"Fıtık iş kaybına neden olan ikinci hastalık"

DHA |  16 Nisan 2021 Cuma - 13:30 | Son Güncelleme : 16 04 2021 - 13:30

Kovid- 19 pandemi sürecinde hareketsizlik, kilo alımı, sigara, stres ve evde artan iş yükü gibi faktörler başta bel boyun fıtığı olmak üzere omurgaya bağlı hastalıkların gelişme riskini artırdığını söyleyen Prof. Dr. Cem Dinç, "Bel boyun ağrılarının, üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra dünyada en yaygın iş ve güç kaybına neden olan ikinci hastalık" dedi.


Beyin Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Cem Dinç, "Bel boyun ağrılarının, üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra dünyada en yaygın iş ve güç kaybına neden olan ikinci hastalık. Özellikle masa başı çalışanlarda daha çok görülen bel boyun rahatsızlkları, içinde bulunduğumuz Kovid-19 pandemisinde farklı bir boyut kazandı. Evde ergonomik olmayan koltuklarda masa başı çalışmanın yoğunlaştığı, hareketsiz ev yaşantısının arttığı ve egzersiz alanlarının kısıtlandığı bir yıllık süreçte bel ve boyun sorunları büyüdü” diye konuştu.
 
"YANLIŞ TERCİHLER OMURGA RAHATSIZLIKLARINI ARTIRIYOR"
 
Omurga rahatsızlıklarına yol açan pek çok hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Cem Dinç sözlerine şöyle devam etti: "Genetik özelliklerimiz ya da doğumsal hastalıklarımız gibi değiştirmesi mümkün olmayan unsurları bir tarafa koyarsak; büyük bir hasta grubunun hayattaki yanlış tercihlerinin omurga rahatsızlıklarında etkili olduğunu gözlemliyoruz. Çevresel faktörler, hareketsizlik, yanlış beslenme, obezite, sigara, yaşam şekli, spor yapmak, iş hayatı gibi birçok faktör omurganın yapısını bozuyor. Bu durum bel ve boyun fıtığı başta olmak üzere birçok omurga hastalığın gelişmesine zemin hazırlıyor."
 
"EVDE DE SPOR ŞART"
 
Pandemi döneminde evde egzersizin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Dinç, “Önemli olan omurgamızın postürüne uygun yaşamaya ve çalışmaya gayret etmek, egzersiz yaparak kas dokumuzu güçlendirerek omurgamıza destek olmasını sağlamak. Spor alanların kısıtlandığı bugünlerde evde hafif ve orta şiddetli egzersiz yapmayı alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor. Günde en az yarım saat yürümeli, sporu sırt ve boyun bölgesini güçlendiren egzersiz hareketleriyle tamamlamalıyız” diye konuştu.
 
“HASTALARIN ÇOĞU AĞRISIZ FITIK TEŞHİSİ ALIYOR”
 
Fıtığın en önemli belirtisinin genellikle şiddetli ağrı olduğuna dair halk arasındaki yanlış bir inanışa değinen Prof. Dr. Cem Dinç, “Fıtık ağrısız da büyüyebilir. Herhangi bir ağrı yakınması olmayan, sağlıklı 30 ila 50 yaş arasındaki grupta rastgele çekeceğimiz bel-boyun MR’ında sıklıkla fıtığa rastlamak mümkün. Burada önemli olan fıtığın büyüyerek, omurilik ya da bir sinir köküne baskı yapıp yapmamasıdır. MR’da gördüğümüz radyolojik tanının klinik yansıması varsa bu sorun bel ve boyun hastalığıdır” diye konuştu.
 
"AĞRI BACAK VE KOLA VURUYORSA DİKKAT"
 
Tedaviye rağmen ağrının geçmediği ya da kuvvet kaybına neden olan fıtıkların çok büyük bir bölümünün cerrahi müdahale gerektirdiğini açıklayan Dinç, sözlerini şöyle tamamladı: "Ameliyat gereken bel fıtıklarının çok büyük kısmı bacağa, boyun fıtıkları ise kola yayılan ağrılara neden olur. Boyun ağrılarının sırta, kürek kemiklerinin arasına doğru yayılması bu hastalar için kaçınılmazdır. Cerrahide amaç, yaşam konforunu düşüren bacağa ve kola yayılan ağrıları ortadan kaldırmaktır."