmuz’a ertelenmişti. 31 Mart’tan sonraki iki günlük “uzatmalar” sonrasında çerçeve anlaşmaya varıldığı açıklandı. Varılan anlaşmaya göre:
- İran santrifüjlerde depolanan düşük zenginleştirilmiş Uranyumun 2/3’ünü azaltacak.
- İran’ın nükleer faaliyetleri Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) tarafından denetlenecek. İran yeni santrifüj üretimini 20 yıl boyunca durduracak.
- İran önümüzdeki 15 yılda uranyumu yüzde 3.67’den daha fazla zenginleştirmeyecek ve önümüzdeki 15 yılda yeni nükleer tesis kurmayacak.
- ABD ve AB yaptırımları aşamalı olarak kaldırılacak. Eğer İran verdiği taahhütlerde bir aksama yapar ise yaptırımlar geri gelecek!
- İran’ın taahhütlerini yerine getirmesine bağlı olarak BM kararları geri çekilecek. Yerine getirmezse, BM kararları geri gelecek.
İran-Batı anlaşırken biz bozuşursak fırsat teperiz
36 yıldan sonra anlaşma
1979’daki “İslam Devrimi’nden” 36 yıl sonra İran, Batı ile anlaşma yoluna girdi. Nihai anlaşmanın da imzalandığını varsayarsak, bunu olası sonuçları neler olabilir diye baktığımda:
- ABD; Ortadoğu’dan tamamen çekiliyor, politik ağırlığını Çin ve Pasifik bölgesine verecek.
- İsrail-İran ve İran-Suudi Arabistan gerginlikleri kendi iç politikaları için sürdürülecek ancak ABD gerektiğinde müdahil olacak, normal şartlar altında “gözlemci statüsünü” koruyacak.
- Batı, Sünni bloğuna daha fazla silah satabilecek.
- Eğer biz dış politikamızda temel değişiklikler yapmazsak, İran bölge lideri olabilecek en güçlü aday haline gelecek.
- İsrail ve Türkiye için nükleer tehdit azalacak.
- İran ile komşuları arasında ticaret normalleşecek. Bu Türkiye adına, iki ülke arasındaki ticaretin artması adına iyi bir haberdir. Özellikle de Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri için…
- İran’dan; TANAP’ı ayrı tutarak; daha “ehven” koşullarda doğal gaz alma şansını yakalayabiliriz. Bunlar anlaşmanın olası sonuçları ve bizim açımızdan iyi yanları.
Sadece İran değil, Ortadoğu politikalarımız konusunda hızla bir politika değişikliği yaparsak ne alâ, yap(a)mazsak umulan faydalar sınırlı kalacaktır. Bunu başarabilirsek İran-P5+1 anlaşması çok ciddi bir fırsat, başaramaz isek zaman içinde ciddi bir tehdit haline gelebilecek!

Haberin Devamı

Faydaları sınırlayabilir

Haberin Devamı

Anlaşmaya varılmasına sayılı günler varken; hiçbir ekonomik bağımızın olmadığı Yemen yüzünden; İran ile işi “Nota vermeye” vardıracak denli sertleştirecek bir dış politika izlememiz İran-Batı anlaşmasından elde edebileceğimiz faydaları sınırlayacak. Bu yıl başında Türkiye’nin yazabileceği iki “hikayeden” birinin “Barış Süreci”, diğerinin de “İran-Batı Barışı” olduğunu yazmıştım. İlki sürüncemede devam ederken, ikincisinin hayata geçme olasılığı arttı. Ancak dış politika “hamlelerimiz” bu anlaşmadan sağlayacağımız “faydaları” sınırlayacak, korkarım Türkiye’yi yine “taşeron” seviyesine indirecek.

Haberin Devamı
DİĞER YENİ YAZILAR