LGS'de ağlatan sorular bu havuzdan seçildi!

08 Haziran 2021 Salı - 12:16 | Son Güncelleme : 08 06 2021 - 12:35

LGS sınavında öğrencilerin önüne hiç beklemedikleri sorular geldi, son yılların en zor matematik sorularıyla karşı karşıya kaldılar. Sınavda 40 soru için 80 dakika süre verilmişti. Ancak bu süre öğrencilere yetmedi. Hatta soruları anlamakta bile zorlandılar. Birçok çocuk sınav sonunda hüsran yaşayıp ağladı. Peki LGS'de öğrencilere sorulan sorular nasıl hazırlanıyor? Eğitimcilerin matematik sorularıyla ilgili değerlendirmeleri ne?


Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına giren 1 milyon 243 bini aşkın aday, özellikle matematik testindeki 20 soruda çok zorlandı. Peki LGS’de ortaokul son sınıf öğrencilerine yöneltilen 90 soru nasıl hazırlanıyor? İşte sınav havuzuna atılan testlerin öğrencinin önüne gelene kadar yolculuğu:
 
ÖNCE HAM SORULAR OLUŞTURULUYOR: Milli Eğitim Bakanlığı geçtiğimiz yıldan itibaren sınav güvenliği için İSO 27001 ve İSO 9001 bilgi güvenliği ve kalite yönetimi standartlarına göre soruları ve sınavları hazırlıyor. Öncelikle o yıl için her dersten Bakanlığın kadrosunda olan öğretmen ve alan uzmanları ham soruları oluşturuyor.
 
ARDINDAN SORULAR İNCELENİYOR: Ardından yine bu alanlardan en az 3 akademisyen ile alan uzmanı ve en az 2 ölçme ve değerlendirme uzmanı bu soruları inceliyor. Soruları inceleyen ekipte mutlaka bir Türkçe alanında yetkin uzman bulunuyor.
 
AKADEMİSYENLERİN KONTROLÜNDE: Sınav hazırlık sürecinde akademisyenler denetiminde ve kontrolünde yapılıyor. Bu her alanda en az 3 profesör ve doçentin olduğu alan uzmanları arasında en az 2 ölçme değerlendirme uzmanı ve en az 2 Türkçe hocası yer alıyor. Tüm akademik kadro İstanbul ve Ankara’daki üniversitelerden seçiliyor.
Soruların ham haline bakıp inceleyen ekip, öğretmenlerle birlikte soruların son haline getirilmesi için çalışıyor, soruları şekillendiriyor.
 
HER TESTİN 15 KATI SORU HAVUZA: Bir sınavda bir ders için 20 soru sorulacaksa bunun 10 veya 15 katı iyice incelenip, sorulabilir görüldükten sonra “soru havuzuna” atılıyor. Örneğin 20 matematik sorusu sorulacaksa 200-300 soru bu havuzda yerini alıyor.
 
ZOR, KOLAY VE ORTA SORULAR: Her ders için zor, kolay, orta kolaylıkta sorular belirleniyor. Sınava 40 gün kala her alandaki bu sorular ‘havuz’a atılarak, kapalı şekilde ve özel güvenlikle dijital ortamda matbaaya gönderiliyor.
 
SORULARI GÖRENLER SINAV HAPSİNDEKİLER: Matbaaya girmeden önce her derste örneğin LGS’de Türkçe, TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Yabancı Dil, Matematik ve Fen Bilimleri derslerine ait testler doçent ve profesör düzeyinde hocaların denetiminden onayından geçmeden soru havuzuna alınıyor. Uzmanlar “havuza” atılan soruların zorluk derecelerine ve tamamına bir bütün olarak bakıp, değerlendiriyor.
 
MATBAADA KAPALI KALIYORLAR: Matbaaya her dersten bir ya da iki alan uzmanı olmak üzere toplam 11 uzman ve matbaa işçileri giriyor. Bu ekip 40 gün burada kapalı kalıyor, yakınları ile temasları kesiliyor, cep telefonları ve diğer tüm iletişim araçlarını kullanmaları yasaklanıyor. Bütün çalışanlar sınav bittikten bir saat sonra matbaadan çıkabiliyor. 
 
