‘Sarıkaya yargılanmalı!’

İLKER AKGÜNGÖR / VATAN HABER MERKEZİ |  04 Ağustos 2016 Perşembe - 2:30 | Son Güncelleme : 04 08 2016 - 2:30

Savcı Ferhat Sarıkaya’nın itiraflarının ardından, cezaevinde intihar eden Van 100. Yıl Üniversitesi Genel Sekreteri Enver Arpalı’nın ailesi, “Babamız bu terör örgütünün ilk şehidi. Sarıkaya mutlaka yargılanmalı” dedi.


Savcı Ferhat Sarıkaya’nın itiraflarının ardından cezaevinde intihar ederek hayatına son veren Van 100. Yıl Üniversitesi Genel Sekreteri Enver Arpalı’nın ölümü tekrar gündeme geldi. Haksız yere tutuklanmayı onuruna yediremeyerek intihar eden Enver Arpalı ardında emekli öğretmen eşi Necmiye, akademisyen olan çocukları Didem ve Çağlar Arpalı’dan oluşan gözü yaşlı bir aile bıraktı.

‘İlk şehit babamız’

Enver Arpalı’nın VATAN’a konuşan ailesi babalarının FETÖ/PDY yapılanmasının şehit ettiği ilk kişi olduğunu söyledi: “Bu çok talihsiz bir süreç. Hukuki süreç AİHM’de devam ediyor. Biz evlatları olarak çok üzülüyoruz. Acı içindeyiz. Babamız cesaretli, vatanseverliği ile çalışkanlığı bizim gözümüzde bir kahramandı. Biz yiğit ve kahraman bir şehit verdik. Babamızı şehit olarak görüyoruz. FETÖ’nün şehit ettiği ilk kişi babamız Enver Arpalı’dır. Arpalı Ailesi, Savcı Ferhat Sarıkaya’nın yargılanması gerektiğini belirtiyor: “Babamız çok gururlu bir insandı. Onun için intihar etti. Olayın hukuki boyutu devam ediyor. Biz olayı bireyselleştirme taraftarı değiliz. Babamız vefat ettiği zaman zaten Savcı Sarıkaya’yı vicdanımızda affettik. Ancak bu süreçten bu kadar kolay kurtulabileceğini düşünmüyoruz. Bu vicdanları yaralayan bir durum. Ferhat Sarıkaya’nın kesinlikle yargılanması gerekir.”

Ölümü iddianameye girdi

Öte yandan Enver Arpalı’nın ölümü Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen FETÖ/PDY Çatı iddianamesine de girdi. 73 şüpheli bulunan iddianameye göre 13 Kasım 2011’de intihar eden Arpalı’nın ölümü iddianamede ‘Örgütün uyguladığı ve ölümle sonuçlanan cebir ve şiddet’ olaylarından biri olarak yer aldı. İddianamede Enver Arpalı’nın çok basit bir iddia üzerine hakkında hiçbir delil olmadığı halde tutuklandığı ve bunu hak etmediğini düşünerek utancından intiharı seçtiği belirtildi.

4 ay mahkemeye çıkarılmadı

Dönemin Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya, Van 100. Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne malzeme alımında yapılan yolsuzlukla ilgili ’çete kurmak, ihaleye fesat karıştırmak ve evrakta sahtecilik’ suçlarından soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında aralarında Rektör Yücel Aşkın ile Genel Sekreter Enver Arpalı’nın bulunduğu 10 kişi 11 Temmuz 2005’te tutuklanarak cezaevine kondu. Tutuklular arasında bulunan ve 4 aydır mahkemeye bile çıkarılmadan hapis yatan Genel Sekreter Enver Arpalı, 13 Kasım 2005’te cezaevinde kendini asarak intihar etti. Arpalı’nın ölümünden iki gün sonra iddianame hazırlandı ve mahkemece kabul edildi. Açılan dava neticesinde yapılan yargılamada Rektör Yücel Aşkın dahil tüm sanıklar beraat etti.

‘Abimi bunlar katletti’

Arpalı’nın kardeşi Dursun Arpalı ise “Abimi bunlar katletti” vurgusu yaparken şöyle konuştu: Pensilvanya’dan aldıkları talimatlar doğrultusunda milletin  evini yıktılar. Gururumuzla oynadılar. Toplum bize farklı gözle bakmaya  başladı. Bunların mutlak suretle adaletin önünde hesap vermesini istiyoruz. İlahi adalet yerini bulacaktır. Avukatlarımızla süreci takip edeceğiz.

 

Avcı: İlk operasyondu

Cemaat operasyonu sonucu cezaevine girdiğini açıklayan eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, 2010’da yayımlanan Haliç’te Yaşayan Simonlar kitabında Arpalı’nın hayatını kaybettiği davayı, “Van Rektörü Yücel Aşkın neden cemaatin hedefiydi bilmiyorum; ama o olay cemaatin adli sistemi kullandığı ilk operasyondu” diyerek anlatmıştı.

Aşkın: Gecikmiş bir itiraf bu...

Savcı Sarıkaya’nın itiraflarını değerlendiren Van 100. Yıl Üniversitesi Eski Rektörü Yücel Aşkın, “Gecikmiş bir itiraf. Çok geç kalındı ancak yine de önemli. Umudumu yitirmedim ama bu kadar çabuk deşifre olacağını tahmin etmiyordum” dedi. Aşkın Sarıkaya’nın ihaleye fesat karıştırdığı iddiasına yargı önünde belgelerle cevap verdiğini ihalenin bir önceki rektör döneminde yapıldığının ortaya çıktığını söyledi. Aşkın, fişleme raporlarının, isimsiz ihbarlar, askeri istihbarat, YÖK’ten geldiğini kendinin böyle bir çalışma yaptırmadığını belirtti.

‘Tehlike şimdilik geçmedi’

Resmi koleksiyoner olduğunu söyleyen Yücel Aşkın tarihi eser kaçakçılığıyla ilgili 2014’te ikinci kez beraat ettiğini belirterek, “Kamuoyu bilsin ki iddia edildiği gibi ne yapılan bir yolsuzluk ne de benim tarafımdan fişlenme durumu var” dedi. Aşkın darbe girişimiyle ilgili olarak, “İlk dalganın atladığını düşünüyorum ama kuşkusuz tehlike geçmedi” diye konuştu.  

ETİKETLER