Washington’da 'Suriye Oyunları!'

İLHAN TANIR / VATAN WASHINGTON |  05 Mart 2013 Salı - 10:29 | Son Güncelleme : 05 03 2013 - 10:29

İleri gelen üniversitelerinde oynanan oyunlarla...


Suriye krizinin önümüzdeki 6 ila 9 ayı, Washington’ın düşünce kuruluşları ve ileri gelen üniversitelerinde oynanan farklı oyunlar üzerinden tahmin edilmeye çalışılıyor...

Bu oyunlardaki temel hedeflerden biri, önümüzdeki aylardaki ‘sürpriz’ gelişmelerin tahmini. Örneğin, Şam’ın isyancılar tarafından ele geçirilmesi halinde, buradaki milyonlarca Arap Alevisi, Hristiyan ve rejimi desteklemiş sivil veya asker ailelerin coğrafi ve etnik özellikleri nedeniyle bir anda Lübnan’a yürümesi. Böyle bir ‘exodus’ gerçekleşirse, Batı’nın çoğu kendi dindaşı olacak belki de milyonlarca insanın yardım taleplerine nasıl cevap verebileceği yeni ve çok daha kritik sonuçlara yol açıyor.

Şam’ın Kaderi

Şam’ın çevre banliyölerini uzun süredir ellerinde bulunduran Suriyeli isyancılar, Esad’ın başkanlık sarayına sadece birkaç kilometre ötede, ocak ayından beri çatışmaktalar. Washington’daki genel eğilim ise, Esad’ın halen yeterli asker, zırhlı araç ve savaş jetlerine sahip olduğu ve Şam’da savaşın kaderinin henüz belli olmadığı yönünde. Şam’ın sürüp gitmesi muhtemel kuşatmasına karşı rejimin nasıl ayakta kalabileceği zihinleri meşgul eden bir başka soru.

Halep: Büyük test

Senaryolarda, Halep’in eninde sonunda isyancıların eline geçeceği beklentisi oldukça yaygın, ama ne kadar süreceği anahtar soru. Halep gerçekten de düştüğü takdirde, isyancıların disiplinlerini koruyup, birbiri arasında bir kavgaya tutuşup, tutuşmayacakları bir başka merak edilen soru. Halep, rejim güçlerinden alındığı takdirde, buradaki Ermeni, Hristiyan, Nusayri ve Esad rejimini isteyerek veya istemeyerek desteklemiş halka karşı radikal element veya bazı başı boş grupların nasıl davranacağı, herhangi bir intikam kampanyası ve yağmalama harekatının önlenip, önlenememesi, isyancıların önündeki en büyük test olacak.

Türkiye ne yapar?

Sınırının 70-80 km ötesindeki dünyanın en değerli şehirlerinden Halep’te El-Kaide hilafeti türü bir yapılanmanın oluşması (El-Kaide’nin geçmişte Türkiye içi saldırıları da hatırlandığında) ve hatta Türkiye’ye yeni bir milli güvenlik tehdidi oluşturduğu ihtimalinde Türkiye bu tür bir senaryoya nasıl tepki verebilir.

Suriye bölünecek mi?

Geçtiğimiz haftalarda ikisine katıldığım ‘’Suriye oyunları’’nda, Suriye’nin geleceğine dair soruların yoğunlaştığı bir başka senaryo ise, Suriye’nin batısında, Şam-Hama-Humus-Lazkiye bandında bir Nusayri devletin kurulup, bölgenin 13 ve 14. yy’da Haçlıların kurduğu krallıklara benzer şekilde bir görünüm alıp alamayacağı ve bu tür senaryoya bölgesel ve küresel aktörlerin alacağı tavır. Özellikle İran için, Suriye’nin tümüne hakim bir Esad rejimi imkansız gibi görünüyor artık. Bu açıdan, bu şekilde küçülmüş ve homojen bir yapıya bürünmüş bir aktörün İran tarafından ikinci en iyi senaryo olarak tercih edileceği görüşü hakim. Kimyasal silah kullanımı senaryoları, gerçekleşmesi halinde yukarıda tartışılan bütün bu senaryoları gölgede bırakıp, yepyeni dinamikleri denkleme getiriyor.