Yeni insan

26 Şubat 2006 Pazar - 0:58 | Son Güncelleme : 26 02 2006 - 0:58

Marka olmayan hiçbir şeye elimi sürmem" diyordu bir genç kadın dergilerden birinde. Nerelerden giyindiğini anlatıyordu...


''Marka olmayan hiçbir şeye elimi sürmem" diyordu bir genç kadın dergilerden birinde. Nerelerden giyindiğini anlatıyordu. Milano'da, Paris'te yaptığı yüklü alışveriş sonrasında aldıklarını getirebilmek için kullandığı yöntemi fısıldayıveriyordu. Kemerlerini mutlaka Prada'dan, gündüz ve gece kıyafetlerini Valentino'dan, Channel'den, Gucci'den aldığını belirtiyordu. Semt pazarları kendisine sorulduğunda "öyle yerlere asla uğramam" diyordu...

Güzel ve pahalı elbiseleriyle verdiği pozları röportajı tamamlıyordu.

***


Aslında son derece masumane bir röportajdı.

Türkiye'de olup bitenleri düşünürseniz, genç bir hanımın zenginliğiyle övünmesi ve bu kimliği gururla sergilemesi çok da ayıplanacak bir şey değil...

Çünkü burası bu yeni insan türünün ülkesi arük.

Parayla kazanılmış gücün yanında kaba kuvvetle gösteri yapanların diyan.

Üzerinde yapılanın "vallahi pek samimi" bulunduğu ürkütücü bir striptiz sahnesi...

Bir korku tüneli...

Göğü giderek balçıkla sıvanan bir eski zaman bahçesi...

Düşünsenize;

"Filanca Falanca'dan nefret etmem için 6 sebep" başlıklı köşe yazıları yazan yazabilen inançsız, izansız insan taslaklarının "ülkenin yüzde 40'mı temsil ediyor" düşüncesiyle şımartılmasıdır bu ülkeyi bu girdaba sürükleyen...

Mesela "Bir film mi benim intikamımı alacak, ben bu filmi 16 yaşında küçüklerin izlemesini sakıncalı buluyorum" diyen bir yorum adamını sabaha karşı işinden attıracak kadar kendini haklı bulan grupların güçlenmesini destekleyenlerdir buna sebep olan...

Yakını oldukları mafya isimleriyle gazetelerde anılarak "saygınlık" kazanacağına inanan "güzellerin" çoğalmasıdır bir başka sebep...

Ve nihayetinde bu insanların itibar görmesi, sıra üstü kalmasıdır asıl mesele.

***


Bilemiyorum...

Bütün bunlar ne zaman oldu diye düşünüyorum...

Bu yeni insan türü ne zaman oluştu?

İnsanın zaman içinde gelişeceğini, değişiminin gelişmekle olacağı öngörülürken insanlar ne zaman bu türe dönüştüler?

Zalimleşmeyi, devedikeniyken bir tavuskuşu gibi yaşamayı marifet saymayı ne zaman "değişime ayak uydurmak" olarak ayağına uydurdular.

Ne zaman bu kadar kibirli, paraya böyle tapan, insan satan, ekmekle oynayan, umursamaz, arsız, terbiyesiz, şımank olmak kabul görür oldu?

Ne zaman?...

Allah aşkına ne vadisi burası?

ETİKETLER

0