Yasa teklifi Meclis'e sunuldu! Çevre ajansı geliyor...

12 Ekim 2020 Pazartesi - 11:39 | Son Güncelleme : 12 10 2020 - 14:20

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş: Bugün Meclis Başkanlığı'na 39 maddelik çevre ajansının kurulmasını öneren yasa tekilifimizi sunduk. Teklifle bazı ürünlerde geri dönüşüm planlıyoruz. Sıfır atık sistemi kurmayanlara para cezası gelecek. Umuma açık yerlerde çevreyi kirletenlere para cezası getiriyoruz.


AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Meclis Başkanlığı'na 39 maddelik çevre ajansının kurulmasını öneren yasa tekilifinin sunulduğunu belirtti.

Muş, kara yollarında  bulunan bisiklet yollarında ve şeritlerinde elektrikli bisiklet ve elektrikli  scooterları kullanabilme yaşının 15 olacağını söyledi. 
 
Muş, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, AK Parti'li  milletvekillerince hazırlanan Türkiye Çevre Ajansı Kurulması ile Bazı Kanunlarda  Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu  bildirdi.
 
 Teklife ilişkin bilgi veren Muş, Sıfır Atık Projesi'nin daha önce  başlatıldığını hatırlatarak, projenin yönetilmesi ve geri dönüşüm sistemlerinin  oluşturulabilmesi için Türkiye Çevre Ajansı'nın kurulacağını belirtti.
 
"Çevre Ajansı hayatın her alanında olan ambalajların tekrar sisteme  dönüştürülmesini organize edecek." diyen Muş, Türkiye'de yaklaşık 9 milyar  plastik, 6,6 milyar cam, 4 milyardan fazla da metal ve alüminyum ambalaj  kullanıldığını ifade etti.
 
Muş, yeni sistemle camdaki dönüşüm oranının yüzde 21'den, plastikte  yüzde 57'den, alüminyumda yüde 67'den yüzde 90'a çıkacağını söyledi.
 
Pil, elektrikli, elektronik ürünlerin, lastiklerin, akümülatörlerin  geri dönüşüm kapsamına alınacağını ve dönüşümü de Çevre Ajansı'nın organize  edeceğini anlatan Muş, ham madde ihtiyacının, emisyon ve yerel yönetimlerin atık  bertaraf oranlarının azalacağını aktardı.
 
Muş, ilk yıl 7 bin 500 kişilik istihdam beklediklerini, 20 yılda 12  bin kişilik bir istihdamın oluşacağını belirterek, "20 yıl içinde Türk  ekonomisine 6 milyar avro civarında bir katkı sağlamasını bekliyoruz. Atık  plastik ithalatının da yüzde 40 oranında bu düzenlemenin getireceği neticelerle  azalmasını beklemekteyiz. 2022'nin ocak ayında sistem çalışmaya başlayacaktır.  Kanun geçtikten sonra bir yıl sistemin kurulumu için çalışılacak." diye konuştu.
 
Çevreyi kirletenlere para cezası
 
Depozito sistemine dahil olmayan satış noktalarına, her metrekare için  100 liralık para cezası geldiğini bildiren Muş, "Yine sıfır atık yönetim  sistemini kurmayanlar veya kurduğunu beyan etmeyenlere de 20 bin lira idari para  cezası gelmiş olacak." bilgisini paylaştı.
 
Muş, benzin, naftalin depolanması, dolumu ve tankerlerle nakliyesine  ilişkin bakanlıkça belirlenen esas ve kriterlere uymayanlara, terminaller ve  dolum adaları için 60 bin lira, akaryakıt istasyonları için 30 bin lira,  tankerler için 3 bin lira idari para cezası uygulanacağını kaydetti.
 
