Gazetevatan.com » Yazarlar » İpucu gelene kadar risk almaya devam

İpucu gelene kadar risk almaya devam

07 Ağustos 2017 Pazartesi


Borsalar rekor üzerine rekor kırıyor. Piyasaların Fed’in bir hamle yapmayacağına dair inançları arttı. Yellen ve Draghi’nin Jackson Hole toplantısındaki mesajlarına kadar risk almayı sürdürecek

Sıcaklar iyiden iyiye arttı, hele İstanbul’da buna bir de nem eklenince hayat çekilmez oldu. Piyasalar yine de bu mevsimden oldukça memnun görünüyorlar. Borsa İstanbul rekor tazelerken, Amerikan Dow Jones endeksi her geçen gün yeni rekor kırmaya; her ne kadar Nasdaq ve S&P 500 desteklemese de devam ediyor.  
Geçen haftanın son gününde ABD’de açıklanan ve beklentilerden iyi gelen Temmuz ayı Tarım Dışı İstihdam (TDİ) verisi de piyasalarda pek fazla endişe yaratmadı. 180 bin kişilik bir artış beklenirken 209 bin kişilik istihdam artışı geldi. 
Ancak piyasalar haftalık çalışma saatlerindeki artışın beklendiği gibi yüzde 0.3 gelmesini bahane göstererek bu veriyle Fed’in bir aksiyon almayacağına inançlarını sürdürmeyi tercih etti. En azından bu ay sonu yapılacak Jackson Hole toplantısına kadar. Draghi ve Yellen’ın katılacağı açıklanan bu toplantıdan gelecek ipuçlarından sonra piyasalar kendisine yeni yön çizmeye çalışacaklardır. 
O zamana kadar risk almaya devam edecekler görünüyor.  
 
Sterlinde düzeltme
 
Yansımaları içeride de görülüyor. 3 Ağustos’ta açıklanan enflasyon verilerine rağmen BIST 100 endeksi 108.648 ile “nominal rekorunu” yeniledi. Tüketici enflasyonu Temmuz ayında beklentilere yakın yüzde 0.15 artış kaydetti. Yıllık bazda yüzde 10.90’dan tek haneye; yüzde 9.79’a geriledi. Geçen yılın Temmuz ayının yarattığı baz etkisi nedeniyle böylesi bir düşüş bekleniyordu. Radikal bir değişiklik olmayacağı varsayımıyla Ağustos’tan başlayarak yine baz etkisi ile çift hanelere dönüş olacak gibi görünüyor. Enflasyondaki asıl çarpıcı olan üretici fiyatlarında yaşanan yükseliş oldu. 
Bunun önümüzdeki dönemde iki ayrı sonucu olabilecek. Ya üreticiler bu maliyet artışlarını, fiyatlarına yükselterek tüketicilere yansıtacaklar. Yok eğer talep koşulları izin vermiyor ve fiyatlarına yansıtamıyorlarsa zararı sineye çekeceklerdir. Piyasalardaki risk hevesini artıran bir diğer unsur da İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) geçtiğimiz Perşembe günü yaptığı toplantıdan 6-2 oranında düşük faizlere devam kararı çıkması oldu. 

 

Draghi’nin yorumlarından sonra Başkan Carney’in faizleri artırabileceği “umuduyla” dolar karşısında 1.3260’lara kadar güçlenen sterlin, karar sonrasında Cuma günü 1.3025’lere kadar geriledi. Sterlinde bu “düzeltmenin” 1.2925 ardından 1.2830’lara kadar devam etmesi olasılığı artmış görünüyor.  
 
Altın fiyatları ne olacak?
 
