Geri Dön
EkonomiBu adama Borsa’da jübile yaptıracak otorite yok mu?

Bu adama Borsa’da jübile yaptıracak otorite yok mu?

Mecnur Çolak ve ekibi son keriz silkelemede 100 milyon liralık vurgun yapmış

İstanbul Borsası’ndaki son keriz silkeleme operasyonunun altından yine Mecnur Çolak çıktı. Bugüne kadar tam 23 kez maniplasyon suçundan ceza alan, Borsa yasaklısı damgası yiyen ancak bir şekilde piyasanın içinde kalan Mecnur Çolak, bu kez de 8 ayrı hisse senedinin fiyatını spekülatif olarak yükseltmek ve sonra da küçük yatırımcılara bu hisseleri devretmekle suçlanıyor. Dün manipülasyon suçu kapsamında 35 kişi gözaltına alınırken 47 kişinin de bu operasyonla ilgisi olduğu gerekçesiyle hesaplarına blokaj kondu.

Nasıl düğmeye basıldı

Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) 9 ay önce İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda (İMKB) manipülasyon yapıldığı şeklinde bir ihbar yapıldı. SPK, gelen ihbardaki bilgilerin doğruluğunu ortaya çıkarınca Sarıyer Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Savcılık talimatı üzerine İstanbul Mali Suçlar Şubesi de devreye girdi. Mali polis ismi geçen kişiler hakkında teknik ve fiziki takip yaparken SPK da polis ile eş zamanlı olarak bu kişilerin İMKB’deki işlemleri ile bankalardaki hesap hareketlerini izledi.

Polis, şebekeye yönelik yaptığı araştırmalarda küçük yatırımcıyı zarara uğratan oluşumun başında Altın Borsası eski Başkanı ve Bumerang Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğurlu ile eski futbolcu Mecnur Çolak’ın bulunduğunu belirledi.

Daha önce de birkaç kez aynı suçtan gözaltına alınan ve geçen yıla kadar borsa yasaklısı olan Mecnur Çolak’ın teknik takibinde şebekenin çalışma yöntemlerini de belirledi.

Size para kazandıralım

İddiaya göre Uğurlu ve Çolak, kendi hesaplarından işlem yapmadı. Bu kişiler, parası olan işdamları ve futbolculardan, “Size para kazandıralım. Siz de kazandığınız orandan bize pay verin” diyerek para aldı. Alınan bu paralar ile İMKB’de işlem gören küçük hisseler seçildi. İşlem hacmi çok düşük olan bu şirketlerin hisseleri ucuz fiyattan satın alındı. Daha sonra bu hisselerin işlem hacmi ve fiyatı yükseltildi. Burada devreye çetenin anlaştığı aracı kurum çalışanları girdi. Aracı kurum elemanları ise küçük yatırımcıya çetenin işlem yaptığı hisseleri tavsiye ederek, “Bu kağıt kısa sürede çok pirim yapacak. Bu kağıdı sizin adınıza alalım” dedi.

Böylece çok ucuza alınan hisseler yüksek fiyata gelince küçük yatırımcıya satıldı. Çete vurgun yaparken; elindeki hisseleri hızla değer kaybeden küçük yatırımcılar büyük zarara uğradı.

İçeriden bilgi de almışlar

Çetenin bir diğer vurgun yöntemi ise bazı şirketlerin faaliyetlerini takiple oldu. İMKB’de hissesi bulunan şirketler her faaliyetlerini Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirmek zorunda. Bu bilgi ise KAP tarafından kamuoyuna duyuruluyor. Hissenin değerini etkileyecek şekilde bilgiyi KAP’a bildirecek şirketlerdeki bazı kişilerin bu bilgiyi KAP’tan önce şebekeye aktardığı ve şebekenin de söz konusu hissede pozisyon aldığı belirlendi. Bu durumda SPK’nın ‘insider trading’ adnıı verdiği suç ortaya çıkıyor.

Şebeke üyelerinin kendilerine bu bilgileri veren kişilere para verdikleri de tespit edildi. İMKB’de vurgun yapan çetenin her işlemleri SPK tarafından izlenirken; İstanbul Mali polisi de zanlıların tüm görüşmelerini buluştukları yerlerde kameraya kayıt etti. Telefonları dinlenen zanlıların yüz yüze görüşmeleri böylece kayıt altına alınarak birbirleri arasındaki menfaat ilişkisi belgelendi.