 
EĞİTİMCİLERİN SORULAR İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRMELERİ
 
Pazar günü yapılan sınavda ‘Matematik ve Fen Bilimleri’ derslerinden sorulan toplam 40 sorunun çözümü için 80 dakika süre verilmişti. Ancak bu süre öğrencilere yetmedi. Soruları anlamakta bile güçlük çeken öğrencilerin çoğu çözme safhasına geçemedi. Çok konuşulan 2021-LGS matematik sorularını branş öğretmenleri ve eğitimcilere sorduk. İşte yorumlar:
 
SON YILLARIN EN ZORU
 
* Hakan Pişkiner (matematik öğretmeni-soru yazarı): Son yılların en zor ve en uğraştırıcı matematik testi diyebilirim. Geçen yıllarda Türkiye ortalaması 2.5-3 iken bu sene daha da düşecek gibi. Matematik testinde 3-4 tane kolay, 7-8 tane orta, 7-8 tane de çok zor soru vardı. Dengeli bir sınav değildi. Soruları çözmeye başladığınızda net sonuca ulaşamıyorsunuz. En sona gelince deneme yaparak cevabı bulmaya çalışıyorsun. Hem vakit olarak hem de psikolojik olarak çocukları çok yordu. Çoğu öğrenci soruların hepsine bakamamış bile. Öğretmenlerin bile takılmadan çözebilecekleri sorular değildi.
 
MATEMATİKTEN SOĞUTUYOR
 
Böyle zor sınavlar çocukları matematikten soğutuyor. Çalışan çocuk da yapamadığı zaman “Ben bu dersi yapamıyormuşum” diye düşünüyor. Biz çocuklara dersi sevdirmeye çalışırken, bir sınavla yapamadıklarını düşünerek tamamen bırakıyorlar. Bir de bu çocuklar 1.5 yıldır okula gitmiyorlar. Uzaktan eğitimde sayısal derslerin anlaşılması zaten daha güç. Bu bir sıralama sınavı, tabii ki zor soru sorulacak. Ancak zor soruların hepsinin matematikten olması yanlış. Böylece öğrencilerin ileriki dönemde yönelimi de sayısaldan çok sözele oluyor. Full çekenlerin de sayısı düşecektir. Yapanın da alnından öpmek lazım.
 
MATEMATİKÇİLERİ BİLE YORDU
 
* Simge Sayın (matematik öğretmeni): 13-14 yaşında öğrencilerin yapabileceği sorular değildi. Normalde her matematik sorusuna 2 dakika ayrılması gerekiyor. Ancak kesinlikle bu sürede çözülebilecek sorular değildi. Çünkü bazı sorular çok uzundu. Bu yüzden soruyu okuyup, anlayıp, daha sonra ne yapacağını planlayıp cevaplayabilmeleri çok zor. Birçok kazanımı aynı anda ölçmeyi hedefliyor. Bu durumda da çocuk neyi kullanacağını ya da hangi sırayla kullanacağını kestiremiyor. Tüm öğrencilerim süre sorunu yaşamışlar zaten. Birçok matematik öğretmeni veya mühendis arkadaşımın da çözmekte zorlandığı sorular vardı. Birkaç soru TYT (Temel Yeterlilik Testi) ayarındaydı. Zaten matematik zorluyordu çocukları. Zor sorularla bu dersle olan bağları iyice kopma noktasına geldi.
 
MÜFREDATTA YOK SINAVDA VAR
 
Örneğin bir karenin içerisine yerleştirilmiş eşkenar üçgen sorusu vardı. O soruda müfredattan çıkarılmış bir konu var. İki daire grafiği sorusu vardı. Orada da iki grafikteki bağlantıyı kurması çocukların çok zor. Soruyu dahi anlamamışlar.
 
ÜNİVERSİTE SINAVINDAN ZOR
 
* Salim Ünal (eğitim uzmanı): Sınavda uygulanan tüm derslerin benzer nitelikte sorular olması gerekiyor. Her testte zorluk kolaylık seviyesini belirleyen soruların dengeli bir dağılımının olması gerekiyor. Normalde öğrencilerin cevaplandırabileceği nitelikte sorular yöneltilmesi gerekirken son birkaç yıldır, özellikle yeni nesil soru kalıplarına geçildiğinden bu yana matematikte çok kasan ve zaman kaybettirici, öğretme ortamında da yüzleştirmediğimiz yani doğrudan öğretilmeyen sorularla öğrencileri terbiye etmeye çalışmak çok sağlıklı bir yöntem değil. Yeni nesil soruların daha farklı yeterlilikler ve beceriler gerektirdiği aşikâr. Ancak zaten matematik gibi ülkece zorlandığımız bir branşta böyle zorlu bir sınavla çocukların sabrını ölçmek doğru bir yaklaşım değil. Bir sınavda soruların çok kolay olması da çok zor olması da doğru bir yaklaşım değil. 8’inci sınıf öğrencisinin kapasitesi bellidir. Bu çocuklara okulda verdiğiniz müfredat da bellidir. Dolayısıyla tüm seçici soruları o branşın içine yüklemek yanlış. 20 sorunun 10’u zorsa o test doğru bir test değildir. Üniversite sınavındaki soruların bundan daha basit çıkacağına eminim. TYT’ye dünkü sınava giren çocukları sokun, daha iyi sonuçlar elde edebilirler. Nuran Çakmakçı/ Abdullah Şanlı-Hürriyet