Varoluş serüvenimin peşindeyim

EYLEM KAFTAN / kaftaneylem@gmail.com |  11 Şubat 2018 Pazar - 2:45 | Son Güncelleme : 24 02 2018 - 1:29

Selen Öztürk bugünlerde hem tiyatro sahnesinde, hem TRT’de yayınlanan Payitaht Abdülhamit dizisinde rol alıyor. Oyun ve diziden yola çıkarak Selen Öztürk’ün dünyasına konuk oldum.


İntiharın Genel Provası oyununu bir de senden dinleyelim.

Yugoslavya’nın çöküşü dönemindeki siyasi durumdan yola çıkmış oyun. O dönem çok intihar vakası olmuş. Alt sınıftan, 15 yaşındayken tecavüze uğramış, zavallı bir kızı oynuyorum. Hayat kadınlığı yapmaya zorlanıyor. İnsanları intihardan kurtarmak için onları kandıran bir kumpasın içine giriyor. O da zamanında intihar etmeye çalışmış ve kurtarılmış. Kandırılanların ve sahtekarların uzaktan seyredilen resmi gibi.

Özellikle de başarılı birisinin hayatta düşüşe geçmesi daha trajik durum...

Başarılı bir mimar ve Yugoslavya’da iç savaşta yarattığı eserlerin tümü de yıkılmış. Aslında evrensel bir durum. Şu an Suriye’de bir mimar da olabilirdi. Bir şey inşa ediyorsun ve anlamsız bir savaş onu yok ediyor.

İntihar etmek üzere olan birini vazgeçirmek için ne söylerdin?

Gerçekten karar vermiş biri intihar eder zaten. En ufak bir umut ışığı gören birini ise döndürebilirsin. Biraz da fizyolojik bir şey. Beyinde bir odanın ışığı kapanıyor. Serotonin, endorfin bitiyor. Psikiyatrik bir destek gerektiriyor.

İntihar eden insanı kurtarmaya çalışan insanı kim kurtaracak?

Son zamanlarda bana en iyi gelen şeyin bir varoluş serüveninin peşine düşmek olduğunu anladım. İnsan maneviyata eğilerek kendini iyileştirebilir. İnsan neden var sorusunun peşinden gitmek lazım. Hem bilim, hem inanç üstüne araştırmalar yapıyorum. Bu araştırmalar yaşamak için çok büyük motivasyon sağlıyor.

Sana ne ilham verdi son dönemde?

Morgan Freeman’ın İnancın Hikayesi’nden çok etkilendim. Yaratılış hikayesini anlatıyor. Kozmos’u izledim. Evrenin hikayesi. Binbir çeşit insan türüyor, bitki gibi. Yaşayan her şey bir. Ağaçla benim DNA’m aynı köklerden geliyor. Böyle bir his geliyor bana ve mutlu ediyor beni. O kadar renkli ki insanlık, birbirimizle çatışmak yerine birbirimize sarılsaydık, ne kadar muhteşem bir yer olurdu. Her şeye inancını kaybedersen intihar edersin. Ama ufacık bir şeye karşı inancın varsa o seni yaşama bağlayan güçtür.

 

Tarihi diziler dünyanın hiç bir yerinde objektif olamaz

Dünyadan büyülenen, meraklı bir kız çocuğu var sanki içinde…

Tanımlayamadığım bir acı, bir boşluk beni arayışa sürüklüyor. Belki de o yüzden bu işleri yapıyorum. Evrensel enerjiyle temas ettiğim anlar sanat oluyor. Yalnızlık duygusu da olabilir. Mayaların kıyamet kopacak dediği şey aslında ‘akıl sağlığınıza dikkat ediniz’di. Elektronik ve teknolojinin gelişimiyle ruhumuzda boşluklar oluştu. İnsanlar birbirlerini anlamaktan çok uzaklaştılar. Sevmek o kadar kolay bir şeyken, kötülüğü görmek, güvensiz hikayeler yaşamak her seferinde daha zorlaştırıyor sevmeyi. Ama 2018 ne istemediğimi artık bilme yaşım olacak.

Payitaht Abdülhamit dizisinde oynadığın, Abdülhamit’in kızkardeşi Seniha Sultan’ı konuşalım biraz da.

