Yanlış biliyorsunuz! 1150 küsur odası var

07 Aralık 2014 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 07 12 2014 - 2:30

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda 1000 değil, 1150 oda olduğunu belirterek, “Sanki benim kişisel sarayım. Milletin sarayını hazmedemiyorlar” dedi


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilen ASKON 9. Olağan Genel Kurulu’nda konuştu. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı sarayı eleştirilerinden seçim barajına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu ve "Ben alışılmış cumhurbaşkanı değilim, olmadım, olmayacağım" dedi. Erdoğan'ın konuşmasından başlıklar şöyle:

NEREDE ÇEVRECİLER: Kadıköy’den başlayıp Taksim Meydanı’na gelen zat (CHP lideri Kılıçdaroğlu'ndan söz ediyor) , oradaki 12 ağacın yeri değiştirildi kesilmedi. Ama Yalova’daki ağaçlar kesildi. 250’yi aşkın ağaç kesildi. Neredesin sen, nerede çevreciler, nerede o Taksim’de yürüyenler. Neredesiniz tencere tavacılar konuşun bakayım.

KASET VE ŞANTAJ: Ana muhalefet partisinin genel başkanı çıktı. Hafta içi edebe sığmayacak laflar konuştu. Bir engelli kardeşimiz, şahsımla alakalı 'zihinsel özürlü değil mi?'  diye soru soruyor. Onun verdiği cevap da 'Cumhurbaşkanının zihinsel engelli olduğunu söylemek, adeta bir lütuftur gibi söylüyor, 'O akılsızdır' diyor. Bunu  söyleyen kim? Anamuhalefetin başı. Böyle bir siyasetçi olabilir mi? O engelli. Ancak ve ancak kaset ve  şantaj böyle birini öyle bir partinin başında tutabilir.

YANLIŞ BİLİYORSUNUZ: Büyüklerimiz çok güzel şeyler söylemişler. İtibardan tasarruf olmaz. Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapılıyor. Yalanlar.. Sanki burası benim kişisel sarayım. Dünyayı da gezmemiş, bilmiyor. 1000 odalı değil. Yanlış biliyorsunuz. 1150 küsur odası var. Milletin sarayını hazmediyorlar. Buckingam Sarayı sadece restorasyona giriyor, rakam 5 milyar paund.

ALÇAKÇA YALAN: Ulusal güvenliğimizi tehdit eden her yapı MGK’da ele alınır ve gözünün yaşına bakılmaz, tavsiye kararı çıkar. Paralel yapı böyle bir yapıdır. Tüm vakıfların, cemaatlerin hedef alınacağı ise alçakça bir yalandan başka şey değildir.

BARAJLAR KALKSIN DEDİK: Barajlar kalksın diyorlar. Onu da teklif ettik. 5’e insin, sıfırlayalım dedik. Yanaşmadılar. Türkiye’de yalanı en güzel kim söyler diye sordukları zaman vereceğiniz cevap ana muhalefetin başı. Malzeme yok. O yüzden şimdi cumhurbaşkanı ile uğraşıyor

HANGİ BELGEN VAR: Şimdi beni yazılarıyla Başbakanımla karşı karşıya getirecekler. Biraz terbiyeli ol ya, edep adab bil ya. 'Başbakan dürüst yolsuzluk yapmaz ama cumhurbaşkanı yolsuzlukların içinde.' Hangi belgen var, bilgin var. Biz o yolsuzluklarla buraya gelseydik senin ve patronunun yolsuzluklarını ortaya çıkaramazdık. Bunlar hükümetleri istedikleri gibi yönetti, bizi yönetemediklerim için saldırıyorlar.”

Polis vatandaş mı öldürdü?

ABD'de yaşanan olaylardan söz eden Erdoğan şöyle dedi: “Ferguson olayları Arizona’daki olaylar elinde silahı yok adamı yatırıyorlar yere ve kafasını yere vurup nefessiz bırakıp öldürüyorlar. Silah filan, molotof yok.. Bizim burada polisimiz kalkıp da vatandaşı mı öldürdü silah mı çekti? Polisi öldürülürken polisi bitirecekken polis kendini savunmayacak  mı ? Sonra bakıyorsunuz paralel yargı 8 seneye mahkum ediyor."

‘Büyük bir sanatçımızı linç ediyorlar’

Yavuz Bingöl’ün sözleriyle ilgili tartışmalara da değinen Erdoğan şöyle devam etti: "Zafer Bayramı resepsiyonunda çok değerli bir sanatçımızla, Yavuz Bingöl’le Yemen türküsünü birlikte söyledik. Aman Allahım sanatçımıza söylemediklerini bırakmadılar. Şu anda Türkiye’nin o büyük sanatçısını linç etmek için ellerindeki her vasıtayı kullanıyorlar. Hakikati söyleyen bütün herkese yapıyorlar. En son Alev Alatlı'ya da yaptılar. Ahmet Kaya’nın bu ülkeden mahzun ayrılışıyla yüreğimiz yandı. Çatallarla porselen tabaklarla onu törenden kovduklarını hatırlayın. Sanatçılarımıza açık  açık sesleniyorum: Mahalle baskısına, dayatmalara karşı cesur olun.“