Dere yataklarından kum çekilmesiyle alakalı düzenlemeler de  bulunduğunu belirten Muş, idari para cezalarını daha da artırdıklarını söyledi.  Muş, şöyle konuştu:
 
"Kum ve çakıl çıkaranlara 100 bin liradan 300 bin liraya kadar para  cezası verilecek. Faaliyetlerin dere, akarsu üzerindeki sanatsal yapılara zarar  vermesi veya akış rejimini bozması halinde 300 bin, her alınan çakıl veya kumun  metreküpü için 450 lira ceza uygulanacak. Çevrenin kirlenmesiyle alakalı bir  düzenlememiz daha var. Umuma açık yerlerde çevreyi kirletenlere 1000 lira idari  para cezası gelecektir. Her birimizin daha duyarlı olmasını istiyoruz. Cezalar  kesinlikle uygulancaktır çünkü çevre ve doğa hepimizin. Aynı şekilde kapalı koy  ve sit alanlarında su ürünleri kuranlara da 100 bin lira idari para cezası  gelecektir."
 
Mehmet Muş, araç yağı değişimlerine kısıtlıma getirileceğini, ancak  yetki belgesi bulunanların yağ değişimi yapacaklarını ve bu yağı depolamak  zorunda olacağını belirterek, yetkisiz yağ değişimi yapalara 10 bin lira ceza  verileceğini açıkladı.
 
Elektrikli scooter ve bisiklet kullanım yaşı belirleniyor
 
Bisiklet yolu, elektrikli scooter ve bisiklet şeridi tanımlarının  kanun kapsamına alınacağını ifade eden Muş, şöyle devam etti:
 
"Karayolları Genel Müdürlüğüne bisiklet ve elektrikli scooterların  gidebileceği alanların inşası için yetki ve görev verilmekte. Yine kara  yollarında bulunan bisiklet yollarında ve şeritlerinde elektrikli bisiklet ve  elektrikli scooterların kullanabilme yaşı 15 olarak belirlenmiş olacak. Yani 15  yaşından küçük olanlar bunları kullanamayacak. Sürücülerin sağa veya sola  dönüşlerde elektrikli bisiklet ve scooterlara geçiş hakkı vermelerini zorunlu  hale getiriyoruz. Ayrı bisiklet yolu veya şeridi varsa elektrikli scooterların  buraları kullanmasını istiyoruz. Motorlu bisikletlerin bu yolları kullanmasına  kısıtlar getiriyoruz. Elektrikli scooterları kullananlar herhangi bir yük  taşımayacaklar, sadece sırt çantası taşıyabilecekler, onun haricinde bir yük  taşımalarını yasaklamış olacağız. Büyükşehir ve ilçe belediyelerine, il özel  idarelerine bisiklet ve elektrikli scooterların yol, şerit, park ve şarj  istasyonlarını yapma görevini bu düzenlemeyle getirmiş olacağız. Büyükşehir  belediyelerinin ulaşım ana planlarında bisikletli ulaşıma yer vermesi ya da  bisikletli ulaşım ana planı hazırlaması gibi zorunluluklar getiriyoruz. İlçe  belediyelerine bölge otoparkı, kapalı ve açık otopark yapma-işletme ve bunlara  ruhsat verme yetkisi getirilmiş olacaktır."
 
Sorular
 
Sokağa çekirdek kabuğu, sigara izmariti atanlara da ceza verilip  verilmeyeceği sorulan Muş, çevreyi kirletenlerin zaten bir cezaya tabi olduğunu  ancak düşük olan bu oranın yükseltildiğini aktardı. Muş, çevreyi kirletmekten  kasıt olarak akla ne ne geliyorsa bunları yapanların dikkatli olmasını, cezaların  uygulanacağını vurguladı.
 
Hatay'daki yangını terör örgütünün çıkardığına yönelik iddiaların  hatırlatılması üzerine Muş, iki yıldır istihbarat birimlerinin elde ettiği  bilgilere göre terör örgütünün yangınlarla alakalı talimat verdiğinin bilindiğini  söyledi.
 
