Zayıflamak için kırmızı tabakta yemek yiyin

Burak Kara / bkara@gazetevatan.com |  14 Mayıs 2017 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 14 05 2017 - 2:30

Sabri Ülker Vakfı’nın düzenlediği 4. Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Zirvesi’ne katılan Oxford Üniversitesi’nden tat psikolojisi uzmanı Profesör Charles Spence, “Kırmızı bilinçaltına ‘tehlike’ çağrısında bulunur. Bol kalorili yiyecekleri kırmızı tabaklarda yerseniz iştahınız kapanacaktır” diyor.


Türkiye’nin beslenme ve sağlıklı yaşam alanında faaliyet gösteren öncü kuruluşlarından Sabri Ülker Vakfı, 4 Mayıs 2017’de İstanbul’da 4. Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. “Yeme Davranışının Sağlık Etkileri” temasıyla düzenlenen zirvede dünyaca ünlü bilim insanları, yeme davranışlarının, sağlık üzerindeki etkilerini bilimsel çalışmalarla gözler önüne serdi.

Oxford Üniversitesi’nde Gastrofizik Prof. Charles Spence de, katılımcılara yeni yemek yeme bilimini tanıttı: Gastrofizik! Sunumunda yemeklerin insanlara daha lezzetli gelmesini sağlayan ve tokluk hissi veren psikolojik yöntemleri sıralayan Spence, yemeğin aslında öncelikle gözlerle yendiğini ve tabağın renginden ortamdaki müziğe kadar pek çok parametrenin yemeğe dair algımızı etkilediğini anlattı. Tat psikolojisi uzmanı Spence, “Yemeğin kıvamından ısısına, ağızda bıraktığı histen tabakta mı yoksa kâsede mi yendiğine kadar birçok şey tadı etkiliyor. Kırmızı bilinçaltına ‘tehlike’ çağrısında bulunur. Bol kalorili yiyecekleri kırmızı tabaklarda servis ederseniz iştahınız kapanacaktır. Şayet kilo vermek istiyorsanız, evinizden kırmızı tabakları eksik etmeyin. Beyaz renk tabak kullanıldığında, insanlar tabaktaki yiyecekleri daha net görür. Aynı yemeği iki ayrı tabakta servis edin ve lezzetlerinin nasıl olduğunu sorun. Alacağınız ilk yanıt ‘Beyaz tabaktaki daha lezizdi’ olacaktır” diyor.

İlk ve son lokmayı daha fazla hatırlarız

Restoranlar yemek servisinde tabak yerine yeni yöntemler kullanıyorlar. Tahta boardlar veya taşlar gibi...

En iyi tabak malzemesine karar vermek için zıtlığa dikkate almak bunlardan biri olabilir. Beyaz bir şeyin üzerine beyaz bir yiyecek koymak pek işe yaramaz. Siyah bir tabağın üzerine beyaz bir yiyecek koymaksa bir anda yiyeceği ön plana çıkarır. En az yeni tabak çeşitlerinin yemek üzerine etkisi kadar önemli bir başka nokta, deneyimin nasıl hatırlandığı. Yani size beyaz tabakta sunduğum yemeği hatırlamazsınız. Ancak size bir tuğla, kiremit, saksı, şemsiye veya şapka gibi yeni, tuhaf bir şeyin üzerinde yemek sunduğumda, bunu çok uzun bir süre boyunca hatırlarsınız. Yani bu bir ayrıcalık kazandırır, bir anı yaratır ki bu çok önemlidir. Çünkü ilk ve son lokmayı aradakilerden daha fazla hatırlarız..

Ağır çatal bıçaklar lezzetli farklılaştırır

Peki tadı neler etkileyebiliyor?

