Gazetevatan.com » Yazarlar » Nasıl veda ederiz?

Nasıl veda ederiz?

26 Aralık 2016 Pazartesi

Yeni yıl ne getirecek bilinmez ama piyasalar 2016’yı iyimser kapatmayı arzu ediyor. Dolarda 3.50’nin altı görülür, BIST de umutları taze tutabilir


Trump ve Brexit sürprizleri küresel piyasalarda mini depremler yaratırken, içerideki 15 Temmuz darbe girişimi, Suriye’de yaşananlar ve içeride patlayan ve nice insanımızın hayatına mal olan bombalar da mini depremler yarattı. Bu depremlerin artçıları devam ediyor ve korkarım 2017’de de sürecek. 2017’de bizi nelerin beklediğine dair tahminlerimi önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşacağım. Bugün yılın son haftasnın nasıl geçeceğine bir göz atalım.  

Öncesinde geçtiğimiz haftanın iki önemli olayını hatırlayalım. Sadece finansal piyasaları ve ekonomiyi değil, orta uzun vadede ülkenin geleceğini yakından ilgilendiren Rus Büyükelçi’nin suikastı çok önemli bir olaydı. Türk-Rus ilişkileri adına talihsiz bu olayın hemen ardından tarafların yaptıkları “İkili ilişkileri baltalamaya yönelik bu eylem, ilişkilerimizi etkilemeyecektir” açıklamaları şimdilik olumsuz etkileri bertaraf etmişe benziyor. Ancak tarih boyunca bir elçinin öldürülmesi; ilgili ülkeler arasında her zaman tatsızlıklara hatta savaşlara yol açmışken, bu suikastın kısa vadede değilse de orta-uzun vadede olumsuz etkilerinin olmayacağını varsaymak hata olacaktır. 

Yeni zirveler olur mu?

Diğer önemli gelişme de Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun (PPK) politika ve bant faizlerini sabit tutmasıydı. Geçtiğimiz haftaki yazımda

50 baz puanlık bir artış beklediğimi, bunun da dolar/TL kurunu 3.50’lerin altına çekebileceğini 0-25 baz puan arasındaki bir hamlenin yeni yükseklerin ve hatta zirvelerin önünü açacağını yazmıştım. Faizlerde değişiklik yapılmadığı kararının

açıklanmasından sonra dolar/TL kurunda 3.5425’lere kadar bir hareket oldu ancak yeni zirve görülmedi. Şimdilik... 

Merkez Bankası piyasa beklenti ve tahminlerinden ayrı olarak büyümeyi önde tutan bir karar almış durumda. Ancak bunun 3. çeyrekte eksi 1.8 olarak açıklanan büyümeyi, yılın son çeyreğinde değilse bile, yeni yılın ilk çeyreğinde pozitif etkileyip, etkilemeyeceğini hep birlikte göreceğiz. İçinde bulunduğumuz ve bu hafta itibariyle bitireceğimiz 2016 son çeyreği yüzde 2’li rakamlarda pozitif bir büyümeye sahne olabilir. Ancak bunun

TCMB’nin faiz politikasından çok; önümüzdeki yıl otomobilde ÖTV ve kur artışlarının fiyatlara yansıyacağı endişesi ile öne çekilen talepten kaynaklandığını; bunun özellikle ilk çeyrekten “çalınmış büyüme” olduğunu bir yerlere not etmekte fayda var. 

PPK’nın faiz oranlarını sabit tutması, önümüzdeki yılın ilk çeyreğindeki yatırım ve tüketim kararları konusunda ne kadar etkili olacak, bunu ancak Nisan ayı ortasında ilk çeyrek verileri açıklandığında göreceğiz. Ancak bunun çok da “istenen seviyede” olacağına dair ciddi şüphelerim var.

Neyse, önümüzdeki yıla dair tahminlerde bunlara değineceğim. Bu haftaya gelince... 

BIST 100 için 78.250 kritik

BIST 100 için bu seviye (200 günlük BHO) kritik idi, Çarşamba günü 78.203 görüldü ve dönüldü. Bu hafta yılın son haftası itibariyle de bu seviye önemli olacak. Bu seviyenin üzerindeki yıllık kapanış 2017 için umutları taze tutacaktır. Ancak bu seviye korunmazsa; ki benim tahminim korunamayacağı yönünde; ilk aşamada 76.420 (50 günlük BHO) ardından da 75.600 seviyeleri test edilecek ve büyük olasılıkla yıl da bu seviyelerden kapanacak diye düşünüyorum. 78.250 şu veya bu şekilde aşılırsa 79.200 seviyesi resmin içine girecektir ancak bu olasılığın hayli düşük olduğunu düşünüyorum.

Dolar/TL 3.50’nin altında kapatır mı?

Bizim piyasalarımızın en fazla merak ettiği konuların başında bu soru geliyor. Geçtiğimiz hafta PPK’dan 50 baz puanlık bir artış gelmiş olsaydı, 3.4650, hatta 3.4250 seviyelerinden yılı kapatma ihtimalimiz vardı, üstelik hiç de az değildi. Piyasa katılımcılarının bir çoğu dolar/TL kurlarının geri gelmesi konusunda istekliler. Döviz borçlusu şirketler bilançolarının yıl sonu itibariyle daha az kur zararı yazmak için onlara borç vermiş bankalar da şirketlerin daha az problemli bilançoları olması adına düşük kurları tercih ediyor. Yeni yılda ne olacak bilinmez ama en azından yılı “makul” seviyelerden kapatma adına bunu “arzuluyorlar”. TCMB’den gelebilecek ufak bir desteği kullanarak bunu başarmaya da hazırlardı, olmadı. Bu destek gelmedi. Yine de dolar/TL kurunda 3.50’nin altında bir yıl sonu kapanışı bekliyorum. 

Merkez’den destek gelir mi?

2011 yılının son gününde 1.9203’e kadar yükselmiş olan dolar/TL kurunun bilançolara olumsuz yansımalarını azaltma adına hiç de beklenmedik şekilde Merkez Bankası döviz piyasalarına müdahale etmiş ve kuru 1.8536’ya kadar indirmiş, yıl kapanışı 1.8902 seviyelerinden gerçekleşmişti. O gün bugündür piyasalar yılın son gününde TCMB’den böylesi bir hamle gelir mi diye bekler oldular. Bu yıl için de az da olsa böylesi bir beklenti var, yok değil. Ancak böylesi bir müdahale geleceğini ben kendi adıma beklemiyorum. Zira böylesi bir müdahale bu yılı kurtarsa da beraberinde çoklu sorunu getirecektir. Bunların ilki;

önümüzdeki yıl sonlarında da benzer müdahaleler beklenir olacak. Bir diğeri de müdahale edilmiş yıl sonu kuru ile hazırlanmış bilançoların; vergi tarafı bir yana; finansman sağlayanlarca makul bir “düzeltme” ile yeniden hazırlanıp, ona göre değerlendirmesi gerekecektir. Bu arada TCMB’nin “kur manipülasyonu” ile suçlanması da cabası... 

Mekez’in rezervlerini de göz önüne aldığımızda böylesi bir müdahale ihtimali düşük. Eğer

30 Aralık günü boyunca bir müdahale gelirse, piyasa katılımcılarının bunu alım fırsatı olarak değerlendirmeleri olasılığı, hayli yüksek.