Gazetevatan.com » Yazarlar » Dolar 3.50’nin altına iner mi?

Dolar 3.50’nin altına iner mi?

20 Şubat 2017 Pazartesi

Son haftalarda piyasamıza para girişi var. Tahvil ihraçlarına ilgi yoğun. Pozitif havayla dolar/TL’de ilk aşamada 3.58 ve 3.55 seviyeleri resmin içine girecek. Yabancı yatırımcıların iştahını kabartan Borsa İstanbul’da çıkış sürecek. Sonrası kâr satışlarını beraberinde getirecek


Dolar/TL kurlarının gevşediği, Hazine’nin 10 yıllık eurobond ihalesinin yüksek talep gördüğü, BIST’in de yükselişle kapattığı bir haftayı geride bıraktık. Geçtiğimiz hafta dolar/TL teknik analiz açısından kritik olan 3.6635 (50 günlük Basit Hareketli Ortalama BHO) seviyesinin altında bir kapanışla 3.6370 seviyelerinden kapandı. Geçtiğimiz hafta başında; daha doğrusu son iki haftadır; 3.6250-3.6450 seviyelerinin test edileceğini yazmıştım.

Haftasonu Cumhurbaşkanı, dolar/TL kurunun 3.50’nin altına inebileceğini öngördüğünü basın ile paylaşmış. Yaşanan düşüşte Türkiye Varlık Fonu’nun kurulmasının etkili olduğunu ileri sürmüş. Evet, son haftalarda finansal piyasalarımıza bir giriş var. Bunda gelişen ülke piyasalarına yıl başından bu yana giren 4 trilyon dolardan bize düşen payın bir etkisi mutlaka olmuştur. Borsaya girişlerden de görüyoruz. Her ne kadar yabancılar, yurt içi tahvil piyasasından çıkıyor olsalar da; yurt dışı ihraçlara ilgi sürüyor.

Geçen hafta Hazine’nin yaptığı

10 yıllık eurobond ihracına 3.25 milyar dolar talep gelirken, satış tutarı 1.25 milyar dolar oldu. Bu ilginin oluşmasında gelişen ülke piyasalarına olan ilginin yanı sıra, asıl Merkez Bankası’nın uzun bir direnme sürecinden sonra “işgören faizi”; yani ağırlıklı fonlama faizini; Ocak başındaki yüzde 8.28’den geçtiğimiz Cuma günü itibariyle yüzde 10.38’e yükseltmesinin etkisi çok daha büyük oldu. Bu olmasaydı, diğer faktörlerin hiçbiri, kurun cari seviyelere düşmesini sağlayamazdı.  

Piyasalarda bunlar olurken Viranşehir’de patlama oldu. Üzücü olay İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “Çok uzun zamandır memlekette patlama, çatlama olmuyor, derslerini veriyoruz” açıklamasının üzerinden gün geçmeden geldi. Terör örgütleri mesaj mı vermek istiyorlar bilinmiyor. Diğer yandan referandum öncesi artmasından endişe edilen terör yeniden mi baş veriyor endişeleri depreşiyor. Bu endişelerin “şimdilik” piyasaları etkilemesini beklemiyorum. 

Yabancıların BIST’e ilgisi sürecek mi?

BIST 100 endeksinde 2 hafta önce belirttiğim 89.850 hedefi halen resmin içinde. Bu seviyenin test edilmesi ihtimali yüksek. Ancak aşılıp, yeni yükseklerin görülmesi, 22 Mayıs’ta yakalanan 93.398 zirve seviyesinin test edilip, aşılması bence düşük ihtimal. Neden derseniz, temelde borsanın yükselmesini sağlayacak ekonomik temellerde soru işaretleri var, yeni bir hikayemiz yok. Ancak yurt dışından ucuz kaldığımız için gelen; geldiğinden daha da hızla piyasayı terk edebilecek; fonlar sayesinde yaşanan bu yükselişin devamı için farklı dinamiklerin devreye girmesi gerekiyor. Diğer yandan “hızlı çocukların” fonları dolar bazında BIST 100’de 11 Ocak’ta görülen 1.98 dolar seviyesinden, geçtiğimiz Cuma gününe kadar geçen 27 iş gününde yüzde 23.75 getiri elde etmiş durumda. Çok önemli bir getiri bu. Eğer bahsetmiş olduğum 89.850 ve 3.55 dolar/TL seviyeleri görülecek olursa geçtiğimiz Cuma gününü dolar bazında 2.45 seviyesinde kapatan BIST 100 endeksi dolar bazında 2.53 seviyesine kadar yükselebilecek. Bu seviye yüzde 27.8 getiriye tekabül ediyor. Aynı zamanda bu seviye Mayıs 2013 ve Ocak 2015’ten bu yana gelen düşüş trendine de denk geliyor (arada 200 günlük BHO geçilmiş olması kaydıyla). Bu trend ilk denemede aşılamayabilir, bir kâr realizasyonu gelebilir. 8 Şubat’tan bu yana 88.500 civarında salınan borsada yorulma emareleri de yok değil. Dolar/TL kurunun 3.60’ın altına inmesi dolar bazında yüzde 25’ten fazla para kazananların aklına “kâr cebe yakışır” özlü sözünü getirebilir. 

