Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Bilgin ölümlü iş kazası oranının düştüğünü bildirdi

AA |  04 Mayıs 2021 Salı - 16:53 | Son Güncelleme : 04 05 2021 - 16:53

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kanunu'nun yayımlanmasından bugüne kadar Türkiye'de iş yeri sayının yüzde 17, çalışan sayısının yüzde 43 artmasına rağmen 100 bin işçide ölümlü iş kazası oranının yüzde 41,3 azaldığını bildirdi.


Bilgin, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ve TİSK  Mikrocerrahi Vakfının sponsorluğunda çevrim içi düzenlenen 35. İş Sağlığı ve  Güvenliği Haftası programına katıldı.
 
İş kazaları ve meslek hastalıkları konusu küresel bir sorun olduğunu  belirten Bilgin, kaza ve hastalıkların her yıl milyonlarca çalışanın hayatına mal  olduğunu ve yaşam standartlarını menfi yönde etkilediğini söyledi.
    
İş kazası ve meslek hastalığı yaşanmadan ortak akılla hareket edilerek  toplumun her katmanında iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşturulmasının temel  hedefleri olduğunu vurgulayan Bilgin şöyle konuştu:
"Bu hedefe ulaşmak, sağlıklı ve güvenli çalışma ortamları oluşturmak,  çalışma hayatındaki tüm aktörlerin bilimsel disiplinle iş birliği içerisinde  olmaları ile mümkün. Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yapılan ilk  düzenlemeye bakıldığında 19. yüzyılın ikinci yarısında madencilik sektörüne  yönelik yapıldığını biliyoruz. Daha sonra 1936'da yayımlanan İş Kanunu içerisinde  iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili temel hükümlere yer verilmiştir. Bu tarihten  sonra iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili düzenlemeler yayımlanan iş kanunları  içerisinde yer almıştır. En nihayetinde kamu-özel sektör ayrımı gözetilmeksizin  tüm çalışanlarımızı kapsayan, çalışanların görüşlerinin alınması ve eğitimi gibi  iş sağlığı ve güvenliğindeki yeni yaklaşımların tüm unsurlarını barındıran 6331  sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 2012'de yürürlüğe girmiştir."
 
65 bin 186 işveren/işveren vekili e-sertifika sahibi oldu
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun yayımlanmasından bugüne kadar iş  yeri sayının yüzde 17, çalışan sayısının yüzde 43 artmasına rağmen 100 bin işçide  ölümlü iş kazası oranın yüzde 41,3 azaldığına dikkati çeken Bilgin, "Ölümlü iş  kazası oranımızdaki bu düşüşte, Kanunumuzun yayımlanmasının yanı sıra iş kazası  ve meslek hastalıklarının sıkça yaşandığı özellikle inşaat, maden ve tarım  sektörlerinde yürütmüş olduğumuz hizmetler, çalışma hayatında yer alan aktörlerle  yaptığımız iş birlikleri ve 84 milyon vatandaşımız için güvenlik kültürünün  yaygınlaşması amacıyla yapılan tüm faaliyetler etkili olmuştur." dedi.
    
İş sağlığı ve güvenliği hizmetini sürekli alan bir iş yeri ile bu  hizmetten yoksun üretimini sürdüren iş yeri kıyaslandığında ölümlü kaza oranı  arasında 1,7 kat fark olduğunu belirten Bilgin şunları kaydetti:
"Bu bağlamda 2012'de itibaren yapılan yasal düzenlemeler ile iş  yerlerinin iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi görevlendirme yükümlülüğü  işverenler nezdinde kolaylaştırılmış ve iş sağlığı güvenliği hizmetlerine erişim  çok daha mümkün kılınmıştır. Destek ve teşviklerimize yer verecek olursak,  tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan ve 10'dan az çalışanı olan mikro  işletmelerimize iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde kullanılmak üzere devlet  desteği sağlıyoruz. Ayrıca iş yerlerinde üç yıl içinde ölümlü veya sürekli iş  göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmezse, çalışanların işsizlik  sigortası işveren payı bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere ve üç yıl  süreyle yüzde 1 olarak alınmaktadır. Bu destek ve teşviklerden işverenlerimizin  istifade etmesi yaşanması muhtemel kazaların ve hastalıkların azalmasına da katkı  sağlayacaktır. Bu bağlamda bu iş yerlerinin bağlı olduğu odalar ve sendikalardan,  işverenlerimizin bu desteği alabilmeleri için rehberlik ve danışmanlık  hizmetlerinde bulunmalarını beklediğimizi ifade etmek istiyorum."
    