Müzik, sesle çeşnileme. Neden yediğim şeyle doğrudan hiçbir ilişkisi olmayan müzik aldığım tadı değiştirsin ki? Ayrıca daha ağır çatal bıçaklarla yenince yemek daha lezzetli algılanıyor. Daha ağır şişe ve ambalaj etkiyi arttırıyor. Bazı şefler bunu sezgisel olarak bilirler, “şimdi sen söyleyince anımsadım, ben aslında bunu bir şekilde biliyorum” derler. Ben de bir restorana gidince daima çatal bıçağın ağırlıklarını elimle tartarım. Bir de bize Nobel ödülünün tersi olan İg Nobel ödülünü kazandıran sonik cips var. Çıtırtı sesinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Burada konu unutulan bir duyu olarak ses, müzik haricinde yemeğin kendisinin sesi, çıtırtısı, kıtır kıtır olması.

Buzlu su içmek obeziteyi tetikler

Yemeklerle birlikte soğuk su içmeyin ve pipet kullanmayın diyorsunuz...

Yemekten alınan hazzın büyük kısmı kokudan gelir. Ancak arada mesafe varsa kokuyu alamam ve bir duyudan, aromadan mahrum kalırım. Bunun sonucundaysa eksik haz nedeniyle de daha fazla tüketmek zorunda kalırım. Pipet kullanmanız ise koku duyusunu almanızı önler. Soğuk suyun tavsiye edilmemesinin nedeni ise, yiyecek veya içecek ne kadar soğuksa, tat alıcılarınız o kadar az işlev görür, bu nedenle ise daha fazla şeker eklersiniz. Dondurma işte bu yüzden çok tatlıdır. Yemek sırasında buzlu su tüketmeyi Amerikalılar çok sever, obezitenin bu kadar yüksek olmasının nedeni de budur.

Uçakta içilen domates suyunun sırrı

Uçaklarda domates suyu neden çok fazla içiliyor?

Uçakla seyahat edenlerin dörtte biri sadece uçaktayken domates suyu veya domates suyu ile yapılan bir kokteyl olan Bloody Mary içiyor. Domates suyu ve Bloody Mary’nin özel yanı “umami”, yani beşinci tat, tatlı, ekşi ve tuzlu karışık bir lezzet. Hipoteze göre bu tüketimin nedeni ses düzeyi, umami ve uçak ortamı. Uçaklarda 80-85 desibellik motor sesi çok gürültülüdür. Bu sizin tatlı ve tuzlu lezzetleri hissetme yetinizi yüzde 20 ila 30 baskılar. Bu ses düzeyi aynı zamanda umami’yi hissetme yetinizi de güçlendirir. Yolcular bu etkiye karşı domatesin daha lezzetli geldiğini fark ederler, çünkü umami tadı güçlendirilmiştir.

Televizyon izlerken yemek yemeyin

Daha az yemek için ne gibi taktikler uyulamalıyız?

Daha küçük tabaklar kullanmak, tabak yerine kase kullanmak, ağır bir tabağı elde tutmak, daha ağır çatal bıçak takımıyla yemek, atıştırmalık yiyeceğinizi başka bir renk yerine kırmızı bir tabağa koymak, yiyeceği gözden uzaklaştırmak, yani yiyeceği cam bir kavanoz yerine şeffaf olmayan bir kapta saklamak, televizyonda beslenme ile ilgili programları ne kadar izlediğinize dikkat etmek, zira bu durum uygun olmayan standartlarda yanlış beklentiler doğmasına neden olabiliyor, özellikle öğünlerden önce daha fazla su içmek, bunların arasında yer alıyor. Müzik ne kadar hızlıysa içecekler o kadar hızlı içilir, müziğin sesi çok yüksekse tat alma yetinizi baskılar. Tek başına en önemli ve basit nokta şu, televizyon kapatılmalı. İzlediğiniz programa, ne kadar ilgi çekici olduğuna bağlı olarak üçte bir daha fazla besin tüketirsiniz. Dikkatinizi televizyona verir duyularınızı hissetmezsiniz.  

Yorum Yazın
Gönder
Yorumlar
    Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...