Yazılan roller çok sınırlı ve sınırlayıcı

Melis Güvenç / mguvenc@gazetevatan.com |  31 Aralık 2016 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 31 12 2016 - 2:30

Ceyda Olguner, ilk filmi Alemde Bir Gece ile beyazperdede. Olguner yazılan kadın rollerini eleştiriyor ve "Kadın karakterler çok tek düze. Bu da rol aralığını sınırlandırıyor" diyor.


Alemde Bir Gece ilk filminiz, nasıl bir heyecan?

Çok heyecanlıyım... TRT’de ramazan aylarında yayınlanan Zeyrek Çeyrek isimli dizi zamanı yollarımızın kesiştiği Ömer Gecü sayesinde projeden haberim oldu. Ömer projeyi ve ekibi anlatır anlatmaz senaryoyu görmek istedim.  Aydemir Akbaş’ın da projede yer alacağını öğrenince tereddütsüz kabul ettim. İlk filmimin böyle bir kadroyla gerçekleşmesi benim için özeldi.  Ortaya son derece keyifli bir film çıktı. Aydemir abiyi çalışırken izlemek, onun disiplinine şahit olmak hayranlık vericiydi.

Filmdeki hikayeniz  nedir?

Bülent Alkış’ın eşi, Elif’i canlandırdım. Bugüne kadar ki rollerimde hırçın, isyankar kadın karakterleri  oynamıştım. Hiç evli bir karakteri canlandırmadım. Elif, kocasını seven, mutlu, iyi bir eş. Kocası arkadaşları yüzünden başını mafyayla derde sokunca, Elif kendini içinden çıkılmaz dertler yumağının ortasında buluyor. Kocası büyümemiş, çocuk olan birçok Türk kadınının kendinden bir şeyler bulacağı bir kadın Elif. 

Hangi rolleri oynamaktan keyif alıyorsunuz?

Karakter oynamaktan keyif alıyorum. Yazılan senaryolarda karakter bulmak  zor. Türk televizyonculuğu genelde tipler üzerinden ilerliyor. Kötüler her zaman daha fazla hareket alanı sağlıyor, daha tutkulu daha arzulu oluyorlar. İyi karakterler tek düze görünse de iç duyguları yoğun ve anlatması daha zor. En önemli sorun, televizyonda da, sinemada da kadın karakterlerin çok tek düze çizilmesi. Kişisel sorunları ya da amaçları olan kadınlar yazılmıyor. Kadın ya anne ya eş ya da eş adayı oluyor. Evlilik bir araç değil amaç gibi gösteriliyor. Kadın karakterlere başka hedefler pek çizilmiyor. Bu da oynanacak rol aralığını son derece sınırlandırıyor.

İnsanları var eden kıyafetleri değil amaçları

Filmde çapkınlıkla başlayan bir hikaye var… Siz eşiniz çapkınlık yapsa ne yapardınız?

 Eşim bunu yaparken beni düşünmemiş ben ne yapacağımı mı düşüneceğim. Beni yok sayıp böyle bir şey yaptığına göre yapılacak tek şey malumun ilanıdır; onun yapamadığını yapar onu terk ederim.

Sevda Kuşun Kanadında dizisinde türbanlı bir karakteri oynamak nasıl?

Türkiye’de kadın rolleri son derece sınırlı ve sınırlayıcı. Filiz karakteri bu çizginin dışında biri. İdealleri olan, idealleri için savaşan bir karakter. Bu anlamda onu farklı ve değerli buluyorum. Doğru bildiği yolda ilerlemekten korkmayan bir kadın Filiz. Diğer rollerimden çok farklı. Bana ve seyirciye unuttuğumuz bir şeyi hatırlatıyor. İnsanları ve karakteri var eden kıyafetleri değil amaçlarıdır.

 Modellik de yaptınız, set dışında tarzınız nasıldır? 

Modayla ilişkim oldukça gevşek. Karakterlerim sayesinde çok farklı tarzlara büründüm. Hatta oynadığım dönem dizilerinin çokluğunu düşünürseniz, retroyu gününde yaşadım. Asla giymem diyeceğim bir kıyafet yok ya da kalmadı. Gündelik hayatımda, rahatıma önem veriyorum. 

ETİKETLER

Ceyda Olguner
Yorum Yazın
Gönder
Yorumlar
    Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...