Yavaş ama emin adımlarla ilerliyorum

Türkan Hiçyılmaz/thicyilmaz@gazetevatan.com |  25 Şubat 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 25 02 2018 - 2:30

Aslıhan Güner, iki dönem dizisinin ardından artık seyircinin karşısına farklı bir projeyle çıkmayı planlıyor. Güner, 16 yıl önce başladığı oyunculukta hiçbir zaman aceleci davranmadığını anlatıyor.


Muhteşem Yüzyıl Kösem’den sonra Diriliş Ertuğrul dizisinde rol aldınız. Dönem dizilerini tercih etmenizin özel bir nedeni var mı? 
 
Tarihe merakım lise yıllarımdan beri vardı. Dünya sinemasında da tarihi filmleri özellikleri merakla takip eder ve izlerdim. İçimden hep keşke bizim de böylesine büyük tarihimizi sinemaya, TV’ye taşıyabilen yapımlar olsa, ben de yer alabilsem diyordum. Sonra dönem dizilerimiz birbiri ardına başladı. Ben de bir oyuncu olarak kendimi o dönemde hissetmek o kostümler içinde geçmişte yaşamış birini tekrar canlandırmak isteğimle kendimi dönem dizilerinin içinde buldum. İyi ki de yer almışım diyorum çok çok güzel deneyimlerdi benim için.
 
Bundan sonra nasıl bir rolle seyircinin karşısına çıkmak istiyorsunuz?
 
Farklı bir karakter olsun istiyorum. Çünkü kendimi değiştirmek yenilemek için farklı karakterlere ihtiyaç duyuyorum bir oyuncu olarak. Tecrübelerimi bu şekilde kazanıyorum. Bugüne kadar hep bu şekilde çalıştım ve çok faydasını gördüm. Şimdi kalbimde, sesimin de işin içinde olduğu farklı bir şey yapma 
isteği var.
 
16 yıldır oyunculuk yapıyorsunuz bugün geldiğiniz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Yavaş ama emin adımlarla ilerliyorum, bu 16 yaşında çıktığım yolda en önemli hedefti. Çok hızlı yükselmek, büyük bir şöhret, para pul hevesiyle çıkmadım yoluma. Sevdiğim aşk ile bağlı olduğum işime saygımla devam etmek istiyorum.  Her şey için çok şükür diyorum.
 
Oyunculuk sonsuz bir okul 
 
 
Genç oyuncuların en çok yaptığı hatalar neler sizce? 
 
Ben hata lafını pek sevmeyenlerdenim açıkcası. Yaşanılan her şey kişiye tecrübe. Sadece oyuncular için değil... İnsanlar bence içlerinden geleni yapmalılar. Tecrübe edinirler, bu da kötü bir şey değil bence. Ama oyunculukta önemli olan bir şey var ki gerçekten hiçbir zaman “oldum” diyemiyorsunuz. Oyunculuk sonsuz bir okul öğrenmenin sonu yok bunu unutmamak gerekir.
 
Oyunculuğunuzu geliştirmek için nelerden beslenirsiniz?
 
Öncelikle birçok oyuncu gibi çok film izliyorum, bu olmazsa olmazım. Farklı oyuncuları farklı karakterlerle izleyip gözlemliyorum. Kitap okuyorum hayal gücümü ve kendimde olmayan özellikleri tamamen anlayıp hissedebilmeyi sağlıyorum. Araştırmayı ve öğrenmeyi gözlemlerimle birleştirip yeni bir karakter ortaya çıkarırken kendi içimdeki Aslıhan’lardan biriyle özdeşleştiriyorum. Gerektiğinde oyuncu koçlarımla çalışıyorum. Yeni yerler yeni insanlar görmek tanımak adına bol bol seyahat ediyorum, hem yurt içi hem yurt dışında.
 
Kendi dünyamızda oyuncu kimliklerimize yer yok 
 
 
Eşiniz de (Mert Kılıç) sizin gibi oyuncu. Bir oyuncu ile evli olmanın artı ve eksileri neler?  
 
Bana göre artısı çok gerçekten. Birbirimizi çok daha iyi anlıyor ve daha anlayışlı olabiliyoruz birçok durumda. Geç biten setleri,  günlerce evinde olamamayı ve bunun gibi birçok durumu ancak oyuncu olan bir eş tamamen anlayabilir. 
 