Muş, Hatay'daki yangınla alakalı tahkikatların devam ettiğini ve  netleştikçe paylaşılacağını belirterek, bu yangınla alakalı terör örgütünün bir  kolu veya onlarla hareket eden bir örgütün olayı üstlendiğini dile getirdi.
 
Muhalefetin, kamu mali yönetimi ve kontrolüne ilişkin hazırlanan  teklifle hükümetin, bütçedeki harcamaları görünmez hale getireceğine yönelik  eleştirisi olduğu hatırlatılan ve değerlendirmesi sorulan Muş, "Muhalefet kanun  teklifini iyi okuyamamış. Aslında daha şeffaf hale getiriliyor ve kalem kalem  yapılan harcamalar gösterilecek. Şu andan çok daha açık ve net bir şekilde bu  harcamalar görülecek. Ben bu tip bir yorum yapmalarını hayretle karşıladım. Ya  kanun teklifini okumamışlar ya da iyi okuyup meseleyi kavrayamamışlar diye  düşünüyorum." dedi.
 
Muş, muhalefetin erken seçim çağrısıyla ilgili değerlendirmesinin  sorulması üzerine de "İşimiz çok. Yapmamız gereken çok fazla iş var. Biz her  kanun teklifi verişimizde muhalefet bunu diline pelesenk etmiş, konuşuyor. Bizim  gündemimizde bir seçim olmadığını daha önce de söyledik." ifadesini kullandı.
 
Boş işlerle uğraşacak vakitleri bulunmadığını söyleyen Muş,  "Kendilerine tavsiyem Türkiye'yi yönetmeye taliplerse milletin gönlüne girecek  şekilde çalışsınlar. Türkiye'de erken seçim olmaz. Seçimlerin olacağı tarihi de  kendilerine deklare ediyoruz. 2023'e hazırlansınlar, meydana çıksınlar, el mi  yaman bey mi yaman göreceğiz." diye konuştu.
 
Kayyum atamaları
 
Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan'ın,  kayyum atamalarına ilişkin "Seçilmiş belediye başkanları makamlarından indirilip,  yerine atanmış kişiler görevlendiriliyor." sözü hatırlatılarak, değerlendirmesi  sorulan Muş, kayyum atamalarının, bir zorunluluktan kaynaklandığını söyledi.
 
Dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önünde evlat  nöbeti tutan Diyarbakır annelerine değinen Muş, "Bu anneler, HDP Diyarbakır İl  Başkanlığının önüne gidiyorlar. Çocuklarını iş vaadiyle kandırmışlar. Bunları da  belediyenin imkanlarıyla yapmışlar. 83 milyon vergi ödüyor, ödediği vergiler, bir  şekilde sistem dışına çıkarılıp terörün finansmanı için kullanılıyor. Bunlar  istihbarat birimlerinin tespitleri neticesinde ortaya çıkıyor." ifadelerini  kullandı.
 
"Muhalefet konuşuyor, tabii onların sırtında yumurta küfesi yok.  Terörle mücadeleyi hükümet sürdürüyor." diyen Muş, bu durumun, bir zaruretten  kaynaklandığını belirtti.
 
Terörün belinin kırıldığını vurgulayan Muş, şunları söyledi:
 
 "Vatandaşlarımızın vergilerinin terörün finansmanına gitmesine nasıl  göz yumalım? 'Kayyum atamayın.' Ama neticesi farklı oluyor. Menfezlere bombaların  nasıl yerleştirildiğini, iş makinelerinin orada nasıl kullanıldığını,  belediyelerin imkanları kullanılarak gençlerin kandırılıp nasıl dağa  çıkarıldığını hemen unutuyoruz. Dolayısıyla bu mücadele verilecek. HDP'ye  sürekli, 'Terörle aranıza mesafe koyun. Terörle bağınızı koparın. Terör  faaliyetlerine destek vermeyin. Onların propagandasını yapmayın.' dedik. Ama  onlar hiç akıllanmışa benzemiyorlar. Oradan bir adım bile geri adım atmıyorlar.  Peki ne yapacaksınız? Dolayısıyla bu bir zorunluluk."
 