Bakan Bilgin, 50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıftaki küçük  işletme sahiplerinin veya vekillerinin alacakları eğitimle İSG sertifikasına  sahip olabileceğine dikkati çekerek, "Düzenlemeyle kendi iş yerlerinin iş  güvenliği çalışmalarını kendilerinin yürütmesinin önünü açtık. Bu düzenleme  sayesinde bugün 65 bin 186 işveren/işveren vekilimiz e-sertifika sahibi  konumundadır." bilgisini verdi.
    
Toplumun her katmanına ulaşacak çalışmalara ağırlık verildi
Bilgin, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ve TİSK  Mikrocerrahi Vakfının sponsorluğunda çevrim içi düzenlenen 35. İş Sağlığı ve  Güvenliği Haftası programına katıldı.
 
İş kazaları ve meslek hastalıkları konusu küresel bir sorun olduğunu  belirten Bilgin, kaza ve hastalıkların her yıl milyonlarca çalışanın hayatına mal  olduğunu ve yaşam standartlarını menfi yönde etkilediğini söyledi.
    
İş kazası ve meslek hastalığı yaşanmadan ortak akılla hareket edilerek  toplumun her katmanında iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşturulmasının temel  hedefleri olduğunu vurgulayan Bilgin şöyle konuştu:
"Bu hedefe ulaşmak, sağlıklı ve güvenli çalışma ortamları oluşturmak,  çalışma hayatındaki tüm aktörlerin bilimsel disiplinle iş birliği içerisinde  olmaları ile mümkün. Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yapılan ilk  düzenlemeye bakıldığında 19. yüzyılın ikinci yarısında madencilik sektörüne  yönelik yapıldığını biliyoruz. Daha sonra 1936'da yayımlanan İş Kanunu içerisinde  iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili temel hükümlere yer verilmiştir. Bu tarihten  sonra iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili düzenlemeler yayımlanan iş kanunları  içerisinde yer almıştır. En nihayetinde kamu-özel sektör ayrımı gözetilmeksizin  tüm çalışanlarımızı kapsayan, çalışanların görüşlerinin alınması ve eğitimi gibi  iş sağlığı ve güvenliğindeki yeni yaklaşımların tüm unsurlarını barındıran 6331  sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 2012'de yürürlüğe girmiştir."
 
65 bin 186 işveren/işveren vekili e-sertifika sahibi oldu
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun yayımlanmasından bugüne kadar iş  yeri sayının yüzde 17, çalışan sayısının yüzde 43 artmasına rağmen 100 bin işçide  ölümlü iş kazası oranın yüzde 41,3 azaldığına dikkati çeken Bilgin, "Ölümlü iş  kazası oranımızdaki bu düşüşte, Kanunumuzun yayımlanmasının yanı sıra iş kazası  ve meslek hastalıklarının sıkça yaşandığı özellikle inşaat, maden ve tarım  sektörlerinde yürütmüş olduğumuz hizmetler, çalışma hayatında yer alan aktörlerle  yaptığımız iş birlikleri ve 84 milyon vatandaşımız için güvenlik kültürünün  yaygınlaşması amacıyla yapılan tüm faaliyetler etkili olmuştur." dedi.
    
İş sağlığı ve güvenliği hizmetini sürekli alan bir iş yeri ile bu  hizmetten yoksun üretimini sürdüren iş yeri kıyaslandığında ölümlü kaza oranı  arasında 1,7 kat fark olduğunu belirten Bilgin şunları kaydetti:
"Bu bağlamda 2012'de itibaren yapılan yasal düzenlemeler ile iş  yerlerinin iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi görevlendirme yükümlülüğü  işverenler nezdinde kolaylaştırılmış ve iş sağlığı güvenliği hizmetlerine erişim  çok daha mümkün kılınmıştır. Destek ve teşviklerimize yer verecek olursak,  tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan ve 10'dan az çalışanı olan mikro  işletmelerimize iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde kullanılmak üzere devlet  desteği sağlıyoruz. Ayrıca iş yerlerinde üç yıl içinde ölümlü veya sürekli iş  göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmezse, çalışanların işsizlik  sigortası işveren payı bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere ve üç yıl  süreyle yüzde 1 olarak alınmaktadır. Bu destek ve teşviklerden işverenlerimizin  istifade etmesi yaşanması muhtemel kazaların ve hastalıkların azalmasına da katkı  sağlayacaktır. Bu bağlamda bu iş yerlerinin bağlı olduğu odalar ve sendikalardan,  işverenlerimizin bu desteği alabilmeleri için rehberlik ve danışmanlık  hizmetlerinde bulunmalarını beklediğimizi ifade etmek istiyorum."
    
