Gazetevatan.com » Yazarlar » Hem lezzet hem alışveriş durağı

Hem lezzet hem alışveriş durağı

23 Haziran 2018 Cumartesi


İstanbul-İzmir karayolundaki eat.stop, sunduğu hizmet çeşitliliği ve standartları ile yol üstü işletmelerini yeni bir çağa taşıyor.

Türkiye gastronomik anlamda hızla yükseliyor. Zengin coğrafyamızın ihmal yıllarının telafisi için ülkemizin dört bir yanında seferberlik ilan edilmiş gibi. Bu anlamda en güzel örneklerden biri eat.stop. Amaç ne eat.stop’ta? Yolcular için karayollarında öncelikle lezzetli bir mola verilmesi ve market ihtiyaçlarının da giderilmesi. İstanbul - İzmir otoyolu üzerinde 8 tesisle 7/24 arası hizmet verilmesi. eat.stop; iş ya da tatil amaçlı seyahat edenler, ağır vasıta sürücüleri, otobüs firmaları, yolcular ve yerel halk için tek seferlik bir “durak” değil, tekrar gelinecek bir “uğrak” noktası.

 

Yöre üreticilerine destek

eat.stop, ağırlık itibarı ile yöresel tatların yer aldığı mönüsündeki dünya mutfağından örneklerle de lezzetli bir mola vadediyor. Yöresel mutfağın diyorum; çünkü eat.stop’un en pozitif taraflarından biri, bulunduğu bölgelere katkı sağlamayı prensip edinmesi. Yerel üreticiler, ürünlerinin satışa uygun hale gelmesi için gerekli gıda güvenliği ilkelerini öğrenip uygulamaya başlıyor, böylece kendilerine daha geniş bir satış ağı yaratıyorlar. 

Orhangazi’nin Gedelek köyünün turşuları, Gemlik zeytini, zeytinyağı, İznik kokulu üzümü, Bursa yarma şeftali, Orhangazi Bayırköy bamyası popüler ürünleri. Yaklaşık 100 çeşitten oluşan açık büfe kahvaltı, atıştırmalıklar, sandviç ve unlu mamuller... Şimdilik. 80’i aşkın aşçı, o da şimdilik… Günde, tabii yine şimdilik 15 bin konuk…

Sadece yol üzerinde durup geçilecek bir yer değil, tekrar tekrar gelinecek bir “uğrak” yeri burası

Bir de öyle bir özel öyküleri var.Avrasya Aşçılar Derneği Başkanı Şef Ahmet Karaman’dan dinleyelim: “Tesis kurulurken, yiyecekler konusunda araştırma yaptık. Bölgede hamur tatlıları yapılıp tüketildiği için en büyük hedeflerden biri; farklılık katacak sütlü tatlılar üretmekti. Bunun en önemli yolu da süttü. Bölgede haftalarca manda yetiştirip, sütünü sağan kişiler ve çiftlikler aradık. Ama uzak noktalarda bulduk. Bunun üzerine, çiftliği olan, daha önce manda beslemiş paydaşlar aradık ve İznik’e 6 km. kala bir çiftlik bulduk. İşe ilk adımımızı attık. Şu an çiftlikte 18 adet sağım yapılan, 5 adet doğumunu beklediğimiz, 6 adet de yavru olmak üzere 29 mandaya sahibiz. Böylece “en iyi sütlü tatlı”yı yapma hedefimize ulaştık. Bu verimli işbirliği sayesinde eat.stop, bugün kendi tereyağını, peynirini, kaymağını, manda ve süzme yoğurdunu üreten bir lezzet durağı haline geldi.”

İç pilavlı kuzu tandır

Tandır malzemeleri:

- 1 adet kuzu kol (yaklaşık 1,5 kg)

- 120 gr tuz

- 10 gr kekik

- 3 adet defne yaprağı

- 40 gr tane karabiber

İç pilav malzemeleri (4 kişilik)

- 2 su bardağı pilavlık pirinç

- 20 gr kuş üzümü

- 10 gr çam fıstığı

- 1 tutam nane

- 1 tutam karabiber

- 1 tutam tarçın

- 1 tutam şeker

- 1 tutam tuz

- 3 su bardağı su

- 1 adet kuru soğan

Tandırın hazırlanışı:

Kuzu kolu tepsiye koyun. Üzerine tuz serpin. Diğer baharatları tepsinin kenarlarına serpin. Üzerinin terlemesi için yağlı kâğıt ile kapatın. Daha sonra alüminyum folyoyla hava almayacak şekilde tüm tepsiyi sarın. 180 dereceye ayarladığınız fırında yaklaşık 3 saat pişirin. Pişen tandır üzerindeki yağı alarak kemikten ayrıştırıp temizleyin. Tandırın kendine özgü yağı ve suyu ayrı bir tavada kemikler ile kaynatılıp, servis esnasında sos olarak kullanabilirsiniz. 

İç pilavın hazırlanışı:

İç pilav için pirinci ılık suda ıslatın. Bir tutam tuz atın. 20 dakika suda bekletip süzün. Tencerede bir miktar sıvıyağ, bir miktar margarin bir miktar tereyağını eritin. Kuru soğanı ince kuşbaşı doğrayın ve yağa ilave edin. Soğan kavrulunca yıkanmış olan kuş üzümünü ilave edin. Daha sonra kalan baharatları ekleyin. Süzülmüş olan pirinci de ekleyerek iyice kavurun. Kaynamış su ilave edilerek ağır ateşte suyunu çekene kadar pişirin. 10 dakika dinlendirilip üzerine ince doğranmış maydanoz ile servis edebilirsiniz.

Fırın sütlaç

Malzemeleri:

- 1/2 lt inek sütü

- 1/2 lt manda sütü

- 1 su bardağı toz şeker

- 1/2  çay bardağı kırık pirinç

- 1/2  çay bardağı sübyelik pirinç

- Bir çimdik tuz

Hazırlanışı: Çiğ inek ve manda sütünü bakır tencereye (yanmaması için bakır olmalıdır) alıp şeker ilave edin. Sübyelik pirinci yıkayıp robotta su ile çekin. Kırık pirinci haşlayıp bekletin. Sütün kaynamasına yakın pirinçten yapılan sübyeyi ekleyin. Kaynadıktan sonra başka bir tencereye haşlanan pirinç de ilave edip 5 dakika orta ateşte kaynatın. Sütlacı kâselere doldurup dinlendirin. Soğuyan sütlaçları içi su dolu bir tepsiye dizilerek 180 derece fırında yarım saat üzerleri kızarana kadar fırınlayın.