 "Sinsi bir plan olarak görüyoruz"
 
Babacan'ın, "Ana dil hakkı kapsamında bütün düzenlemeleri yapacağız."  sözünün hatırlatılması üzerine de Muş, "İktidara geldiğimiz günden bugüne  yaklaşık 18 yıl geçti. Geldiğimiz dönemki Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı  tabloyla bugünkü tablo bambaşka. Türkiye ciddi şekilde normalleşti. Bugün  devletin 24 saat Kürtçe yayın yapan kanalı var, özel okul açmaları önünde hiçbir  engel yok. Bu anlamda neşriyatla, müzikle ilgili hiçbir engel yok. Bunları,  isteyen istediği şekilde yapabiliyor." diye konuştu.
 
 Türkiye'nin, bu normalleşmeyi AK Parti'yle yakaladığını belirten Muş,  "Şunu gözden kaçırmayalım, Türkiye'nin resmi dili Türkçe'dir." dedi.
 
Bu açıklamaları sinsi bir plan olarak gördüklerini dile getiren Muş,  şöyle konuştu:
 
"Bir şeyin altyapısı hazırlanmaya çalışılıyor. Bunlar Türkiye'nin  birliğini ve beraberliğini tehlikeye atabilir. Hiç kimsenin 'Ben siyaset  yapıyorum.' diye özensiz davranmak gibi bir durumu olamaz. Dikkatli davranmak  zorundayız. Siyaset yapacağız, karşımızdakini eleştireceğiz diye Türkiye'nin  birliğini zarara ve zaafa uğratacak işlerin için girmek Türkiye'ye büyük zarar  verir. Türkiye bunu kaldırmaz. 83 milyon bu ülkenin kurucu unsurudur. Burada bir  etnik grubu, Kürtleri en fazla ötekileştiren parti de HDP'dir. Kürtler de Türkler  de diğer yaşayan insanlar da bu devletin asli unsurudur. Dolayısıyla Türkiye, 83  milyonun ortak devletidir. Bunu çatırdatmaya, zedelemeye, zayıflatmaya yönelik  açıklama ve beyanlar bu ülkeye ve devlete fayda sağlamaz."
 
"Devlet, 83 milyonun yansımasıdır"
 
Mehmet Muş, kamudaki atamalarda cemaat ve tarikat etkilerine dair  iddia ve haberler hatırlatılarak, muhalefetin FETÖ örneğini gösterdiğinin  belirtilmesi üzerine, FETÖ'yü devletin içinden söküp atanın, AK Parti iktidarı  olduğunu vurguladı.
 
Muş, "Devlet içinde herhangi bir organize yapıya müsamaha edilmesine  asla rıza gösteremeyiz. Bu, organize yapı tarikat olur, başka bir grup olur, ne  olursa olsun devlet, 83 milyonun yansımasıdır. Belli bir grubun yansıması olmaz,  olamaz. Buna en fazla dikkat eden partiyiz diye düşünüyorum. Asla göz yumamayız  ve buna şimdiye kadar müsaade edilmedi. Devletin ilgili birimleri bu konuda çok  hassastır. İddia edildiği gibi bir tehlike ortaya çıktığında gereken adımları  atarlar." değerlendirmesinde bulundu.
 
Muş, baro seçimleri öncesinde İstanbul ve Ankara'daki kamu  avukatlarına baskı yapıldığı iddiasının hatırlatılması üzerine, "Biz iddialarla  hareket edemeyiz, iddialarla konuşamayız. Varsa bunun belgeleri, ilgililer  çıkarır. Bunu yapan varsa bu hukuka aykırıdır. Savcılık gereken çalışmayı yapar."  diye konuştu.