Yargıtaydan "Devrim" kararı

AA |  16 Şubat 2019 Cumartesi - 10:12 | Son Güncelleme : 16 02 2019 - 10:39

Türkiye'nin ilk yerli otomobili "Devrim", Yargıtay kararıyla Türk tarihi ve kültürü için önemli ve topluma mal olmuş bir değer olarak kabul edildi.


Türkiye'nin ilk yerli  otomobili Devrim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararıyla Türk tarihi ve kültürü  için önemli ve topluma mal olmuş bir değer olarak kabul edildi ve bu ismin başka  markada kullanılamayacağına karar verildi. 
 
Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in talimatıyla 1961'de Devlet  Demiryollarının teknik imkanlarıyla yapılan Türkiye'nin ilk yerli otomobili  Devrim davalık oldu.
 
Malkoçlar Otomotiv Sanayi, ürettiği bir otomobile Devrim adını vererek  2007'de bu ismi marka olarak tescil ettirdi.
 
Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii AŞ (TÜLOMSAŞ) ise bu ismi ilk kez  kendilerinin kullandığını, Malkoçlar Otomotiv'in bu ismi kullanamayacağını öne  sürerek, tescilin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesi istemiyle  dava açtı.
 
Malkoçlar Otomotiv, şirketin "İlk yerli Ferrari" adı altında Etox  markalı araçlar ürettiğini, Devrim ibaresinin bu aracın modellerinden biri  olduğunu savunarak, davanın reddini istedi.
 
Yerel mahkeme kararı
 
Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi, davayı reddetti. Yerel  mahkeme, Devrim sözcüğünün doğrudan doğruya tarihi, kültürel bir değer veya bu  nitelikte nesne ile özdeşleşmiş olmadığı gerekçesiyle "Devrim" marka tescilinin  kanuna aykırı olmadığına hükmetti.
 
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 11. Hukuk Dairesine  geldi. Daire, yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle bozdu.
 
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma kararı
 
Dairenin kararında, uyuşmazlık konusu markayı oluşturan Devrim  ibaresinin ilk kez 1961'de resmi mercilerin verdiği görev doğrultusunda davacı  tarafından imal edilip ilk Türk malı otomobil olarak topluma tanıtıldığı  vurgulandı.
 
Bu bakımdan, Türk otomotiv endüstrisi tarihinde önemli bir yere sahip  olan Devrim otomobillerinin ifade ettiği özellikli yapısı itibarıyla da kültürel  bir değer kazandığı belirtilen kararda, davacı TÜLOMSAŞ Genel Müdürlüğünün Devrim  otomobilini halen muhafaza ettiği, bu kültürel ve endüstriyel simgenin çeşitli  etkinliklerde sergilenmesi suretiyle Devrim'in Türk tarihi ve kültürü için önemli  ve topluma mal olmuş bir değer haline geldiğinin anlaşıldığı anlatıldı.
 
Kararda, Devrim ibaresinin, Markaların Korunması Hakkında Kanun  Hükmünde Kararname'nin, "Marka tescilinde red için mutlak nedenler" başlıklı 7.  maddesinin, "kamuyu ilgilendiren tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal  olmuş markaların tescilinin reddedileceği"ne ilişkin hükmü kapsamında kaldığının  kabul edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği tespiti yapıldı.
 
Yerel mahkeme ilk kararında direndi
 
Yerel mahkeme ise ilk kararında direndi. Direnme kararında, Devrim  sözcüğünün, toplumda yaygın bilinen ilk anlamının "belirli bir alanda veya  toplumsal olarak hızlı ve köklü değişimlere verilen bir addan ibaret olduğu  belirtildi.
 
Direnme kararında, "Bir ibarenin toplumun bir bölümünü ilgilendiren,  belirli bir süre gündem oluşturan bir ad olması, bu adın veya ibarenin kamuyu,  yani toplumun önemli kısmını ilgilendiren tarihi veya kültürel bir değer olarak  kabulü için yeterli değildir. Dönemsel ve sektörel önemi haiz bulunan, bunun  dışında genel bir kavramı da ifade eden 'Devrim' kelimesinin tarihi veya kültürel  bir ada dönüşmesini sağlayacak bir değerinin olduğunu kabule imkan  bulunmamaktadır." ifadeleri kullanıldı.
 
Davacı TÜLOMSAŞ tarafından direnme kararı temyiz edildi. Temyiz  dilekçesinde, adına sinema filmleri çekilen, her yıl on binlerce insanın ziyaret  ettiği, ülkenin çeşitli yerlerinde sergilenen Devrim markasının toplumun tamamına  mal olduğu kaydedildi. Dilekçede, Türk sanayisinin en önemli kilometre  taşlarından biri olan Devrim'in topluma mal olmuş kamusal bir ibare olmaktan  çıkarılarak bir kimsenin veya şirketin tekeline verilmesini sağlamak sonucunu  doğuran yerel mahkeme kararının bozulması istendi.
 
Son sözü Hukuk Genel Kurulu söyledi
 
Temyiz üzerine dosya, Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna geldi. Kurul,  Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozdu,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin gerekçesini hukuka uygun buldu.
 
Böylece Eskişehir'de TÜLOMSAŞ ait tesislerde yapılan ilk otomobil  Devrim, Yargıtay kararıyla Türk tarihi ve kültürü için önemli ve topluma mal  olmuş bir değer olarak kabul edildi ve bu ismin başka markada kullanılamayacağına  karar verildi.
 
Devrim'in hikayesi
 
O zamanki adı Eskişehir Demiryolu Fabrikaları olan TÜLOMSAŞ'ta Cemal  Gürsel'in talimatıyla 1961'de Devrim isimli otomobil üretildi.
 
Talimatı veren Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'e 29 Ekim Cumhuriyet  Bayramı'nda tanıtılan ilk milli ve yerli otomobil Devrim, üretildiği yıl, yine  Gürsel'in talimatıyla trenle Ankara'ya götürüldü.
 
Demiryolu kanunları gereği deposuna az akaryakıt konulan Devrim, 29  Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Gürsel'in test amacıyla kullandığı sırada  benzini bitip durdu. Bunun ardından trenle Ankara'dan Eskişehir'e getirilen  Devrim, bir süre fabrika içinde kullanıldı.
 
Dönemin zor koşullarına rağmen 4,5 ay gibi kısa bir sürede yaklaşık  200 Türk mühendis ve işçisinin emeğiyle "siyah", "beyaz", "mavi boncuk" ve  "gecekondu" isimleri verilerek 4 adet imal edilen otomobillerden günümüze kadar  gelen Devrim, TÜLOMSAŞ'ta sergileniyor.
 
Ziyaretçilerin ilgi gösterdiği Devrim'in sergilendiği müzede,  otomobilin yapımında kullanılan kaynak motoru, matkap ve torna tezgahları, yapım  aşamalarının çekildiği fotoğraf makinesi, kumpas, pergel, cetvel, çizim masası,  kireç taşından maketi, yedek parçalar, Sivas'ta demiryollarında dökülmüş orijinal  motor bloku ve çalışmaların görselleri yer alıyor.
 
Uzun ve kısa farları ayakla kumanda edilen, kontak anahtarıyla ve  manuel olarak da çalıştırılabilen Devrim, bu özellikleriyle de dikkati çekiyor.