Merkez’in reeskont kararı nasıl etkiler?

Piyasaları asıl etkileyecek haber Cuma günü Merkez Bankası’ndan geldi. Toplamı 5.5 milyar dolar ulaşan Merkez Bankası kaynaklarından kullandırılan döviz kazandırıcı reeskont kredilerine TL ile ödeme “kolaylığı” getirildi. Yapılan açıklamada; “1 Ocak 2017’den önce kullandırılan ve 31 Mayıs 2017’ye kadar vadesi dolacak olan ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredilerinin, kredi vadesinde ödenmesi kaydıyla geri ödemelerinin TL olarak da yapılabilmesine imkân tanınmıştır. Bu işlemlerde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nca 2 Ocak 2017 tarihinde ilan edilen döviz alış kurları (dolar için 3.5338) esas alınacaktır” deniliyor. Bu kararla vadelerinden dolayı 4 milyar dolarlık bir tutar dolar yerine, TL ile ödenebilecek. Bu karar daha önce açıklanmış Eximbank’ın TL ile ödeme imkânını “tamamlayıcı” nitelikte. Getirilen düzenleme ile TCMB döviz rezervlerini artırmaya yönelik bu uygulamadan 31 Mayıs’a kadar vazgeçiyor. İhracatçılara dövizlerini 31 Mayıs’a kadar ister spot, ister vadeli piyasada daha yüksek kurdan satıp, 3.5338’den TL ile kapatmalarına imkân sağlanıyor. Bir anlamda arbitraj kârı imkânı getiriliyor. Eğer krediyi kullanmış olanlar gerçekten döviz kazanmışlarsa bunu piyasaya döviz arzı olarak getirebilecek. Bu da döviz satışlarını cazip hale getirecek. Bu avantaj 3.5338 seviyesine kadar devam edeceğinden, daha aşağıya inmesi durumunda doğrudan dolar ödemesi yapılacağından (hatta piyasadan daha ucuza alıp) bu seviye bir anlamda 31 Mayıs’a kadar adeta dolar/TL’de dip seviyesini zımni olarak tespit edecektir. Bu nedenle bu seviyenin altına inilmesi zor. İnilse bile altında kalınması daha da zor olacaktır. Yok eğer döviz kazanamamışlar, kapatmaları gereken döviz taahhütlerini karşılamak için piyasadan döviz talep edeceklerdiyseler; onların da talep yönlü baskısı ortadan kalkacağından, dolaylı bir fayda sağlanacak. Referandum öncesinde iş dünyasına sağlanan bu “şeker” yıl başından, 17 Şubat’a kadar kredilerini geri ödeyenlerde net bir haksızlık duygusu yaratacaktır. Taahhütlerini 3.80-3.90’dan dolar alarak kapatmış olanların uğradığı zarar tazmin edilecek mi? Bu net değil.

İlk hedef 3.58 seviyesi

Yukarıda da belirttiğim üzere 50 günlük BHO’nın altındaki bir kapanış 3.6250-3.6450 bandına getirdi kurları. TCMB’nin attığı adımdan sonra bu seviyelerin altına inilmesi olasılığı da yükseldi. Sırada ilk aşamada 3.5835 ve ardından 3.5525 seviyeleri resmin içine girecektir. Bu düşüşün önümüzdeki iki hafta içinde görülmesi, sonrasında yeniden yükselişe geçen dolar endeksinin (DXY Cuma günü 100.95’ten kapandı) de etkisiyle gelişen ülke para birimlerine baskı yeniden başlayacaktır. DXY’ın “baskısını” hissedilmeye başladığı durumda 3.6675 ve 3.7140 ilk dirençler olacaktır. Bu arada ‘sepet kur’ da geçtiğimiz Cuma günü 3.7412 ile 3.7728’den geçen 50 günlük BHO’nın altında bir kapanış yaptı. Yeni hedefi 3.6790 gibi görünüyor. Paritenin 1.06’nın altına düşmesi durumunda bu seviyenin test edilmesi olasılığı artacaktır.