‘Milli para’ ile tasarruf faiz baskısını azaltacak

07 Eylül 2018 Cuma - 2:30 | Son Güncelleme : 07 09 2018 - 2:30

TBB Başkanı Hüseyin Aydın, mevduat düzenlemesinin milli parayı teşvik edeceğini belirterek, bu sayede dolarizasyonun azalacağını ve böylece kredi faizleri üzerindeki baskının azalacağını söyledi


Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Hüseyin Aydın, mevduat getirisine vergi düzenlemesinde temel hedefin, milli para ile tasarrufun teşvik edilmesi olduğunu belirterek, “Düzenlemenin, banka bilançolarının para birimleri itibarıyla zaman içinde dengeye gelmesi ve dolarizasyonun belirli ölçülerde azaltılması yönünde de katkısı olacağını düşünüyorum” dedi.

Geçtiğimiz hafta Resmi Gazete’de yapılan düzenlemeyle Türk Lirası mevduatlarının faiz getirisinden yapılan vergi kesintisi düşürülmüş, döviz mevduatlarında artırılmıştı. Aydın, yeni düzenlemeyle TL mevduat sahiplerine cari faiz oranlarından yaklaşık 2 puan daha yüksek getiri imkanı sağlandığını aktararak, ayrıca 1 yıl ve daha uzun vadeli TL mevduatta gelir vergisi stopaj oranının sıfıra indirildiğini söyledi.

Baskı azalacak

Öte yandan, yabancı para mevduatı getirisinin, artırılan vergi oranlarıyla cüzi de olsa daha düşük olacağına işaret eden Aydın, “Bu düzenlemedeki temel hedef, milli para ile tasarrufun teşvik edilmesi. Hem milli parayla tasarruf, hem de milli parayla daha uzun vadeli tasarruf destekleniyor. Düzenleme sayesinde, TL mevduat sahipleri faiz oranlarını yukarıya çekmeden daha iyi getiri imkanı elde etmiş olacak. Böylece, dolaylı olarak kredi faizleri üzerindeki baskı da kısmen azalacaktır” diye konuştu.

Aydın, mevduat sahibinin yabancı paradan TL’ye geçişinin bu düzenlemenin de etkisiyle artması durumunda, kurlar üzerindeki baskı azalacağı için faiz oranlarında aşağı yönlü bir düşüşe katkı sağlanmış olacağını ifade etti. Aydın, şunları söyledi: “Buna ek olarak düşen döviz kuru ve güçlenen TL, enflasyonun gerilemesinde etkili olacak ve bu da nominal faiz oranlarının düşüşüyle sonuçlanacaktır. Yine toplam fayda yüksek olacak.”

Finansman yükü azalır

Aydın, kredi faiz oranları üzerinde yukarı yönlü baskı azalırsa kredi borçlularının finansman yükünün artmayacağını ve ekonomik faaliyetin olumlu etkileneceğini dile getirdi. Mevduatta daha uzun vadenin, bankaların vade uyumsuzluğunun ve faiz riskinin daha etkin yönetilmesine imkan vereceğini vurgulayan Aydın, “Böylelikle bankaların vade uyumsuzluğunu azaltmak için yurt dışından uzun vadeli borçlanma ihtiyacı azalacaktır” ifadelerini kullandı.

Bilançolara TL dengesi gelecek

TBB Başkanı Aydın, mevduat getirisine vergi düzenlemesinin, mevduat ve kredinin para birimlerine dağılımı üzerinde nasıl bir etki yaratacağına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Yeni düzenlemenin bilançodaki para birimi dağılımına da zaman içinde olumlu yansıyacağını anlatan Aydın, şunları kaydetti: “Bilançolarımızda hali hazırda yabancı para cinsinden mevduatın döviz kredilerinden daha yüksek olduğunu biliyoruz. Yabancı para cinsinden mevduat/döviz kredisi rasyosu yaklaşık yüzde 90 seviyesindedir. Üstelik mevduat dışı kaynakların çok önemli bir kısmı da yabancı para cinsinden. Bu da beraberinde, aktifin ağırlıklı olarak TL olması nedeniyle swap ihtiyacını doğuruyor. Bu düzenleme, söz konusu dengesizliğin de belirli ölçülerde giderilmesine imkan sağlayabilir. Bu düzenlemenin, banka bilançolarının para birimleri itibarıyla zaman içinde dengeye gelmesi ve dolarizasyonun belirli ölçülerde azaltılması yönünde de katkısı olacağını düşünüyorum.”

Döviz mevduatı 835 milyon $ azaldı

Bankacılık sektörünün toplam mevduatı, geçen hafta 51.9 milyar lira artarak 2.2 trilyon liraya yükseldi. Merkez Bankası (TCMB) tarafından Haftalık Para ve  Banka İstatistikleri yayımlandı. Bu dönemde bankalardaki TL cinsi mevduat yüzde 2.34 azalışla 1 trilyon 26 milyar liraya gerilerken, yabancı para (YP) cinsinden mevduat yüzde 6.37 artışla 1 trilyon 97 milyar lira oldu. Bankalarda bulunan YP mevduatı geçen hafta 835 milyon dolar azalarak 184  milyar 64 milyon dolara geriledi.

Krediye düzenleme baskıyı sınırlayacak

Hüseyin Aydın, kredi bakiyesi 15 milyon doların altında olan şirketlerin, döviz gelirleri yoksa döviz kredisi kullanamayacağını anımsattı. Anapara ve borç toplamı 15 milyon doların altında kalmak üzere döviz cinsinden ve dövize endeksli kredilerin orijinal nitelikleri ile yapılandırılabileceğini de söyleyen Aydın, “Böylece borcu olan işletmeler cari döviz kurundan dövize dönmek zorunda kalmayacak. Bu durum döviz talebi yoluyla döviz kuru üzerinde baskıyı sınırlandıracaktır” diye konuştu.

ETİKETLER