Gazetevatan.com » Yazarlar » Piyasaların kaderi Trump’ın elinde

Piyasaların kaderi Trump’ın elinde

23 Ekim 2017 Pazartesi


Piyasalar bu kez Fed’in faiz toplantısına değil başkanına kilitlendi. ABD Başkanı Trump 5 adaydan birini yeni Fed Başkanı olarak açıklayacak. ‘Şahin’ Taylor koltuğa oturursa oynaklığa hazır olun. Yellen veya güvercin bir isim seçilirse biz dahil piyasalar rahatlar
 
Geçen hafta ABD Başkanı Donald Trump, Şubat 2018’de Janet Yellen’in yerine kimi atayacağına karar vermek için adaylarla görüştü. Yellen iddia sitelerinde şimdilik en iyi ikinci aday olarak öne çıkıyor. Jerome Powell da en güçlü aday olarak gündemdeki yerini koruyor.  
“Taylor Kuralı’nın” kuramcısı John Taylor bir diğer kuvvetli aday. Ancak onun kuralına göre Fed, faiz artırmak konusunda hayli geç kalmış durumda. Diğer yandan kriz sırasında da bu kurala göre Fed, bankacılık sitemine yüzde 2.5 civarında üste faiz vermeliydi. Bugünkü koşullar göz önüne alındığında “şahin” olarak algılanabilecek olan Taylor’ın yanı sıra Fed Yönetim Kurulu Üyesi Kevin Warsh ve Ulusal Ekonomik Konsey Direktörü Gary Cohn da diğer adaylar arasında. Cohn’un Beyaz Saray’a yakın olmaya devam etmesi beklenirken, Warsh adı ilk başlarda çok öne çıkmasına rağmen, yavaş yavaş popülaritesini kaybetmeye başladığı konuşuluyor.  
Cumhuriyetçi Trump’ın, Demokratlar zamanında atanmış olan Yellen’i atamayacağı beklentisiyle Powell’ın adı öne çıkıyor. Diğer yandan Yellen “denenmiş” ve piyasaların güvenini kazanmış bir isim olarak halen daha “güçlü aday” olma pozisyonunu koruyor. Diğer yandan New York Fed’in Başkanı olarak Powell’ın atanması, yanına da “dengeleyici unsur” olarak Fed Başkan Yardımcılığı diyebileceğimiz pozisyona da Taylor’ın atanması bir başka ihtimal olarak konuşuluyor. Bu durumda şahin ve güvercin kanatlar arasında denge sağlanabileceği Cumhuriyetçiler ile Demokratlar’ın gönlünün alınacağı dile getiriliyor.  
 
Bahisler tutacak mı? 
 
‘ABD Merkez Bankası olarak kabul edilen Fed’in başına kimin geleceği bizi neden ilgilendiriyor?’ diyecek olursanız, buna ‘Küresel fon akımlarındaki maliyetin ne olacağı, Fed Başkanı’nın izleyeceği politikalara göre yanıt bulacak’ diye cevaplamak doğru olacaktır. 2018’de  cari açığın 35-40 milyar dolar olacağı varsayımıyla; toplam 195-205 milyar dolar fonlama ihtiyacımız olacağını göz önünde bulundurursak, Fed Başkan’ının “şahin” mi, “güvercin” mi olacağının ne denli önemli olacağı ortadadır.  
Bahisler Powell dese de Yellen’in “kanıtlanmış bir aday” olarak şansının halen daha olduğunu düşünsem de muktedir olma mücadelesindeki Trump’ın Fed Başkanı’nı değiştirerek rüştünü ispat çalışmalarına yeni bir kanıt daha eklemek isteyeceğini düşünüyorum. Güvercin Powell’ın gelmesi bizim de dahil olduğumuz gelişen ülke piyasaları için iyi bir haber. Ancak Taylor bu ekibe dahil olacak olursa, oynaklığın artacağı bir döneme hazırlıklı olmakta fayda var. Güvercinin ‘dükkanına’ bir şahinin girdiğini düşünsenize...  
 
BIST’te moral bozulur mu?
 
Hafta sonunda İran ile ilişkili olarak bazı Türk bankaları için ABD’den cezai kararlar geleceğine dair haberler yayınlandı. Bu gelişmeler sonrasında BDDK ve SPK da bu konuda “Elimize ulaşan somut bir karar yok. Türk bankacılık sistemi sağlıklı şekilde yoluna devam ediyor” şeklinde açıklamalar yaptı. Cezaların gelebileceği endişesi bankacılık üzerinde baskı oluşturabilecek. Bu baskının savuşturulup, savuşturulamayacağı ABD ile yapılacak görüşmelere -vize konusundaki görüşmeler de buna dahil- bağlı olacaktır. Cezai yönde gelebilecek haberlerin olumsuz fiyatlamalara neden olabileceği aşikâr. Ola ki bu konuda bir ceza gelmeyeceği yönünde her iki taraftan da gelecek resmi açıklamalar olursa bunların da olumlu yansımaları olacaktır. Teknik olarak BIST’te 110 binli zirveleri hedefleyen bir hareket içindeyiz. Ancak gelebilecek haberle 106.500 puan ilk destek olacak. Geçen haftayı 108.488’den kapatan ve 101 bin-103 binli seviyelerde geride iki önemli boşluk bırakmış bir endeks için 106 bini destek olarak korumayı başarmak önemli olacak.   
 
Euroda dalgalanma sürer mi?
 
İspanya hükümetinin Katalonya yerel yönetiminin yetkilerini elinden alması haberleri sonrasında İspanya’daki durumun yeni bir belirsizliğe evrilmesi ile euronun, dolar karşısında değer kaybettiği ancak bunun şimdilik endişe edildiği kadar olumsuz sonuçlara neden olmayacağı beklentisiyle mutad bantta hareket ediyor. Cuma günü için 1.1848 (50 günlük BHO) önemlli bir direnç seviyesi idi. Gün içinde 1.1858 test edilse de kapanış 1.1779 seviyesinden gerçekleşti.  
Bu hafta için halen daha 1.1840’lı seviyeler önemli direnç seviyeleri olacak. Ancak gerek Powell’ın Fed Başkanlığı için adaylığının güçlenmesi, gerekse de Katalonya’dan gelecek haberlere bağlı olarak hareketlenecek “parite cephesi” bu hafta için piyasaları yoracak indikatörlerden biri olacak. 1.1850’nin aşılamadığı durumda ilk aşamada 1.1680 ve ardından da 1.1640 seviyesi önemli olacak. Bu seviyelerin aşağı kırılması durumunda 1.14’lü seviyeleri konuşuyor olacağız. 1.1850’lerin üzerine çıkacak bir hareket olması durumunda; bunu düşük bir ihtimal olarak görmekle birlikte; 1.2140’ların önünü açacak bir hamle gelebilir.