Uzun sohbetlerin baş tacı ÇAY

ZEYNEP KAKINÇ / zeynepkakinc@gmail.com |  06 Ocak 2018 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 06 01 2018 - 2:30

Ocak ayı çay içiminin en çok talep gördüğü takvim dilimi olarak anılıyor. Dolçe Pastanesi’nin kurucusu Nilgün Ertuğ’dan çayla ilgili tüyolar ve tarifler aldık…


Çay... Bu ad, Batı ülkelerinde konmuş. Demişler ki, Ocak ayına en yakışan tanım “Çay ayı”dır. Gerçekten de, en çok tüketilen sıvı kışın bu en soğuk ayında, çay. 2016 sonu verilerine göre dünya çay üretiminde 2.270 milyon ton ile Çin birinci, 1.210 milyon ton ile Hindistan ikinci, 475 bin ton ile Kenya üçüncü, 329 bin ton ile Sri Lanka dördüncü, 259 bin ton ile Türkiye beşinci sırada. Boş verin Çinmiş, Japonmuş, İngilizmiş… Dünya çay tüketiminde Çin yüzde 36’lık oranla lider ama, yıllık kişi başı tüketimi 0.75 kg. Türkiye ise 3.5 kilogramla birinci sırada yer alıyor. Tea-Time’cı İngiltere’nin gösterişi çok ama, tüketimi ancak 1.7 kg.’da kalıyor.

Vatanı Hindistan

Vatanı Hindistan çayın. İsmi de Hintçe’den geliyor: Chai. Çin’e ve Japonya’ya Hindistan’dan geçiyor çay. Tabii, İngiltere’ye de…Sabah kahvaltıları filan derken İngiliz kültürünün bir parçası haline geliyor.

Kahvede 80 mg. kafein varsa, çaydaki kafein de 40 mg. İngiliz Surrey Üniversitesi’nin raporuna göre, bu dozaj akşamları içildiğinde kahvedeki gibi uykusuzluk da yapmıyor.

Çaya zaman ayırırsınız... Kahve kısa anlar içindir!

Kişiye özel butik pastaları ve tasarım tarifleriyle İstanbul’un en iddialı pastanelerinden biri olarak öne çıkan, bana göre kendi kategorisinde “en iyisi” diyebileceğim Dolçe pastanelerinin kurucusu Nilgün Ertuğ ile çayı konuştuk yanındaki ikramlıkları sorduk..

Nedir bu çay olayı? Ve de kahve ile farkları?

Bizim aile geleneklerimizde, bir fincan kahvenin kırk yıllık hatırı vardır, ama son yıllarda çayın ehemmiyeti gerçekten de daha bir başka gibi. Çayın yanında her zaman tatlı veya tuzlu vardır. Hele ki öğle yemeğini atladıysanız, zengin bir çay saati sizi bekliyor demektir. Tüm otellerde çay saati ikramlıkları var.

Çay uzun sohbetlerin içeceği mi?

Çaya uzun zaman ayırıyorsunuz… Bizim Türk kahvaltımızda da çay baş tacıdır. Öğle yemeği sonrası hazım için yine iki üç bardak çay içersiniz. Bazen akşam yemeklerinde bile çay masası hazırlarsınız. Evde yapılan peynirli, kıymalı, ıspanaklı açma börek ile tadına doyum olmaz. Uzun uzun oturur sohbet edersiniz. Kahve ise kısa anlar içindir, genelde iki kahveyi üst üste içemezsiniz. Ayrıca kahvenin fiyatının yüksek oluşu da çaya olan talebi artırmaktadır ve tüketiminin bu denli yaygın olmasının sebebidir diyebiliriz...

Peki çaya neler eşlik eder?

Çay saati ebatları ile kahve ikramlıklarının ebatları çok farklıdır. Evinize davet ettiğiniz misafiri yemeğe çağırmıyorsanız, ‘çaya bekliyorum’ dediğinizde minimum iki tatlı ve iki tuzlu ikram edilir. Hanımların çay partileri sınırsız ikram demektir. Bütün bu davetler hep çay eşliğindedir.

Dolçe Pastanesi’nin kurucusu Nilgün Ertuğ’un tarifiyle...

Ispanaklı kiş (8 kişilik)

Malzemeleri:

Hamur:

- 150 gr un

- 400 gr tereyağı

- 1 yumurta

- 1 tutam tuz

- 150 gr ince kıyılmış ıspanak

İç harç:

- 150 gr ince kıyılmış ıspanak

- 1 yumurta

- 100 gr beyaz peynir

Süsleme:

- Çam fıstığı

- Rendelenmiş parmesan

Hamurun hazırlanışı: Tüm malzemeleri karıştırıp, hamur haline getirin. 15 dakika dinlenmeye bırakın. Daha sonra yuvarlak kalıbınıza hamuru yayıp üzerine hafif bir ağırlık koyun ve 180° C’de 30 dk pişiriyoruz.

İç harçın hazırlanışı: İç malzemelerin iyice karıştığından emin olduktan sonra fırından çıkıp, soğumuş hamurunuzun üzerine yayın ve tekrar 180° C’lik fırında 15 dk pişirin. Üzerine çam fıstığı ve rendelenmiş parmesan ile süsleyip servis edebilirsiniz.

Ekler (4 kişilik)

Malzemeleri:

- 125 gr su

- 125 gr süt

- 100 gr tereyağı

- 25 gr sıvı yağ

- 1 tutam tuz

- 1 tutam pudra şekeri

- 200 gr un

- 6-7 yumurta

Hazırlanışı:

Su, süt, tereyağı, sıvı yağ, 1 tutam tuz ve 1 tutam pudra şekeri çelik bir tencerede bir taşım kaynatın. Kaynadıktan sonra unu ilave edin ve iyice kavurun, unun yanmamasına dikkat ediyoruz. Kavrulan hamuru bir spatula veya mikser yardımı ile soğutun. Hamur sıcaklığını attığı zaman yumurtaları ilave edin. Hamurun çok cıvık olmamasına özen gösterin. Daha sonra sıkma torbasını alın ve dilediğimiz boyutlarda ekler hamurumuzu tepsimize sıkıp, 180° C’de 30-40 dk pişirin. Eklerlerinizi dilediğiniz tür krema ile doldurabilir ve dilediğimiz sos ile üstünü kaplayıp servis edebilirsiniz.

Milföy (4 kişilik)

Malzemeleri:

- 250 gr un

- 3 gr tuz

- 2 damla limon suyu

- 140 gr su

- 150 gr tereyağı (oda sıcaklığında)

Hazırlanışı: Un, tuz, limon suyu ve suyu pürüzsüz bir kıvam oluşana kadar yoğurun. Hamur kıvama geldiği zaman 10 dk buz dolabında dinlendirin. Dinlenen hamuru 0.5 cm inceliğinde açın. Oda sıcaklığındaki tereyağını hamurun üzerine iyice yayın. Bu işlem bittiğinde hamuru katlama işlemine geçin. (Hamur katlama; dikdörtgen şekilde açtığımız hamuru dört dikey çizgi şeklinde düşünülerek içe katlayıp dikey sayısını ikiye düşürüp, sonra tek hamur haline getirmektir.) Hamur katlama işlemini 30 dk aralıklarla 3 defa yapın ve hamurunuzu tepsimize yayıp 160°C’de 1 saat pişirip milföyü krema veya meyve ile süsleyin.

ETİKETLER