‘Konut kredisinin faizi gelir vergisinden düşsün’

MELTEM KARA |  03 Ağustos 2018 Cuma - 2:30 | Son Güncelleme : 03 08 2018 - 2:30

Konut sektörü temsilcileri, Bakan Albayrak’ı ziyaret etti. Konutta arz fazlası olduğunu ilk kez resmi olarak dile getiren sektör temsilcileri, sıfır konut satışını artıracak taleplerini iletti. En dikkat çeken öneri çalışan kesimden alınan gelir vergisinin kredi faizinden düşmesi oldu.


Gayrimenkul sektörünü temsil eden 3 önemli dernek GYODER, İNDER ve KONUTDER, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı ziyaret ederek, Türkiye ekonomisinin lokomotifi inşaat sektöründe yaşanan finansal sorunları masaya yatırdı. 
 
KONUTDER Başkanı Altan Elmas, İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım ve GYODER Başkan Yardımcısı Ersun Bayraktaroğlu’nun katıldığı yaklaşık 45 dakika süren görüşmede, Bakan Albayrak’a konut satışlarını ivmelendirmek için alınabilecek acil önlemlere yönelik bir sunum yapıldı. Görüşmenin temelinde, sıfır konut satışını teşvik edecek uygulamalar vardı. Konut sektörü temsilcileri, ekonomide yaşanan faiz ve döviz artışının inşaat sektörüne direkt etki ederek sektörü durma noktasına getirdiğini
belirtirken, inşaat sektörünün en kısa zamanda finansman kaynağına ihtiyacı olduğunun altı çizildi.
 
Sıfır konut vurgusu
 
Çarşamba günü Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda gerçekleşen görüşmenin perde arkasına VATAN ulaştı. Görüşmenin gündemi, sıfır konut satışını artırmak için gereken adımların atılmasıydı. Konut satış hızı yavaşladığı için sektörde arz fazlasının oluşmaya başladığına vurgu yapan dernek başkanları, konut sektörün talebin halen yüksek olduğunu ancak satışların sıfır konut yerine ikinci ele kaydığını belirterek, ikinci el yerine birinci el satışın artması için bazı öneriler sundu. Bu önerilerden ilki çalışan ve ilk evini alacak kesimi ilgilendiriyor. Görüşmede, çalışanlardan kesilen gelir vergisinden konut kredisi faizinin mahsup edilmesi talep edildi. Yani, konut kredisi kullanan bir çalışan vergi ödemek yerine, konut kredisinin faizini ödemiş olacak. Bu öneri, ilk ya da ikinci evini alacak kesim için talep ediliyor. Böylece genç kesimin hem yeni, daha sağlıklı konutlarda oturması sağlanmış olacak hem de konut talebi ikinci elden sıfıra yönlendirilebilecek. Sunulan ikinci öneri de sıfır konut alımında faiz sübvansiyonunun yapılması oldu. 
 
Bu arz fazlası en erken 4-5 yılda eritilebilir
 
Konut sektöründe son yılların en çok tartışılan konularından biri konut stoku. Sektörde arz fazlasının olduğu yıllardır dile getirilse de satışların hızlı olması, arz fazlasının da büyük rakamları ifade etmediği için konut stokunun bölgesel olduğu belirtiliyordu. Ancak sektör temsilcileri ilk kez sektörde arz fazlası olduğuna dair ciddi bir yorum yaptı. 
Son 15 yılda 7.5 milyon konut üretilen Türkiye’deki konut sahipliği oranının ortalama yüzde 60 seviyesinde olduğunu dile getiren KONUTDER, İNDER VE GYODER’in başkanları, Bakan Berat Albayrak’a sundukları raporda 1 milyonu bitmiş, 1 milyonu devam eden toplam 2 milyon konut arzı olduğunu ifade ettiler. Her yıl 600-650 bin civarında birinci el konut satışının gerçekleştiğine işaret eden başkanlar, “Yılda ortalama 1 milyon 350 bin adet konut satılıyor ve bunun yüzde 45’ini oluşturan 600-650 bin adet konut birinci el olarak satılıyor. Bu piyasa ve rakamlardan gidilirse bitmiş konut stoku en iyi ihtimal ile 1.5 yılda eritilebilirken arkadan gelen inşa halindeki 1 milyon konut da yine 
1.5 yıl gibi bir sürede eritilebilecektir. Bu da sektörün 3 yıl boyunca mevcut piyasa koşullarında büyük bir arz fazlası ile yoluna devam etmesi anlamına gelecektir. Faizlerin yükselmesi neticesinde gerçekleşen satışlardaki gerileme bu süreci 4 veya 5 yıla taşıyabilecektir” bilgisini paylaştılar.
 
900 bin sıfır konut hedefi
 
Sektörü temsil eden 3 dernek tarafından hazırlanan ve Bakan Albayrak’a sunulan raporda, sektördeki finansal sorunların çözülmesine yönelik alınacak tedbirlerle 1. el konut satışının toplam satışın içinde yüzde 65’e çıkarılabileceği vurgulandı. Yıllık yaklaşık 900 bin adet birinci el konut satışına ulaşılmasıyla mevcut bitmiş stokun 1 yılda, inşa halindeki stokun da 2 yılda eritilebileceğini içeren raporda, “Söz konusu çözümle birlikte orta vadede konut sahiplik oranı yükselir ve yapı kalitesi de artar” denildi. Kentsel dönüşüm odaklı sağlıklı bir konut politikası için birinci el üretimin satın almada tercih avantajı, çalışan kesimin uzun vadeli borçlanarak konut edinimi ve konut kredi piyasasının menkulleştirilmesinin çok önemli olduğu vurgulandı.
 

ETİKETLER