Gazetevatan.com » Yazarlar » Ya bir de Fed faizi artırırsa?

Ya bir de Fed faizi artırırsa?

31 Ekim 2016 Pazartesi


 

Piyasalar bu hafta ABD Merkez Bankası’nın faiz toplantısına dikkat kesilecek. Fed’den sürpriz beklenmezken, ‘İyi ki de pas geçecek’ dedirtiyor. Dolarda da düzeltme olabilir.

Bu hafta piyasalar açısından en fazla beklenen 1-2 Kasım tarihlerinde yapılacak Fed Açık Piyasa Komite (FOMC) toplantısı olacak. Piyasaların beklentisi; keza benim de; bu hafta yapılacak toplantıda “pas geçilmesi” ve Aralık ayında 25 baz puanlık bir artış ile yılın kapanması... Piyasa katılımcılarının yüzde 70’inden biraz fazlası Aralık ayında bir faiz artışı geleceğini düşünüyor.  

Haziran ayındaki toplantıda faiz artırması gerektiğine inanan biri olarak, geç olsa da hiç olmamasından evladır diyerek Aralık ayında ben de bir faiz artışı geleceğine inanlardanım.

Piyasada sadece beklentiler değil, fiyatlamalar da bu olasılığın yaklaştığını gösteriyor.

ABD 5, 10 ve 30 yıllık tahvil getirilerinin hepsi geçtiğimiz hafta itibariyle 200 günlük Basit Hareketli Ortalamaları’nın (BHO) üzerine çıktılar ve haftalık kapanışları ilgili BHO seviyelerinin oldukça üzerinde gerçekleşti.

Bu durum bizim de içinde bulunduğumuz gelişen ülkeler, evrenindeki fiyatlamaları olumsuz etkiliyor. Gelişen ülke paraları değer kaybederken, borsalardaki hisse fiyatları gerilerken gelişen ülke piyasaları endeksi 50 günlük BHO’nın altında haftayı kapattı) tahvil getirileri de yükseldi. 10 yıllık tahvil getirilerimiz de “çift haneye” çıkarak haftayı kapattı. Bileşik yüzde 9.98’den geçen 200 günlük BHO’nın üzerinde gerçekleşen 10.09’luk kapanış bu hafta için çok da iyi bir haber değil. Bu hafta dışarıda Fed’in yanı sıra içeride Ekim ayı enflasyon verileri de açıklanacak. Geçtiğimiz toplantıda “pas geçen” ancak enflasyon raporunun açıklandığı toplantıda sonuna yaklaşılsa da “sadeleştirmenin” sonuna gelindiğini ancak sona ermediğini söyleyen TCMB’nin elini rahatlatacak bir veri geleceğini beklemiyorum. 

ABD verileri gelecek

Haftanın son gününde ABD’den Eylül ayı Tarım Dışı İstihdam (TDİ - NFP) verisi açıklanacak. Beklenti 175 bin kişilik bir istihdam yaratılması. 150 binin altında, 200 binin üzerinde  bir veri gelmedikçe, piyasalarda bu veriye bağlı önemli bir fiyatlama olmayacaktır. Dışarıdaki finansal gelişmelerin yanı sıra içeride Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına denk gelen yeni bazı OHAL uygulamaları Resmi Gazete’de yayınlandı. Üniversitelerde YÖK’ün etkisinin azaltılacağı vaatlerine karşın, rektör seçimlerinin iptal edilmesi; avukatlarla görüşmelerin izlenebileceğine yönelik uygulamalar hem bugünkü ortamı hem de gelecekte daha demokratik bir ülkede yaşama hayallerine ket vuran gelişmeler olarak kayda geçecektir. Kısa vadede etkisi olmaz diyebileceğiniz bu ve benzeri uygulamaların, uzun vadede mutlaka olumsuz etkilerini hissedeceğiz. 

*YAŞASIN CUMHURİYET

ABD tahvilleri takip edilmeli

Geçtiğimiz haftayı teknik olarak önemli olan yüzde 1.72 getiri seviyesinin üzerinde kalan ve 1.85’ten kapatan ABD 10 yıllık tahvil getirileri için yeni hedef yüzde 1.98 seviyesi. Hadi 2.00 diyelim... Yüzde 1.70’in altına yakın vadede (iki hafta içinde) inilmedikçe yön yukarı olacak. Sadece 10 yıllıklar için mi? 5 ve 30 yıllıklar için de yön yukarı. ABD tahvil getirilerinin yükselmesi, sadece bizim piyasalarımız üzerinde etkili olmayacak. Yurt dışında ihraç edilmiş eurobondların fiyatları düşerken (getirileri artarken), bankaların ve şirketlerin yurt dışından borçlanma maliyetleri artacaktır.  Aralık’taki toplantıya da şurada ne kaldı? Gerekli hazırlıkları yapmak için çok da uzun bir süre değil.  

