Gazetevatan.com » Yazarlar » İkili Londra’ya sadeleşip gitti

İkili Londra’ya sadeleşip gitti

29 Mayıs 2018 Salı


Başbakan Yardımcısı Şimşek’in ‘Piyasayla inatlaşmayacağız’ mesajından sonra Merkez Bankası uzun süredir beklenen sadeleşmenin 1 Haziran’da başlayacağını duyurdu. Politika faizini GLP ile eşitledi. Yeniden tek faiz dönemine geçti. TL, yüzde 3’ten fazla değer kazandı. Bugün Londra’da yatırımcılarla buluşacak olan Şimşek ve Çetinkaya’nın eli güçlendi

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve TCMB Başkanı Murat Çetinkaya’nın Londra seyahati öncesinde Merkez Bankası’ndan para politikasında uzun zamandan bu yana beklenen “sadeleştirme” adımı geldi. Sadeleştirmeden piyasa katılımcıları çok farklı şeyler algılıyor olabilir. Temelde kast edilen çoklu borç alma/verme faiz oranları yerine tek bir politika faizi ile para politikasının yürütülmesi algılanır. 2008 krizinden sonra Fed’in bant uygulaması bu genellemeyi bir anlamda değiştirse de yine de konvansiyonel merkez bankacılığı tek bir politika faizi ile ‘derdini anlatmayı’ tercih eder. 

 

Kafaları karıştırıyordu

Benzer bir politika da zorunlu karşılıklar için uygulanır. Ancak önceki Başkan Erdem Başçı döneminde zorunlu karşılıklardaki Rezerv Opsiyon Mekanizması (ROM) ile karşılıklar sadece kendi para biriminden değil; diğer para birimlerinden de yatırılma esnekliği getirilirken, TL veya DTH’ların zorunlu karşılıkları için altın bile kullanılır oldu. Başçı’nın ‘icatlarından’ biri de çoklu faiz mekanizmalarıydı.

Gecelik borç alma/verme, haftalık politika faizi ve son zamanlarda “zımni politika faizi” haline gelen Geç Likidite Penceresi (GLP) faiz oranları bunların belli başlılarıydı. Hazine yöneticilerinin bile uzun süre anlamakta zorlandıkları bu yöntemi yabancı bankacılara ve fon yöneticilerine anlatmak hiç de kolay olmuyordu. Üstelik TCMB üzerindeki baskılar nedeniyle, kullanılan araçlar amacından uzaklaşmış, belirsizliği artırmıştı.

Bu sakıncaların en azından bir kısmının bertaraf edilmesi için “tekli politika faizine” geçiş konuşuluyor, Çetinkaya da bu yönde mesajlar veriyordu. Nihayet bu konuda adım atıldı.

Yeni dönem ne getirecek?

- Uzun süreden bu yana unutulan “bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı” yeniden “Merkez Bankası politika faiz oranı” olacak. Bankacılık sistemi temel olarak bu imkan üzerinden fonlanacak. Haftalık repo dışında gecelik fonlama da yapılacak. Gecelik işlemlerde Merkez’in borç alma faizi, açıklanmış olan haftalık repo faizinin 150 baz puan (yüzde 1.5) altı olurken, TCMB’nin gecelik borç verme faizi de haftalık repo faizinin 150 baz puan üstü olacak. 

- Geçtiğimiz hafta GLP faizi yüzde 16.50’ye yükseltilmişti. TCMB’nin dünkü açıklamasına göre 1 Haziran’dan itibaren haftalık repo faiz oranı GLP faizi olan 16.50 olarak uygulanmaya başlayacak. Buna göre de gecelik borç alma faizi yüzde 15.00, borç verme faizi de yüzde 18.00 olacak. Bankalara iletilen açıklamaya göre; gecelik işlemlerin haftalığa dönüşeceği 7 Haziran tarihine kadar da gecelik borç verme ve GLP faiz oranları yüzde 16.50 olarak uygulanacak. Bu geçiş sürecinden sonra yukarıda bahsedilen faiz bantları(!) uygulanmaya başlanacak.  

- Sadeleştirme ile GLP uygulamasından vaz geçilmesi bekleniyordu, ancak öyle olmadı. GLP yine bankacıları hayatında olmaya devam edecek. Ancak onun için de “tarife” açıklanmış durumda. Bankaların saat 16:00-17:00 arasında kullanabilecekleri GLP faizi gecelik borç verme faizinin 150 baz puan üstü olacak. Cari faiz seviyelerini göz önüne aldığımızda bu oran yüzde 19.50 olacak. 

- Açıklamadan anlaşıldığı kadarıyla bundan böyle para politikası kararlarında “tek faiz” açıklanacak. Diğer faizler bu faize göre açıklanmış tarifeye göre otomatik olarak hesaplanacak. Böylelikle en azından algıda “tek faiz” uygulamasına geçilmiş gibi olacak. Bankaların borçlanma ve güniçi limitlerinde değişiklik olmayacak.  

Gerçekten sadeleştik mi?

Para politikasının eskisine göre daha rahat anlatılır, anlaşılır hale geldiği doğrudur. Ancak yeni uygulama da “çoklu faiz” sistemini içeriyor. Yurt dışından TCMB’ye bakan birisinin hangisini politika faizi olarak kullandığını ilk anda anlaması çok da kolay olmayacak, “yerli bir tercümana” halen daha ihtiyaç duyabilecek. Umarım TCMB uygulamaları, bunu daha kolay anlatılır, anlaşılır hale getirecek. Yine bir atak anında bir gün GLP’ye başvurup, diğer günden vazgeçip sadeleştirmeyi yeniden karmaşıklaştırmaz. Eğer yeniden böyle bir dönem gelirse, TCMB’nin son hamlesi ile bir çıt yükseltmeye çalıştığı kredibilitesi bir kez daha ağır darbe alır, bu sefer ortada bir “bahane” de kalmaz.

Daha derli toplu mesaj verebilecek

TÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası dünkü hamlesi ile; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Londra ziyareti sırasında finans piyasaları ile gerilen ilişkilerin yumuşatılması için dün başlayan ziyarette her iki temsilcimizin elini rahatlatacak bir adım attı. En azından piyasalardaki gerilimin yükseldiği dönemde TCMB’nin 300 baz puan faiz artırdığı, “sadeleştirme” ile gerekiyorsa gecelik faizlerin yüzde 18.00’e kadar yükseltilebileceği söylenebilecek. Böylelikle Merkez’in piyasalara daha derli toplu bir para politikası ile gerekli mesajlar verebileceği söylenebilecek. Ancak bu “sıkı para politikasının” yine “sıkı bir mali politika” ile desteklenmesi konusunda neler söyleyebileceklerini hep beraber izleyeceğiz.