Türkiye'de sıfırdan üretilecek

AA |  13 Mayıs 2021 Perşembe - 17:33 | Son Güncelleme : 13 05 2021 - 17:33

Sputnik V'nin Türkiye'de üretilmesi, dışa bağımlılığın azalması açısından önem taşıyor.


Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın Türkiye'nin Rusya'dan 6 ay içinde 50  milyon doz Sputnik V aşısı almak için anlaşma imzaladığını, üretimin Türkiye'de  yapılacağını ve bu aşının Türkiye'de kullanımı için acil onay verildiğini  duyurması, gözleri Sputnik V aşısına çevirdi.
 
Gamaleya Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Araştırma Enstitüsü tarafından  geliştirilen ve "Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF)" tarafından fonlanan bir aşı  olan Sputnik V, adını 1957 yılında uzaya fırlatılan ilk Sovyet uzay aracından  aldı.
 
Türkiye, Sputnik V aşısına kullanım onayı veren 63. ülke oldu. Diğer  ülkeler arasında, Hindistan, Meksika, İran, Gana, Sri Lanka, Sırbistan ve  Filistin yer alıyor.
 
"Vatandaşlarımız bir tereddüt yaşamasın"
Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları  Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, AA muhabirine, Sputnik V aşısının  etkinliği, olası yan etkileri ve avantajları hakkında açıklamalarda bulundu.
 
Sputnik V'nin, yeni jenerasyon özelliği taşıyan viral vektör bir aşı  olduğunu anlatan Balık, "AstraZeneca ve Johnson & Johnson aşıları gibi bir viral  vektör aşı. Koronavirüsün spike proteni, adenovirüslere yükleniyor ve bu protein  insan vücuduna taşınıyor. Bu şekilde bağışıklık sistemi spike proteine karşı  antikor geliştiriyor ve korunma sağlıyor. Yani taşıyıcı olarak vücutta etkisi  olmayacak başka bir virüs kullanılıyor. Kovid-19'un bağışıklık oluşturacak spike  proteinleri, adenovirüs yoluyla vücuda veriliyor. " dedi.
 
Aşının Faz 3 çalışma sonuçlarının geçen şubat ayında Tıp Dergisi  Lancet'te makale olarak yayımlandığını dile getiren Balık, bu çalışmada  etkinliğin yüzde 91,6 olarak açıklandığını söyledi.
 
Aşıyı geliştiren ekibin lideri Denis Logunov'un, her iki dozu da alan  kişilerde aşının etkinlik oranının yüzde 97,6 olarak tespit edildiğini  duyurduğunu aktaran Balık, hem Faz 3 sonuçları hem de saha çalışmalarının aşının  etkin olduğunu gösterdiğini ifade etti.
 
Balık, ilk başlarda Batı ülkelerinin söz konusu aşıya kuşkuyla  yaklaştığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
"Rusya'nın yeterli bilgilendirme yapmadığı ifade edildi. Sputnik V,  AstraZeneca aşısına benzer bir aşı, son derece de iyi bir aşı. Dünyada en yaygın  kullanılan 3-4 aşıdan biri. Sputnik V, dünyada 62 ülkede ruhsatlı. Ruhsatlı  olduğu ülkelerde çok yaygın kullanıldığı halde bugüne kadar hiçbir ülkeden bu  aşıyla ilgili bir sorun açıklanmadı.
 
Dolayısıyla ülkemizde uygulamaya girdiğinde bu aşıyı yaptıracak olan  vatandaşlarımız bir tereddüt asla yaşamasın. Şu ana kadar ülkemizde kullanılan ve  kullanılacak olan bu aşı son derece güvenli ve etkili aşılardır. Hangi aşı  gelirse gelsin, sırası gelen vatandaşımız geciktirmeden aşısını olsun."
 