Seniha Sultan statükocu, devletin bekasını her şeyin üstünde tutan bir sultan. Ama kendi hayatında eğlenceli, esprili, biraz aykırı, kısa saçlı, kafasına tüy takan, özgür ruhluymuş da. Oğlu Sabahattin İttihat ve Terakki’ye katılıyor. Oğlu isyankar, kocası hain. Böyle bir karmaşanın içinde ayakta durmaya çalışıyor. Abdülhamit’in en göz önünde olan kardeşlerinden. Çok eğleniyorum oynarken. Dönem işlerini seviyorum. Ama bu diğerlerine göre daha dişi bir karekter.

Dizi objektifliğe dair bir tartışma yarattı.

Tarihi diziler dünyanın hiç bir yerinde objektif olamaz. Amaç insanları sorgulatıp, daha fazla tarih okutturmak. Kurguya dair bir sistem dizi. Queen Elisabeth gibi diziler de objektif değil. ‘İlham alınarak yazılmıştır’ ibaresi Muhteşem Yüzyıl’da başladı. Her kaynaktan okuyalım ve öğrenelim tarihi. Bilgi güçtür, her zaman.

Seniha Sultan’ın trajik bir sonu var.

Bütün hanedanın sonu çok trajik. Naime Sultan Nazi kampına bile düşüyor. Sürgün hayatı onları oradan oraya sürüklüyor. İlk gittiklerinde çok zorlanmışlar. Çoğu bugün Türkçe bile bilmiyor.


YAZARLAR Prof. Dr. Halim Hattat Prof. Dr. Halim Hattat
Penisin de “hisleri” var!
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Bahara merhaba diyen kitaplar
Ahmet Örs Ahmet Örs
Sosu bağlamak gerek…
Türkan Hiçyılmaz Türkan Hiçyılmaz
Çocuğa baskı yapmak okula uyum sürecini uzatır
Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan
Estetik dünyasında son gelişmeler
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Gıda intolerans testlerinin gerçek yüzü
Kürşad Zorlu Kürşad Zorlu
Bozkırda yeşeren başarı öyküsü…
Hasan Genç Hasan Genç
iPhone’larda Home tuşuna güle güle
Bahar Saygılı Bahar Saygılı
Federer’in şifreleri
Lütfü ÖZEL Lütfü ÖZEL
İşte karşınızda Selin Williams
Demet Sarova Demet Sarova
MasterChef’i sakın Ramsay görmesin!
Zeynep Kakınç Zeynep Kakınç
Bayram sofrasında büyük buluşma
Gül Yiğit Gül Yiğit
Mutlu ve başarılı insanların yaşam felsefesi
Güldeniz Ayral Güldeniz Ayral
Yeni jenerasyon modacılarımız
Murat Çelik Murat Çelik
İrlanda’nın ata sporu boks
Ayşe Kucuroğlu Ayşe Kucuroğlu
Ege’nin iki kardeş mutfağı buluştu
Ayşe Brav Ayşe Brav
Kınada şıklık yarışı
Berna Laçin Berna Laçin
Okullar açılırken veli dilekleri
Füsun Saka Füsun Saka
Tenten’den Birkin çantaya; Avrupa’yı Avrupa yapan değerler
Cem Ceminay Cem Ceminay
Çalıntı şarkıyı çalmışlar kopyasını yapmışlar
Teoman Hünal Teoman Hünal
Diyarbakır’ın eşsiz lezzetleri
Süha Derbent Süha Derbent
Yanı başınızdaki cennet Meis Adası
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Okunması gereken dünya klasikleri
Dr.Yasemin Bradley Dr.Yasemin Bradley
Sağlıklı oruç tutmanın yolları
Engin Akın Engin Akın
Korfu Adası'nda dalak dolması
Eylem Kaftan Eylem Kaftan
'Herkesin yarım kalmış hikayesi var'
Damla Doğan Damla Doğan
Aldırdığınız yağdan kök hücre üretiyorlar
Canan Tan Canan Tan
Şiddet mi, cinnet mi?
Güney Öztürk Güney Öztürk
21. yüzyılda ne ile karşı karşıyayız?
Barış Öztürk Barış Öztürk
75 yıllık efsane Jeep