Varoluşumuzu, kültürümüzle, erdemlerle besleyelim

29 Mayıs 2018 Salı - 2:30 | Son Güncelleme : 29 05 2018 - 2:30

DİN PSİKOLOJİSİ BİLİMİ DİYOR Kİ! HALİL İBRAHİM ÖZASMA


19. yüzyılda pozitif psikoloji akımının, psikoloji dünyasında ağırlık kazanmaya başlamasıyla cesaret, adalet, sadakat gibi erdemlerin psikolojik sağlıkla ilişkisi incelenmeye çalışılmıştır. Ortaya konulan araştırmalar erdemleri yaşayan insanların psikolojik açıdan diğer insanlara göre daha dayanıklı olduğunu ve hayatı anlamlı yaşama noktasında mutluluk düzeylerinin daha yüksek olduğunu göstermiştir. Erdemler konusu İslam kültüründe çok daha önceleri Fârâbî, İbn Sînâ, Kindî gibi filozoflar tarafından incelenmiş ve eserlerinde yer almıştır. Her ne kadar günümüzdeki anlamıyla psikolojinin kullanmış olduğu metotlarla erdemlerin insan sağlığını nasıl etkilediği incelenmemiş olsa da, filozofların hem kendi benlikleri üzerinde yaptıkları gözlem, hem de diğer insanlar üzerinde yaptıkları gözlemler, onların erdemli yaşayışın insanları mutluluğa ulaştıracağı konusundaki fikirlerine temel teşkil etmiştir.

Cesaret, erdemdir...

Erdemin ne olduğu, erdemli yaşantının insana nasıl kazandırılabileceği, hangi davranış kalıplarını hangi duygu halinde sergilemenin insana mutluluk kazandıracağı detaylı bir şekilde telif edilen eserlerde vurgulanmıştır. Örneğin cesaretin bir erdem olarak ne saldırganlık ne de korkaklık olacak şekilde, insanın aklın rehberliğinde karşısına çıkan olayı değerlendirmesi neticesinde o durumda nasıl davranması gerekiyorsa o şekilde davranması halinde bir erdem olarak değerlendirilebileceği ifade edilmiştir. Gereksiz yere her durumda sinirlenen, öfkesini dengesiz bir şekilde ifade eden insanların saldırgan; mücadele edilmesi gereken bir durum olduğunda ve onun üstesinden gelebilecek güçte olduğu halde o durumu halletmeksizin kaçan insanların ise, korkak olarak değerlendirilebileceği ve bu davranış kalıplarının insanın psikolojik sağlığını olumsuz etkileyeceği belirtilmiştir. Bugün psikoloji bilimi de saldırganlık davranışının hem insanın kendisine, hem de çevresine yıkıcı bir şekilde nasıl olumsuz etkide bulunduğunu ortaya koymuştur. Aynı şekilde korkunun etkisinde yaşayan insanların da sürekli kaygı ve stres altında, dengesiz bir iç dünyaya sahip oldukları da bulgular arasındadır.

Adalet de erdemdir...

Bir diğer erdem olan adalet İslam filozofları tarafından insanda bulunan öfke ve arzu güçlerinin aklın rehberliğinde aşırıya kaçmadan dengeli bir şekilde yönetilmesiyle insanın benliğinde oluşan ahenkli durum olarak açıklanmıştır. Buna göre adalet erdemini yaşayan bir insandan ortaya çıkacak olan davranış kalıpları da hem kendine zarar verici hem de diğer insanlara zarar verici olmayacak ve adaleti yaşayan insan etrafına da adaletin ışığını yayacaktır.

Erdemler insanın akıl, arzu ve düşünme güçleriyle bağlantılı olarak açıklanmıştır. İnsanın erdemli bir şekilde davranması bu güçleri dengeli bir şekilde yönetmesiyle ortaya çıkmaktadır. Aşırı isteklerden, dengesizlikten kurtulup huzurlu bir yaşam istiyorsak, bize kendimizi tanıtan, öz kültürümüzle, erdemlerle beslenelim.

“Pozitif Psikoloji ve İslam Düşünürlerinde Erdemler” başlıklı  yüksek lisans tezinden hazırlanmıştır.

ETİKETLER