Yargıtay, FETÖ'nün darbe çağrışımı davası ile ilgili kararını açıkladı

AA |  05 Temmuz 2019 Cuma - 17:02 | Son Güncelleme : 05 07 2019 - 18:10

Yargıtay, FETÖ'nün darbe çağrışımı davasında Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını bozdu.


FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimini önceden bildikleri ve ekranlarda  darbe çağrışımı yaptıkları iddiasıyla tutuklanan gazeteciler Nazlı Ilıcak, Ahmet  Altan, Mehmet Altan ile kapatılan Samanyolu Haber Televizyonu sunucusu Şükrü  Tuğrul Özşengül, kapatılan Zaman Gazetesi grafik tasarım sorumlusu Fevzi Yazıcı  ve kapatılan Zaman Gazetesi Marka Pazarlama Direktörü Yakup Şimşek'e, "cebir ve  şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan  kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen  uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis  cezası verilmişti.
 
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesince verilen bu karar, İstanbul Bölge  Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince de hukuka uygun bulunmuştu. Bu kararın da temyiz edilmesi üzerine, dosya, Yargıtay 16. Ceza  Dairesine geldi.  Daire, Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak'ın da aralarında  bulunduğu 6 sanığa, "Anayasa'yı ihlal" suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet  hapis cezalarını bozdu.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, sanıklardan Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak'ın  eyleminin "Anayasa'yı ihlal suçunu" değil, "FETÖ'ye bilerek ve isteyerek yardım  etmek" suçunu oluşturduğuna karar verdi.
 
Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak'la ilgili gerekçe
 
 Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak'la ilgili bozma gerekçesinde, bu  sanıkların "Anayasa'yı ihlal" suçuna fail olarak iştirak ettiklerinin  kanıtlanamadığı belirtildi. Gerekçede, Ahmet Altan ve Ilıcak'ın FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapısına  organik bağla bağlı olup, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren faaliyetleri  nedeniyle bu örgütün üyesi oldukları yönünde iddia ve kabul bulunmayan dosyada,  buna dair herhangi bir delilin de olmadığı aktarıldı.
 Ahmet Altan ve Ilıcak'la ilgili gerekçede, şunlar kaydedildi: "Kamuoyunca tanınan, siyasi, ideolojik kimlikleri itibarıyla  savunmaları hayatın olağan akışına uygun düşen gazeteci sanıklar Ahmet Altan ve  Nazlı Ilıcak'ın gazetecilik faaliyeti kapsamında gerçekleştirdikleri makale ve  konuşmalarının eleştiri içeren muhtevasından ayrık olarak önce dini bir kült,  ardından bir terör örgütüne dönüşen, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören  FETÖ/PDY'nin, devletin silahlı kuvvetlerine sızan mensuplarınca, silahlı bir  kalkışma, darbe gerçekleştirme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olarak görüldüğü bir  dönemde örgütün anayasal düzene karşı icra edeceği kalkışma öncesindeki sürece  mutad siyasi muhalefet görüntüsü vermeye çalışmak ve örgütün sempatizan sınıfını  oluşturan geniş halk kitleleri nazarında sözde meşruiyetini korumak amacına  hizmet eder mahiyetteki gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi mümkün  olmayan eylemleri, 'hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte FETÖ/PDY silahlı  terör örgütüne yardım etmek suçunu' oluşturmaktadır."
 
 Mehmet Altan'a beraat gerekçesi
Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca daha önce tahliye edilen Mehmet  Altan hakkındaki karar ise yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine  karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozuldu.   Mehmet Altan'la ilgili gerekçede, Altan'ın bireysel başvurusu üzerine,  Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilen kararlara  atıf yapıldı. Gerekçede, Altan'ın ikametinde "F serisi 1 dolar" bulundurmasının,  örgüt liderinin talimatıyla işlem yapıldığı tespit edilemeyen örgüte ait Bank  Asya nezdindeki hesap hareketlerinin ve ByLock üzerinden görüşen üçüncü  şahısların mesaj içeriklerinde adının geçmesinin mesaj içerikleri de  gözetildiğinde "silahlı terör örgütüne üye olma, örgüt adına suç işleme,  hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte yardım" suçlarının  işlendiğine dair yeterli ve inandırıcı delil niteliği taşımadığı da gözetilerek,  sanığın ispat edilemeyen suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiği  kaydedildi.
 
   Diğer sanıkların suçu "örgüt üyeliği" kabul edildi
 
  
Aynı davada yargılanan ve "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya  teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan diğer sanıklar Şükrü  Tuğrul Özşengül, Fevzi Yazıcı ve Yakup Şimşek hakkındaki karar da bozuldu. Bu  sanıkların eylemlerinin, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçunu  değil, "silahlı terör örgütü üyeliği" suçunu oluşturduğuna karar verildi.Daire, tutuklu sanıklar Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Şükrü Tuğrul  Özşengül, Fevzi Yazıcı ve Yakup Şimşek'in tahliye taleplerini de reddetti.
 
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16 Şubat 2018'de açıkladığı  kararında, sanıklar Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak'ın da aralarında  bulunduğu 6 sanığı, "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti  Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir  düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek"  suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar vermişti. Sanıklar, yerel mahkemenin kararını açıklamasının ardından İstanbul  Bölge Adliye Mahkemesine itirazda bulunmuştu. Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 2  Ekim 2018'de yapılan karar duruşmasında, Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı  Ilıcak'ın da aralarında bulunduğu 6 sanığa yerel mahkemece "Anayasa'yı ihlal"  suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını hukuka uygun bulmuştu.  Anayasa Mahkemesinin kişi hürriyeti ve güvenliğinin ihlal edildiğine ilişkin  kararı dikkate alınarak, Mehmet Altan'ın adli kontrol hükümleri kapsamında  tahliyesine karar verilmişti.
Bu kararın da temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtaya gelmişti.
  
 

ETİKETLER