Bakan Bilgin, 50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıftaki küçük  işletme sahiplerinin veya vekillerinin alacakları eğitimle İSG sertifikasına  sahip olabileceğine dikkati çekerek, "Düzenlemeyle kendi iş yerlerinin iş  güvenliği çalışmalarını kendilerinin yürütmesinin önünü açtık. Bu düzenleme  sayesinde bugün 65 bin 186 işveren/işveren vekilimiz e-sertifika sahibi  konumundadır." bilgisini verdi.
 
Toplumun her katmanına ulaşacak çalışmalara ağırlık verildi
Toplumda iş sağlığı ve güvenliği kültürün yaygınlaştırılması için bu  yıl "Türkiye'nin İş Sağlığı ve Güvenliği Ödülleri"ni düzenleyeceklerini belirten  Bilgin şunları söyledi:
"Teşvik, destek ve güçlü bir yasal zeminin yanında, iş sağlığı ve  güvenliği kültürünün içselleştirilmesi ve bu alanda kalıcı iyileşme sağlanması  için toplumun her katmanına ulaşacak çalışmalara ağırlık verilmiştir. Geleneksel  hale getireceğimiz 'Türkiye’nin İş Sağlığı ve Güvenliği Ödülleri' ile yediden  yetmişe, tüm eğitim ve öğretim seviyelerinde ve çalışma hayatının tüm  taraflarında bu kültürün geliştirilmesi amacıyla yarışmalar gerçekleştireceğiz.  Bunun yanında, iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda iletişimin güçlü  hale getirilmesi amacıyla 'Güçlü İletişim Güvenli İşyeri' temalı iyi uygulama  yarışması için iş yerlerimizden 100'e yakın başvuru aldık. Başvuru süreci  sonrasında titizlikle değerlendirmelerimizi yaptık."
    
Bilgin, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre yaklaşık 1,5 yıllık  sürede Kovid-19 nedeniyle dünyada 3 milyondan fazla kişinin hayatını kaybettiğini  hatırlatarak şunları kaydetti:
"Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre ise yılda 2 milyon  780 binden fazla kişi iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle ölmekte. Bu  demektir ki dünyada küresel salgının neden olduğu ölümler kadar her yıl iş kazası  ve meslek hastalıkları yüzünden insanların hayatları son bulmaktadır. Bu yüzden,  insan hayatı için bu denli önemli olan iş sağlığı ve güvenliği konusunu ülkemiz  gündeminde tutmak ve iş kazalarını ve meslek hastalıklarını azaltmak için kamu,  özel sektör ayrımı yapılmaksızın tüm tarafların topyekûn mücadele etmesi bizim  için önemlidir."
    
İSG konusunda sıfır tolerans ilkesiyle hareket edilecek
Türkiye'de Kovid-19'un görüldüğü günden itibaren Cumhurbaşkanı Recep  Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde Sağlık ve İçişleri Bakanlıklarının aldığı  tedbirlere ilaveten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının da önlem destek  paketleri açıkladığını belirten Bilgin şöyle devam etti:
"Bu süreçte çalışma hayatının da en az şekilde etkilenmesine yönelik  tüm birimlerimizle yoğun bir şekilde çalışmaya başladık. Bakanlığımızca,  işverenlerimizi ve çalışanlarımızı Kovid-19 hastalığından korumak üzere ilk  etapta iş yerlerinde alınması gereken önlemleri duyurduk. Ayrıca, sahada hizmet  sunan 47 binin üzerinde İSG profesyonelimize yol gösterici kılavuzlar  hazırlayarak kendilerini seferber ettik. Bu noktada özellikle bu küresel salgın  döneminde İSG profesyonellerinin gösterdikleri üstün çaba nedeniyle kendilerine  teşekkür etmek isterim. Oluşturduğumuz bilim kurulu marifetiyle iş yerlerimizde  salgınla mücadelede iş sağlığı ve güvenliği yönünden dikkat edilmesi gereken  hususları içeren sektörel kılavuzlar yayımladık. Ayrıca, öncelikli olarak  Kovid-19'un yayılım riski yüksek olan ve etkileşimin fazla olduğu çeşitli çalışma  alanlarına yönelik rehberler, kontrol listeleri ve videolar hazırlayarak tüm  tarafların istifadesine sunduk. Sosyal devlet ilkemizden taviz vermeyerek  ilerleyen dönemde işverenlerimiz, çalışanlarımız ve kendilerine rehberlik eden  sahadaki İSG profesyonellerimiz ile Bakanlığımızca iş sağlığı güvenliği konusunda  sıfır tolerans ilkesiyle hareket ederek daha sağlıklı ve güvenli bir gelecek inşa  edeceğimize inanıyorum ve bu bağlamda İş Sağlığı ve Güvenliği Haftamızı  kutluyorum."Toplumda iş sağlığı ve güvenliği kültürün yaygınlaştırılması için bu  yıl "Türkiye'nin İş Sağlığı ve Güvenliği Ödülleri"ni düzenleyeceklerini belirten  Bilgin şunları söyledi:
"Teşvik, destek ve güçlü bir yasal zeminin yanında, iş sağlığı ve  güvenliği kültürünün içselleştirilmesi ve bu alanda kalıcı iyileşme sağlanması  için toplumun her katmanına ulaşacak çalışmalara ağırlık verilmiştir. Geleneksel  hale getireceğimiz 'Türkiye’nin İş Sağlığı ve Güvenliği Ödülleri' ile yediden  yetmişe, tüm eğitim ve öğretim seviyelerinde ve çalışma hayatının tüm  taraflarında bu kültürün geliştirilmesi amacıyla yarışmalar gerçekleştireceğiz.  Bunun yanında, iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda iletişimin güçlü  hale getirilmesi amacıyla 'Güçlü İletişim Güvenli İşyeri' temalı iyi uygulama  yarışması için iş yerlerimizden 100'e yakın başvuru aldık. Başvuru süreci  sonrasında titizlikle değerlendirmelerimizi yaptık."
    
