“Bana İnanın ve Kazanın!”

Haberin Devamı

Başlık Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’ya ait. Açık bir taahhüt! Dün Anadolu Ajansı Finans Masası’ndaki söyleşinde Başçı; yılsonu dolar/TL kurunun 1.92’lere, hatta daha altına ineceği tahmininde bulundu. Tahminden de öte giderek; dövizde yaşanan yükselişin “arızi” bir durum olduğunu; ‘yıl sonunda 1.92’nin üzerinde olursa bana hesap sorarsınız’ iddiasında da bulundu.

Bir Merkez Bankası başkanının bu tarz bir iddiada bulunması ne kadar doğru? Peki ya düşmez ve Başçı’nın taahhüttü ile karar alan; finansal piyasa yatırımcılarını geçtim; reel soktör katılımcıları zarara uğrarsa bu zararlarını kim tazmin edecek?

Bu soruların cevabını bir yana bırakıp, 1.92 olabilir mi sorarsanız, ben de neden olmasın derim. 2011 yılı Aralık ayının son iş günlerinde kurlar 1.93’lere kadar tırmanmış, öğleden sonra saat 3 sıralarında başlayan MB müdahalesi ile kurlar 1.85’li rakamlara kadar indikten sonra yılı 1.8980 sabitlemesiyle kapatmıştı. O gün bugündür hiç kimsenin sorgulamadığı müdahalede 3.5 milyar dolar harcanmıştı. Sırf sebep de yılsonu kurunu düşük “bağlayarak” şirket bilançolarındaki “hasarı” azaltabilmek, biraz da kamu istatistiklerini olanaklar elverdiğince iyi gösterebilmekti. Benzer bir durum bu sene de 31 Aralık’ta yaşanabilir mi, neden olmasın?

Dünkü toplantının ana teması “fonlama faiz oranının sabitlenmesiydi”! MB olağan günlerde 6.75’in altında fonlama yapmazken, istisnai günlerde (Ek Parasal Sıkıştırma) 7.75’e yükseltecek. Başkan, “Biz faiz tarafını rahatlattıktan sonra döviz nereye giderse gitsin. Bir süre sonra rahatlar ve düşer” diyerek bir yandan “politika faizinde bir artış yapmayacaklarını” söylerken, diğer yandan “biz size uzun süre bu faizden para vereceğiz, siz de gidin bono alın!” mesajını verdi. Bunları açıklarken de “TL’nin değerini aslanlar gibi koruyacağız, döviz müdahalesi ile sizi perişan ederim” demeyi de ihmal etmiyor.

Ellerindeki değişik enstrümanlar olduğunu bu enstrümanların kendilerine esneklik sağladığını belirten Başçı, sonrasında “esneklik belirsizlik getiriyor, stratejimizi açıklayınca belirsizlik ortadan kalkıyor.” dese de piyasa buna ikna olmadı. En azından döviz tarafı... Dolar/TL kurları “öğleden sonra düşüş bekleyen başkana karşın 2.0398 ile tarihi yüksek seviyesini gördü ve bu seviyeye oldukça yakın bir yerden de günü kapattı! TL’nin kaybı dün de sürdü ve 2.07 görüldü. Şimdi sırada 2.12 var gibi!

Bono tarafı bir parça inandırıcı bulmuş olsa gerek, gösterge bono bileşik faizleri yüzde 10.24 ile yeni yüksek gördükten sonra günü 9.82’den kapattı. Ancak tüm işlem hacmi 179 milyon (bugünkü + yarınki valörlü toplamı) kadardı. Bir zamanlar tek gün valörde 1.8 milyar işlemin geçtiği piyasadaki derinlik, Başkanı’nın ilk elde yeterince ikna edici olmadığını söylüyor!

Fed’in “çıkış planı” netleşene kadar faiz politikasında bir değişiklik yapmayacağı görülen MB Başkanı söyleşisinde “son günlerde gelişmekte olan ülkelerdeki panik satışta her türlü varlık fiyatları arasındaki korelasyon artar. Faiz yükselirken, kur artar. Faiz artırım sinyali verince kuru artıyorsunuz. Bu da kısır döngüye yol açıyor! Cari açık sorunu olan ülkeleri bu vuruyor” dedi. Kriz ve piyasa tecrübesi eksikliği bu olsa gerek. Piyasayı, kitaplarda eskide kalmış bazı varsayımlara uydurmaya çalışmak ne kadar akılcı. Hele ki piyasa ne istediğini bu denli net ifade etmişken...

Faiz konusundaki “takıntının” maliyetini daha çok ödeyeceğe benziyoruz. Hele ki bir de buna Suriye-Mısır meselesini Başçı’nın önemli faktöreler arasında saymadığı bir ortamda...

Belki de bir tek BIST yüzde 4.73’lük düşüşün ardından gelen dünkü yüzde 0.10’luk düşüşle bu konudaki fikrini açıkça ifade etti.

DİĞER YENİ YAZILAR