Todor Jivkov’un zulmünden kaçtı

Mecnur Çolak Bulgaristan’da Türkler’in yoğun olduğu Razgrad kentinde 1967 yılında doğdu. Todor Jivkov döneminde uygulanan asimilasyondan kaçarak ailesiyle Türkiye’ye göç etti. 23 yaşında Sarıyer kulübünde futbol oynamaya başladı.

Gösterdiği başarılı performansla 1993-94 sezonunda Fenerbahçe’ye transfer oldu. İki sezon Fenerbahçe’de oynadıktan sonra Denizlisyor’a transfer oldu. Adanademirspor ve Beykozspor’da da futbol oynadıktan sonra 1998 yılında aktif futbola veda edip merak saldığı Borsa’ya yöneldi.

Tüm gayrimenkullerine lüks otolarına el kondu

Operasyon kapsamında BDDK, SPK ve MASAK koordineli çalışırken Tapu Daireleri’nden de yardım alındı. Gözaltındaki 35 kişinin otomobillerine, gayrimenkullerine, bankalardaki parasına ve hisse senedi varlıklarına blokaj kondu. Çetenin elebaşı olarak kabul edilen Mecnur Çolak’ın oğlu Adnan Çolak da gözaltına alınanlar arasında. Çolak’ın vurgundan elde ettiği paralar ile Ferrari Porsche gibi lüks araçlar satın aldığı ve plakalarının da ADN olduğu dikkat çekti. Gözaltındakilerin vurgun parası ile aldığı düşünülen lüks araçlar da otoparka çekildi.

TSPAKB: Olumsuz örnekler basında çok yer buluyor yerli yatırımcı borsanın potansiyelinden yararlanamıyor

DÜNKÜ gözaltılarla ilgili olarak Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği’nin Başkan Attila Köksal imzalı açıklaması ise kamuoyunun tepkisini çekti. Köksal çok sınırlı sayıdaki olumsuz örneklerin basında geniş yer bulmasını eleştirdi ve şunları söyledi: “25. yılına giren Borsamız, gelişmekte olan ülke borsaları arasında çok önemli bir konuma gelmiş ve özellikle yabancı kurumsal yatırımcıların en gözde piyasaları arasına girmeyi başarmıştır. Ancak çok sınırlı sayıdaki olumsuz örneklerin basında geniş yer bulması nedeniyle yerli yatırımcımız hisse senedi yatırımından korkmuş ve 25 yıldır dünyanın en yüksek getirisini sağlayan borsamızın potansiyelinden yararlanamamıştır. Birliğimiz, manipülasyon suçunu işleyenlerin kanunun elverdiği ölçüde en ağır şekilde cezalandırılmasını desteklemektedir. Bu anlamda, tüm kamu kuruluşları ile işbirliğine hazır olduğumuzu, bu suça isteyerek veya istemeden dahil olduğunu düşündüğümüz üyelerimizle görüşme, uyarma, gerektiğinde cezalandırma prensibini benimsemiş olduğumuzu vurgulamak isteriz. Hedefimiz bu işlemlere bilerek aracılık yapan kişi ve kurumların en kısa zamanda sistem dışına itilmesidir. Ancak subjektif olan bu suçun cezası verilirken bazı sektör çalışanlarımızın haksız yere suçlanmasından, hatta ceza almasından endişe duymaktayız. Bu tür tahkikatların sektörün düzenleyicisi ve denetleyicisi olan SPK ile işbirliği içinde yürütülmesinin sağlıklı olacağını düşünüyoruz.”

Hesapları bloke edilenler arasında Havutçu ile Dilmen’in kardeşi de var

Manipülasyon suçunu işleyen 35 kişi gözaltına alınırken, parasını bu şebekeye verdiği tahmin edilen 47 kişinin de hesapları bloke edildi.

Hesapları bloke edilen kişilerin arasında Beşiktaş Futbol Kulübü Teknik Direktörü Tayfur Havutçu ile Rıdvan Dilmen’in kardeşi Murat Dilmen de bulunuyor.

Polisin yaptığı çalışmalara göre çete, aralarında futbolcu, sporcu ve işadamlarının bulunduğu birçok ünlü isim ile irtibata geçti.

Bu kişilere “Bankada yatan paranızı bize verin. Faizler düşük. İyi para kazanamazsınız. Bize verin sizin adınıza işlem yapalım. Elde ettiğiniz kazançtan bize komisyon verirsiniz” diyerek para topladıkları belirlendi. Bu kişilerin de önümüzdeki günlerde soruşturmayı yürüten savcılığa giderek “şüpheli” sıfatıyla ifade verecekleri öğrenildi.