Bilgin, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre yaklaşık 1,5 yıllık  sürede Kovid-19 nedeniyle dünyada 3 milyondan fazla kişinin hayatını kaybettiğini  hatırlatarak şunları kaydetti:
"Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre ise yılda 2 milyon  780 binden fazla kişi iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle ölmekte. Bu  demektir ki dünyada küresel salgının neden olduğu ölümler kadar her yıl iş kazası  ve meslek hastalıkları yüzünden insanların hayatları son bulmaktadır. Bu yüzden,  insan hayatı için bu denli önemli olan iş sağlığı ve güvenliği konusunu ülkemiz  gündeminde tutmak ve iş kazalarını ve meslek hastalıklarını azaltmak için kamu,  özel sektör ayrımı yapılmaksızın tüm tarafların topyekûn mücadele etmesi bizim  için önemlidir."
    
İSG konusunda sıfır tolerans ilkesiyle hareket edilecek
Türkiye'de Kovid-19'un görüldüğü günden itibaren Cumhurbaşkanı Recep  Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde Sağlık ve İçişleri Bakanlıklarının aldığı  tedbirlere ilaveten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının da önlem destek  paketleri açıkladığını belirten Bilgin şöyle devam etti:
"Bu süreçte çalışma hayatının da en az şekilde etkilenmesine yönelik  tüm birimlerimizle yoğun bir şekilde çalışmaya başladık. Bakanlığımızca,  işverenlerimizi ve çalışanlarımızı Kovid-19 hastalığından korumak üzere ilk  etapta iş yerlerinde alınması gereken önlemleri duyurduk. Ayrıca, sahada hizmet  sunan 47 binin üzerinde İSG profesyonelimize yol gösterici kılavuzlar  hazırlayarak kendilerini seferber ettik. Bu noktada özellikle bu küresel salgın  döneminde İSG profesyonellerinin gösterdikleri üstün çaba nedeniyle kendilerine  teşekkür etmek isterim. Oluşturduğumuz bilim kurulu marifetiyle iş yerlerimizde  salgınla mücadelede iş sağlığı ve güvenliği yönünden dikkat edilmesi gereken  hususları içeren sektörel kılavuzlar yayımladık. Ayrıca, öncelikli olarak  Kovid-19'un yayılım riski yüksek olan ve etkileşimin fazla olduğu çeşitli çalışma  alanlarına yönelik rehberler, kontrol listeleri ve videolar hazırlayarak tüm  tarafların istifadesine sunduk. Sosyal devlet ilkemizden taviz vermeyerek  ilerleyen dönemde işverenlerimiz, çalışanlarımız ve kendilerine rehberlik eden  sahadaki İSG profesyonellerimiz ile Bakanlığımızca iş sağlığı güvenliği konusunda  sıfır tolerans ilkesiyle hareket ederek daha sağlıklı ve güvenli bir gelecek inşa  edeceğimize inanıyorum ve bu bağlamda İş Sağlığı ve Güvenliği Haftamızı  kutluyorum."