Dolar geri çekilir mi?

PİYASA beklentileri bu hafta yapılacak Fed toplantısından bir faiz artışı gelmeyeceği yönünde. Buna rağmen dolar/TL kuru geçtiğimiz Cuma günü 3.1273 ile tarihi zirvesini “yeniledi”. Bu artışta birçok sebep var ancak bunların hepsini tek bir kelime altında toplayabiliriz: Belirsizlik. Teknik olarak 3.1250 önemli bir eşikti. Burası test edildi, kapanış bazında altında kalındı. Belki daha da önemlisi 3.2709’u test eden ve kendi tarihi zirvesini yenileyen sepet kurun 3.2590 ile 3.25’ün üzerinde kapanış yapmış olmasıydı. Yeniden 3.1250’lerin üzerine doğru bir atak gelmediği durumda (Euro/dolar paritesinin 1.0930’ün üzerinde 1.0984 ile haftayı kapatmış olması da destekleyecektir) dolar/TL’de 3.0925 ve hatta 3.0750 seviyelerine doğru kısa sürebilecek, cılız düzeltmeler görebiliriz. Kalıcı bir düzeltme için yapılanlardan çok daha farklı şeylerin gerektiği görülüyor. Hele ki “Varlık Barışı’ndan” da beklenen girişlerin olmayacağı varsayımı ile... Eğer Fed faiz artışı için Aralık

ayını beklemezse küresel piyasalar için sürpriz olacak (Fed’in yapmasını ben dahil kimse beklemiyor sanırım) bu hamle nedeniyle dolar/TL’de (ve de sepet kurda) yeni zirvelere hazır olun derim. Yeni zirve için ilk aday 3.1660. Bu seviyeye nasıl gelineceği önemli. Eğer hareket hızlı olur ve bu seviye kısa sürede görülecek olursa kalıcı olma ihtimali azalacaktır. Ardından bir düzeltme gelir. Yok yavaş, sindire sindire çıkılır ise bu durumda yeni zirve adayı 3.22 olacağa benziyor. Benim beklentim 3.1250’nin bu hafta korunması.

BIST’in kafası karışık

Fed’i adeta hiç mi hiç ka’ale almayan bir seyir izliyor Borsa İstanbul tarafı. Ağustos ortasından bu yana neredeyse yatay seyrini sürdüren BIST 100 endeksi için aşağıda 77.700 ilk, 77.250 seviyesi ikinci aşamada önemli olacak. Kur tarafındaki düzeltmeler BIST’e kısa süreli destek verse de bana göre BIST’in piyasalara ödemesi gereken bir “diyet” var. Faiz ve kur tarafı gelişmeler karşısında değer kaybederken, BIST tarafı inatla cari seviyelerini korumayı başardı.  

Ne kadar devam edecek, doğrusunu isterseniz ben de merak ediyorum. Diğer gelişen ülke piyasalarından çok geride kalmış olabiliriz ancak sadece değerlendirmelere bakılarak bir kıyaslama yapmaktan öte faktörlerle bir arada yaşıyoruz. BIST 100’ün tüm bunları fiyatladığından çok emin değilim. Dolar bazında 2.60 doların üzerine (Cuma günkü kapanış 2.52) çıkılmadıkça kalıcı bir yükseliş için umutlu olmanın pek bir anlamı yok. Aşağıda 2.30 dolar seviyesi önemli bir destek olacak.

ABD seçimleri kritik

HILLARY Clinton’ın -mail skandalında yeni bir aşamaya geçildi. FBI’ın; başkan adayı Clinton’ın danışmanının eşinin bilgisayarında maillerinin bulması başkanlık yarışında dengeleri değiştirecek mi? Bu kadar kısa sürede bir sonuç alınamasa ve Clinton seçilse bile başkan olduktan sonra bu konu gündemdeki yerini koruyacak, piyasalarda gereksiz bir volatiliteye sebep olacağa benziyor. Hillary Clinton’ın görevden uzaklaştırılma tehdidi altında olacağı konuşuluyor.