Donald Trump’ın yaratmış olduğu zafiyet doları vururken, dolar ile fiyatlanan hemen tüm emtia fiyatları yükseliyor. Altın geçtiğimiz Salı günü 1.274 dolar/ons seviyesine kadar yükselmeyi başardı. Ancak 1.285 ve daha da önemlisi 1.305 teknik seviyelerini değil geçmek, buralara kadar gelemeyince gerileme başladı. Altının son yükselişini hiç mi hiç desteklemeyen gümüş de bir anlamda altına ayak bağı oldu. TDİ sonrasında gümüşteki kayıp, altını da bir anlamda aşağı çekti. Euro ile ilgili yukarıda yorumlara ek olarak Dolar Endeksi (DXY) geçtiğimiz hafta 92.55’e  kadar geriledi. 91.75-92.25 önemli bir destek seviyesi. Bu seviyenin kırılmasını beklemiyorum. Hal böyle olunca doların zafiyetinin de bir sonu olacaktır. Eğer doların değer kaybı durursa ki artık bunu bekliyorum; geçen haftayı 1.258 seviyesinden kapatan altının ons fiyatlarının da yeniden 1.240’lı seviyelere gerilemesini bekliyorum. 1.240 seviyesi günlük ama özellikle de haftalık bazda aşağı yönde kırılısa 1.229’daki 200 günlük BHO’nın test edilmesi olasılığı artacak.  
 
Trump doları zayıflatıyor 
 
Bilinçli olarak doların değerini düşürerek, ABD’nin ihracatını desteklemek, ithalatı da pahalılaştırarak düşürmeyi hedefleyen bir politika değil bu. Tamamen Trump’ın “iktidar” ol(a)mamasının yan etkileri bunlar. 10 gün içinde yeni atadığı iletişim direktörünü görevden alması, Rusya ile olan tartışmanın yeni aşamalar kaydetmesi, bu konuda Robert Mueller’in yürüttüğü soruşturmaya dair yaşanan gelişmeler doları vuruyor. Trump konusundaki belirsizliklerin daha da artması, Fed’in de elini bilanço küçültme ve faiz artışları konusunda zayıflattığına dair “haklı” yorumlar artıyor.   
Mario Draghi’nin son açıklamaları, Trump’ın zafiyeti ile birleşince bundan en fazla euro nemalanmışa benziyor. TDİ verisine kadar euro/dolar paritesi euro lehine 1.1907’ye kadar yükselmişti. Cuma günü açıklanan TDİ ile 1.1729’a kadar gerilese de yükselişteki önemli dirençlerden biri olan 1.1770’li seviyelerden haftayı kapatmış olması ‘euro’nun henüz daha ciddi bir düzeltmeye hazır olmadığı şekilde yorumlanabilir. Uluslararası bankaların bir çoğu 1.20 hedeflerinden henüz vaz geçmiş değiller. 1.2140 seviyesi teknik olarak önemli bir direnç. Bu seviyelere doğru bir hareket olacaksa bu hafta içinde olacaktır. Yok eğer olmazsa, düzeltme başlamış demektir ve 1.1665 ve ardından da 1.1545 yeni hedefler olacaktır.   
 
BIST 100’de yeni rekor gelir mi?
 
Daha önceleri yazmış olduğum, teknik analizlere ‘yeterince işkence’ ederek bulduğum 112.800 seviyesi halen daha resmin içinde. Ancak bunlar halen daha “nominal rekorlar” olacaktır. Zira dolar bazında gerçek rekor görebilmek için 5.1 dolar seviyesinin geçilmesi gerekir ki bugünkü şartlar altında hayli zor görünüyor. Bunun için sadece borsaya para girişi yeterli mi? OHAL ve Almanya başta olmak üzere AB ile ilişkilerin restore edilmesi, dış politikada atılacak adımlarla küresel yatırımcılara güven verilirken, içeride de uzun zamandan bu yana askıya alınmış görünen yapısal reformlara dönülmesi gerekir. Bunlar yapılacak olur, hukukun üstünlüğü yeniden tesis edilebilirse işte o zaman gerçek rekorlardan söz etmek mümkün olabilecek. Küresel risk alma hevesi devam ederken, bizde de ‘seçici hisse hareketleriyle’ BIST yükselişini sürdürmeye çalışıyor. Bu çabanın bu hafta da devam etmesini beklemek hata olmaz. Eğer bir düzeltme veya kısa vadeli bir geri çekilme olursa 104.500 seviyesi ilk önemli destek seviyesi olacak.