‘Doya doya atış yapamadım’

İLKER AKGÜNGÖR / VATAN HABER MERKEZİ |  19 Mart 2015 Perşembe - 2:30 | Son Güncelleme : 19 03 2015 - 2:30


Çanakkale muharebeleri her alanda yazılan destansı zaferlerle kazanıldı. 18 Mart 1915’te 6 zırhlı gemiyi batıran topçular, zaferin kazanılmasında önemli işlere imza attı. Çanakkale Boğazı’nın girişini tutan efsane İntepe topçularından 3. Batarya Kumandanı Topçu Üsteğmen Mehmet Ali Bey’in hatıraları 100 yıl sonra Abidin Yaver’in yazı dizisinden alınarak tarihçi Muzaffer Albayrak tarafından günümüze taşındı.
 
Üsteğmen Mehmet Ali Bey şunlarız anlatıyor:  “Erler acemiydi. Harp değil, henüz ders atışı bile yapmamışlardı. Siperler düzgün değildi. (...) Verilen sıkı emirler top başına 3-5 mermiden fazlasını atmamazı yasaklıyordu. Hiçbir gün talimatnamenin emrettiği şekilde şöyle doya doya çatal teşkil edip mükemmel bir etki yapacak atış yaptığımı hatırlamıyorum.”
 
Sahte batarya!
 
Mehmet Ali Bey, toplarını çevredeki palamut ağaçlarıyla maskeliyordu. Onun için çok az zayiat verdi. Palamut ağaçlarını düşmanı yanıltmak için de kullanıyordu: “Düzgün ağaçlardan dört kütük kestirdim. Hafifçe ateşte yakarak siyahlattım. Üstlerine ştenekeler mıhlattım. Bu ağaçları sehpalar üzerine koydurdum. Tayyare yukarıdan baktıkça bunu hakiki batarya gibi görüyordu ve koordinat vererek üzerine ateş ettiriyordu. Muhakkak akşam raporunda kumandanlarına İntepe bataryalarına isabetler yaptıklarını yazıyorlardı.”
 
‘Erler ve mızıka kaçtı’
 
Üsteğmen Mehmet Ali Bey, Çanakkale Boğazı’na girmeye çalışan muhriplerle mücadeleyi şöyle anlatıyor: : “En önde 4 İngiliz muhribi, arkasında Fransızlar, arkada İngilizler ve daha geride yine İngilizler vardı. Önceden vazife aldığımız için hemen muhriplere ateş açtık ve 3 muhribi dışarı kovduk. (...) Donanma Boğaza girerken bütün mürettebat güvertede ve ve hatta direklerde alay sancağı gibi dizilmişlerdi. Sanki bizi korkutacaklar gibi. Bizden ilk top patlar patlamaz, kayboldu.”
 
Mehmet Ali Bey, anılarında “Bizi evvela sıtma mahvetti, sonra yemekler! Acı zeytinyağlı kurtlu kuru bakla... Aman ya Rabbi! Memlekette ne kadar kuru bakla varmış... “ diyor.
 

ETİKETLER