Savur, NOBEL’e savurdu

İLKER AKGÜNGÖR / VATAN HABER MERKEZİ |  08 Ekim 2015 Perşembe - 2:30 | Son Güncelleme : 08 10 2015 - 2:30

2015 Nobel Kimya Ödülü’nü Mardin Savur doğumlu, okuma yazma bilmeyen bir anne ve babanın 8 çocuğundan biri olan Prof. Dr. Aziz Sancar (69) DNA ve kanser ilişkisiyle kazandı. Ödülü ABD’li Modrich ve İsveçli Lindahl ile paylaştı


İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından verilen Nobel ödülleri açıklandı. Nobel Kimya Ödülü’ne Mardin doğumlu Amerika’da yaşayan Türk profesör Aziz Sancar (69) ile ABD’li Paul Modrich ve İsveçli Tomas Lindahl layık görüldü. Prof. Dr. Aziz Sancar, 2006’da edebiyat dalında Nobel kazanan Orhan Pamuk’tan sonra ikinci, bilimsel alanda ise kazanan ilk Türk oldu. Aziz Sancar, kanser tedavisinde ‘ritmik saat’ buluşunu yaparak dünya çapında tanınmıştı.

DNA onarımını haritalandırdı

Nobel Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre; Sancar, Lindahl ve Modrich  2015 Nobel Kimya Ödülü’nü, hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde kazandı. Bilim insanları Sancar, Modrich ve Lindhal’in kazandığı 8 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 3 milyon TL) para ödülü, Alfred Nobel’in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık’ta Oslo’da düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek.

Anne-babasının okuma yazması yok

Aziz Sancar, 1946’da okuma yazma bilmeyen ancak çocuklarını okutmak için mücadele eden sekiz çocuklu bir anne ve babanın oğlu olarak Mardin’de dünyaya geldi. 8 kardeşin 7’ncisi olan Sancar, 1963’te girdiği İstanbul Tıp Fakültesi’nden 1971’de mezun oldu. Sancar mezun olduktan sonra doğduğu Mardin Savur’da iki yıl köy doktorluğu yaptı.

Sancar, bir röportajında köy doktorluğu yaptığı günlerini, “Bazen köy doktorluğunu sürdürmediğime pişman oluyorum. O yıllarda bir doktor, halkın yaşamını muazzam şekilde değiştirebilirdi” demişti.   Kuzey Carolina’da Chapel Hill’de yaşayan Sancar çifti, Türk öğrenci ve akademisyenlere yardımcı olmak için kurdukları Aziz ve Gwen Sancar Vakfı (AGS Foundation) ile faaliyetlerini yürütüyorlar.

‘Başarımın kaynağı memleketim’

Prof. Dr. Sancar, Nobelprize.org muhabirine, “Haberi telefonda eşim öğrendi. Sakin olabilmek için elimden geleni yaptım. Türkiye’de kutlayacaklarına eminim. Dolayısıyla ülkem için ayrıca gurur duyuyorum” diye konuştu. Daha sonra bir TV kanalına konuşan Sancar, “Kendim ve  memleketimin adına çok sevindim. Çünkü bana çok güzel öğretim veren kendi memleketimdir. Bana olağanüstü tıp eğitimi verdi ve o buradaki başarımının kaynağı oldu. O bakımdan ana vatanıma çok minnettarım. Türk milletine sevgi ve selamlarımı iletiyorum” dedi.

Prof. Dr. Sancar, ödül sonrası açıklamasında, “DNA onarımı bazı kanser türlerinin tedavisinde önemli bir katkı sağlayacak. Bu mekanizma üzerinde 35 yıldır çalışıyorum. Tıp alanında bir ödül alırım diye düşünüyordum” dedi.  Prof. Dr. Aziz Sancar, Mardin’deki ailesini ise şöyle anlattı: “İlk ve orta okulu Savur’da, sonra lise olmadığı için liseyi Mardin’de okudum. Annem ve babam okuyup yazamasalar bile çocuklarını okutmaya çok önem verirlerdi. 8 kardeşin hepsi üniversiteden mezun olduk” dedi.

Hangi çalışma Nobel getirdi?

1970’lerde Thomas Lindahl’in yaptığı çalışmalar sonucunda insan DNA’sının her gün Güneş’ten gelen ultraviyole ışınlar, serbest radikaller ve diğer kanserojen maddeler nedeniyle zarar gördüğü ortaya çıktı. Aziz Sancar, ultraviyole ışınlar nedeniyle hasara uğrayan DNA’nın hücreler tarafından nasıl onarıldığını gösteren bir şema oluşturdu. Paul Modrich ise hücrelerin, bölünme sırasında hatalı DNA’ları nasıl düzelttiğini belirledi.

Koç Vakfı ödülünü aldı

Bilimsel çalışmalara devam etmek için Amerika’ya giden Sancar, Dallas’taki Teksas Üniversitesi’nde doktorasını moleküler biyoloji dalında DNA onarımı üzerine 1977’de tamamladı. Dr. Sancar, Yale Üniversitesi’nde yine DNA onarımı dalında doçentlik tezini tamamladı. 1982 yılında Kuzey Carolina Üniversitesi Chapel Hill’de Biyokimya ve Biyofizik alanlarında, DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi ve biyolojik saat üzerinde çalıştı. 288 makale ve 33 kitap yayınladı. Prof. Sancar aynı zamanda ABD’de Ulusal Bilimler Akademisi, Amerikan Sanat ve Bilimler Akademisi ve Türk Bilimler Akademisi üyeliklerine seçildi. Sancar, 2007’de Vehbi Koç Vakfı tarafından verilen 10 bin liralık ödülü kazandı. 1997 yılından bugüne Amerika Birleşik Devletleri North Carolina-Chapel Hill’de North Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü’nde görev yapan Prof. Sancar, gerçekleştirmiş olduğu 410’dan fazla bilimsel makale ve bu makalelere yapılan 12 binden fazla atıfla, bilimsel araştırmada eşine az rastlanır bir başarıya imza attı. Sancar, halen yıllık 800 bin dolar bütçesi ve 13 bilim insanının çalıştığı bir laboratuarı yönetiyor.

“Şu anda Türkiye’ye dönemem”

Prof. Dr. Sancar, şu aşamada çalışmaları nedeniyle Türkiye’ye dönemeyeceğini belirtti: “Şu anda Türkiye’ye dönmeyi düşünmüyorum. Çünkü burada büyük bir araştırma programım var. Bu programı Türkiye’ye taşımak mümkün değil. Sık sık Türkiye’ye geliyorum. En son 9 Eylül’de İzmir Biyotıp ve Genom Enstitüsü’nün açılışı için Türkiye’deydim.”