Birbirinizin oyunculuğunu eleştirir misiniz? 
 
Elbette fikir alışverişlerimiz muhakkak olur. Proje geldiğinde kabul etme ya da etmeme süreçlerinde birbirimize sorarız. Ben çoğu sahneme bir gün önceden Mert ile hazırlanırım diyaloglar üzerine şurayı şöyle tonla burada şu mimik güzel olur şeklinde çalışırız. 
 
Bundan sonra eşinizle aynı projede olmak ister misiniz? 
 
2 yıl birlikte çalıştık eşimle ve sonra başka projelerde yer aldım. Birlikte çalışmayı isterim. Seyirci de bizi yan yana görmeyi seviyor. 
 
Çift olarak çok da göz önünde değilsiniz, kendi kabuğunuz da mı yaşamayı tercih ediyorsunuz? 
 
Kesinlikle..Mert de benim gibi gece hayatını sevmeyen daha çok gündüz sevdikleriyle olmak isteyen biri. Zorunlu olmadıkça gece davetlere katılmıyoruz. Gerçekten samimiyetine inandığım ortamlarda bulunmayı seven biriyim. Mert’le kendi dünyamızda oyuncu kimliklerimize yer yok. Aslıhan ve Mert olarak her şeyi çok normal yaşıyoruz ve çok memnunuz. 
 
Anne olmaya hazır hissediyorum 
 
Yakında anne olmayı palanlıyor musunuz? 
 
Artık kendimi hazır hissediyorum. Açıkçası hep çalışma programımızdan dolayı erteledik fakat çalışmanın sonu yok. O yüzden bu sıralar galiba artık zamanı Aslıhan diyorum. Allah da nasip ederse eğer bu yıl düşünüyoruz.
 
Stresli zamanlarınızda kendinizi nasıl rahatlatırsınız? 
 
Son zamanlarda genelde odama çekiliyorum. Mumlarımı yakıp, güzel sakinleştirici bir müzikle nefes terapisi yapıyorum. Ayrıca güzel kokular ve loş ışık da  bana çok iyi gelir. Bu şekilde bir alan yaratıp kendimi dinliyorum. 
 
Gerçek Aslıhan’ı tanıyorlar 
 
 
Sosyal medyada çok aktifsiniz, bu kadar yoğun tempoda sosyal medya için nasıl zaman ayırıyorsunuz? 
 
Sosyal medyayı kullanmak şu an beni mutlu ediyor. Sonra ne olur  bilmiyorum. Bir gün aklıma eser kapatırım da diyebiliyorum... Çok yoğun çalıştığım zamanlarda elbette zaman ayıramıyorum fakat tatillerimde ya da boş zamanlarımda fotoğraf çekmeyi ve çektirmeyi seviyorum. Bu yüzden işimle ilgili paylaştığım şeyler kadar özel hayatımla ilgili şeyler paylaşmak da hoşuma gidiyor. İnsanlar beni sadece oyunculuğumla, canlandırdığım karakterlerle tanımıyor. Gerçek Aslıhan’ı da bu şekilde tanıyabiliyorlar. Bir iletişim kurmak sevgilerini bu vesileyle hissetmek çok güzel bir şey. 
 
Sosyal medya sizce bir gereklilik mi?
 
Sanırım gerekli. Olumsuz gibi görünse de güzel olan birçok şeye de vesile oluyor aslında. Güzel bir kitap, iyi bir müzik, yeni yerler, ihtiyaç sahiplerine ulaşmak, hayvanlar için bir şeyler yapmak bunun gibi birçok iyi şeye de vesile oluyor. O yüzden kötü tarafını değil de iyi tarafını görmeye çalışıyorum.
 
Şiddetin sebebi sevgisizlik
 
Kadına, çocuğa şiddet ve taciz giderek artıyor sizce erkeğin kadına uyguladığı şiddet nasıl durdurulabilir? 
 
Tüm bunların sevgisizlikten kaynaklandığını düşünüyorum. Sevgiyi bilmeyen insanlar bir başkasına çok kolay zarar verebiliyor, yok edebiliyor her şeyi. Sevgisizliğin sebepleri neler olabilir, eğitime nereden başlanır bunları bulmak lazım. Çocukken sevgi tohumları ekilmeli ki bu insanlar büyüdüklerinde bu canilikler yaşanmasın. 

ETİKETLER