Modern kültür ebeveynlerinin çıkmazı

Geçmişten günümüze değişen koşullar ve yaşam biçimi anne-babalık rollerini de farklılaştırdı. Önceki kuşağın anne-babalarının, kadın-erkek ilişkilerine, evliliğe, çocuk yetiştirmeye bakışı ile günümüz anne-babalarının bakışı arasında oldukça dikkat değer farklılıklar var. Bu farklılıkların kimi olumlu kimi de olumsuz olarak değerlendirilebilir. Çocukların başarısızlıkları ya da istenmeyen davranışlarının faturası da hep anne-babalara kesilir. Anne-babaların çocuk yetiştirme ile ilgili yaşadığı sorunlar nelerdir? Bu sorunların kaynakları nedir? Çözümü adına neler yapmaları gerekir? Üzerinde düşünmeye değer sorulardır.

Geçmişte yaşanmış olumsuz çocukluğun izlerini mutlaka silin

Bugünün anne-babalarının çocuklukları bu kültür içerisinde geçmiştir. Dolayısıyla, bilinçaltları kültürün temel değerleri ve kalıpları ile doludur. Geçmişten bu yana gördükleri, yaşadıkları ve öğrendiklerinin ne kadar doğru, anlamlı ve sağlıklı olduğu çok önemli. Geçmişinde dayak yiyerek ikna edilmiş, hakaret işiterek davranışları değiştirilmeye çalışılmış, yeterince sevilmeyerek şımarmasının önüne geçilmiş bir ebeveynin, kendi çocuğuyla sağlıklı bir ilişki kurması ne kadar mümkün olabilir ki? Çocukluğuna dair az ya da çok hasar barındıran ebeveynlerin, kendi davranışlarının arkasındaki nedenleri bilerek bu nedenlerin yarattığı etkiyi kontrol etmeleri çok önemli. Bu noktada gerekirse bir uzmandan bile destek almaktan çekinilmemeli. Ebeveynin farkındalığından en çok yararı da çocuğu sağlayacaktır.

Haberin Devamı

Çevremizi kuşatmış olan tehdit edici riskler

Kendi çocukluğumuzda, gidilecek okul seçenekleri çok yoktu ve sınava dayalı rekabet de bugünkü gibi değildi ama şimdi hangi okulu seçeceğimizi, hangi sınavda nereye gireceğimizi şaşırdık. Eskiden bilgisayar ve internet hayatımızı bu kadar kuşatmamıştı ama şimdi elimizdeki cep telefonları bile artık bilgisayar oldu. Sigara, alkol, uyuşturucu gibi felaketler çok daha sınırlıydı ama bugün giderek artan bir tehdit oldu. Geçmişten günümüze meydana gelen bu değişimler, anne-babaların kafasını karıştırıp risk algısını yükseltmiş görünüyor. Elbette, hiçbir ebeveyn göz göre göre çocuğunun böylesine riskli ortamlardan zarar görmesini istemez. Ancak, bu riskleri ortadan kaldıracak güvenilir bir sistem de olmayınca, kaygılar da haklı olarak çok daha yoğun yaşanıyor.
Riskler karşısında anne-babalık yapmak gerçekten de çok zor. Sonuçta, anne-babalar, çocuklarıyla ilişkilerinde sevgi dolu iletişim köprüsünü hiçbir zaman koparmamalıdırlar. Duygusal yönden sevgiyi doya doya yaşayan çocuklar, özellikle riske en açık oldukları ergenlik dönemini daha kolay atlatabilmektedir. Anne-babaların yapacağı en iyi şey “koşulsuz sevgi”ile “akıllı otorite” arasında denge kurarak sürekli iletişim halinde olmaktır.
Ebeveynlik becerileri ile ilgili kafa karışıklığı
Son 20-30 yılda dünyada anne-babalık becerileri ile ilgili sayısız bilimsel araştırma yapılmış ve adeta bilgi patlaması yaşanmıştır. Bu da kimi zaman zihinleri aydınlatırken, kimi zaman da kafaları karıştırıyor. Çünkü, bir konuda uzmanların farklı görüşleri olabilmektedir?
- Ödül ve ceza uygulaması yapılmalı mı yapılmamalı mı?
- Ödevlerin verilmesi doğru mu yanlış mı?
- Dikkat eksikliği ve hiperaktivitesi olan çocuğa ilaç verilmeli mi verilmemeli mi?
Toplumumuzda okuma ve öğrenme alışkanlıkları ne yazık ki hiç iyi değil. Buna bağlı olarak, anne-babaların, ebeveynlik becerileri de akıl ve bilgi odaklı olmaktan çok, şartlanma ve sezgi odaklı oluyor. Bilime ilgi duymayan bir toplumun ebeveynleri de doğal olarak çocuklarını el yordamıyla yetiştiyor. Hatta kimi ebeveynler, bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu gerçeklikleri, “Bizim anne-babamız okul mu okudu” gibi basit bir mantıkla aşağılayarak kendi yaptığının doğruluğunu da iddia edebiliyor.
Çevrenin yaptığı müdahale ve baskılar sorunu büyütür
Çocuk yetiştirmenin önündeki en sinir bozucu engellerden biri de çevredeki diğer insanlar. Çocuğunuzu sizden daha iyi yetiştirmeye gönüllü olan büyükanneler, büyükbabalar, amcalar, dayılar, teyzeler, olur olmaz her şeyi eleştirir, iki de bir herşeye müdahale ederler. Anne-babalar da bu durumlarda bir arada bir derede kalırlar.
- Büyüğüne müdahale etmemesini söylese kırılır mı acaba?
- Acaba onlar mı doğruyu yapıyor, yoksa biz mi doğruyu yapıyoruz?
- Yapılan müdahaleyi engellesem ayıp olur mu?
Bir çocuğu yetiştirme sorumluluğu birinci derecede anne-babaya aittir. Çoğu anne-baba da bir şekilde bu müdahalelere engel olamadığında, çocuğun dünyasında gerekli gereksiz ve karmakarışık bir sürü otorite figürü olmaktadır.
Doğrular-yanlışlar birbirine karışmaktadır. Bu nedenle, çocuk yetiştirme konusunda anne-baba kendi temel yaklaşımlarını ve değerlerini çevresine hissettirmelidir.

Haberin Devamı
DİĞER YENİ YAZILAR