"Cilt tahrişi, baş ağrısı ve yorgunluk dışında hiçbir yan etki yok"
Balık, inaktif aşılara benzer yan etki gösteren Sputnik V'nin,  BioNTech gibi mRNA aşılarına göre biraz daha düşük yan etkileri bulunduğunu  söyledi.
 
Prof. Dr. Balık, Rusya Federal Sağlık Denetleme Ajansı Roszdravnadzor  tarafından, aşılama sonrasında şimdiye kadar aşı yapılan cilt bölgesinde  kızarıklık, şişlik, baş ağrısı ve yorgunluk dışında hiçbir yan etkinin  görülmediği yönünde açıklama yapıldığını dile getirdi.
 
"Sputnik V aşısı, 2-8 derecede saklanabiliyor"
Sputnik V aşısının da kullanımda olan diğer aşılar gibi 2 doz olarak  yapıldığını aktaran Balık, "Ancak diğer vektör aşılarından farklı olarak daha  güçlü bir bağışıklık sağlamak amacıyla ikinci dozda farklı adenovirüsler  kullanılıyor." bilgisini verdi.
 
Prof. Dr. Balık, BioNTech aşısının eksi 70 derecede saklanması  gerektiği için taşınmasında ve uygulanmasında lojistik problemler yaşanabildiğine  işaret ederek, Sputnik V ile Sinovac aşılarının 2-8 derecede saklanabildiğini  söyledi.
 
Uygulanan Kovid-19 aşıları arasında etkinlik açısından karşılaştırma  yapılamayacağını belirten Balık, aşıların birbirleriyle karşılaştırıldığı  etkinlik çalışmalarının henüz bulunmadığını belirtti.
 
Balık, "Bu nedenle kesin olarak 'biri daha iyi' demek doğru olmaz ama  kendi tecrübelerimize ve dünyadaki verilere dayanarak, bağışıklığı zayıf olan  kişilerde mRNA aşılarının daha iyi yanıt verdiğini görüyoruz." dedi.
 
"Aşının Türkiye'de üretilecek olması çok önemli"
Rusya ve Türkiye arasında yapılan anlaşma ile aşının Türkiye'de  üretilecek olmasının çok büyük önem taşıdığının altını çizen Balık, şunları  kaydetti:
"Rusların Sputnik aşısı Brezilya'da, Endonezya'da, Meksika ve  Türkiye'de üretilecek. Genellikle firmalar dolum sözleşmesi yapıyor. Ancak  Türkiye-Rusya arasında yapılan anlaşma, aşının dolum şeklinde, üretilmesi  şeklinde değil. Aşı, Türkiye'de sıfırdan üretilecek. Dolayısıyla bizim hem ilaç  sanayimize hem de bilim insanlarımıza büyük ölçekli milyarlarca doz aşıyı  üretebilme yetisini de kazandıracağı için çok değerli. Çünkü bu aşıyı üretiyor  olmak başka aşılar için de elimizi güçlendirecek bir bilgi kazandıracak.
 
Kovid-19 salgını, aşı üretiminin ne kadar stratejik olduğunu bir kez  daha gösterdi. Bir ülke aşı üretemiyorsa, aşı tedarikinde sıkıntılar yaşayabilir  demektir."
 
Balık, Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, bu ay içinde  Rusya'dan bir miktar hazır aşı alınacağı, üretimin ise sonbahara doğru  başlayacağını ifade ederek, "Yerli aşımızın yanı sıra Sputnik aşısını da üretmeye  başlamamız dışa bağımlılığımızın azalması açısından önemli." ifadesini kullandı.
 
Sputnik V aşısının, yeni jenerasyon aşılardan olduğu için her yerde  üretilebilecek aşı türlerinden olmadığının, en ileri teknoloji gerektirdiğinin  altını çizen Balık, Türkiye'deki fabrikalardan birinin altyapısının buna uygun  olduğunu ve bu nedenle aşının güvenli şekilde üretilebileceğini bildirdi.