Uzaydaki yaşamın kanıtı: SU

KEREM AKYILDIZ / akyzkerem@gmail.com |  29 Temmuz 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 29 07 2018 - 2:30

Bilim insanları Mars’ta ilk defa buz yüzeyin altında sudan oluşan geniş çaplı bir göl keşfedildiğini duyurdu. Bu, Mars’ta kalıcı su kaynağı bulunduğuna dair ilk kanıt olarak tarihe geçti.


Dünyadan 55 milyon km uzaktaki esrarengiz Kızıl Gezegen’de ilk kez sıvı su kütlesi bulundu. Daha önce yapılan araştırmalar, gezegen yüzeyinde aralıklı su kütleleri olduğuna dair kanıtlar olduğunu gösteriyordu. Ama bu son keşif, Mars’taki su kütlesinin kalıcı olduğuna dair ilk veri. Mars’ta bulunan su kütlesi, buzun altında yaklaşık 20 kilometrelik bir alanda yer alıyor. Uzay bilimcilerin bu keşfiyle Mars’ta daha fazla su bulunabileceği ve hatta hayat olabileceği ihtimali kuvvetlendi. İtalyan araştırmacılar, bu keşfi Roma’da düzenledikleri bir basın toplantısında duyurdu. Araştırma ayrıca ABD’nin Science adlı dergisinde yayımlandı. Peki bu keşif ne anlama geliyor? Mars’ta hayatın izi mi bulundu?

Tuzlar suyun donmasını engelliyor

Göl, Mars’ın buzla kaplı güney kutbunun 1.6 kilometre altında ve 20 kilometre genişliğinde. Yeryüzünde, yer altındaki buz gölleri -13°C’ye kadar düşük sıcaklıklarda bulunuyor. Antarktika’da buz altındaki göllerde suyun donma noktası, sudaki tuz oranıyla değişim gösteriyor. Mars’ta ki sodyum, magnezyum ve kalsiyum tuzları suyun donma noktasını -74°C’ye kadar düşürebiliyor. Mars yüzeyinde bol miktarda bulunan perklorat adlı tuz, suyun sıvı halde kalmasında büyük bir rol oynuyor. Dolayısıyla, Mars’ın güney kutup kapağının altında çok tuzlu bir gölün bulunması fiziksel olarak mümkün oluyor.

 

15 yıldır yörüngede araştırma yapıyordu

Göl, Avrupa Uzay Ajansı’nın Mars Express görevinde kullandığı MARSIS radarı tarafından keşfedildi. 15 yıldır Mars’ın yörüngesinde bulunan cihaz, güney kutup bölgesinde parlak bir radar yansıması buldu. Cihaz, gezegene radyo dalgaları yolluyor. Bu dalgalar, çarptığı her hangi bir materyalden sonra cihaza geri dönüyor. MARSIS, dalgaların yankılarını ölçerek bilim adamlarının yeraltı yüzeyinin bileşimini deşifre etmesini sağlıyor. Keşfi yapan ekipte yer alan Roma Tre Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Sebastian Lauro, “Suyu bulduğumuz yerde iki yankı tespit ettik, biri yüzeyden diğeri tabandan. Hangi bölgeden daha güçlü bir yankı geldiğini tespit etmek bizim için çok önemli. Çünkü yankıların her biri farklı güçte oluyor. Yankıların gücünden yüzeyin ya da altının nasıl bir maddeden oluştuğunu tespit ediyoruz. Bölgelerdeki farklılıkları anlıyoruz” dedi. Yeryüzünde, Antarktika’daki kalın buz tabakalarının altındaki gölleri ve diğer su kütlelerini tespit etmek için de aynı yöntem kullanıldı.

Radyasyon büyük engel

Suyun donmaması, bir yaşam oluşturmak için elverişli bir ortam demek. Mars, zayıf atmosferi ve manyetik kalkan yoksunluğu sebebiyle sürekli güneşten radyasyon alıyor. Bu sebeple Mars’a gönderilmesi düşünülen astronotlar için mağaralarla ya da Mars toprağından oluşturulacak bloklardan iglo benzeri korunaklı kolonilerle radyasyondan koruma alternatifleri düşünülüyor. Söz konusu bu göl, toprağın altında olduğu için radyasyondan kısmen korunuyor. Bu, yaşam için ekstra bir avantaj.

Koşullar hayat için çok zorlu

Dr. Sebastian Lauro, “Eğer sıvı halde su varsa hayat vardır. Keşfimiz bu anlamda çok heyecan verici. Biliyorsunuz Mars’ta yaşamı anlayabilmek için, benzer koşullara sahip olduğu için, Antarktika’da buzda araştırmalar yapılıyor. Mesela orada mikroorganizmaların yaşadığı tespit edildi. Mars’ta bu mümkün mü henüz teyit edemiyoruz. Çünkü sıcaklık çok düşük, -60 civarında. Koşullar hayat için çok zorlu. Fakat bazı bakterilerin bu sıcaklıkta yaşayabileceğini de tahmin ediyoruz. Bu nedenle kesin bir şey söylemek doğru değil” dedi.

Mars’ta bulunan su kronolojisi

- 1971 yılında Mars’a yollanan Mariner 9 uydusu, suyun geçtiği kuru nehir yatakları ve bir kanyon sistemine dair ilk kanıtı ortaya koydu.

- 1996 yılında yollanan Mars Küresel Araştırma uydusu mineral araştırması yaparak suyun varlığı veya yokluğu hakkında bilgi topluyordu. Bu sayede, Nanedi Valles ve Nirgal Vallis adı verdikleri su kanalları buldu.

- 2008 yılında Mars’ın yüzeyine inen Phoenix adlı uzay aracı, Mars’ın kuezyinde yüksek miktarda donmuş buz kütlelerinin varlığını kanıtladı. Aynı yol gönderilen Oddysey aracı sığ yüzeyin altındaki su dağıtımını haritalandırdı.

- Fırlatımından 1 yıl sonra, Aralık 2012’de Curiosity robotu, Mars topraklarındaki su molekülleri, kükürt ve klorin varlığını gösteren ilk kapsamlı toprak analizini gerçekleştirdiğini bildirdi.

Mars’a gidenler taptaze su içecek!

Mars’ta su bulunmasıyla Kızıl Gezegen’in keşfinde yeni bir dönemin açıldığını söylemek çok çekici geliyor. Mars’a adım atan ilk insanların bu tuzlu su akıntılarından birinin dibine yerleşeceğini ve bundan taptaze içme suyu üreteceğini düşünebiliriz. Hatta belki de mikroplara ev sahipliği yapma ihtimali olan nemli Mars kuytularında yaşam da bulacaklar. Fakat gerçeklik temkinli olmayı gerektiriyor. Akan su bulmak yaşam bulmakla aynı şey değil. Şimdilik bilim insanları suyun nereden geldiğini veya bu sızan suyun kimyasının yaşamı desteklemeye elverişli olup olmadığını bilmiyor. Ve ne yazık ki bu gizemleri çözmek için oraya gitmemiz de epey vakit alacak gibi duruyor.

“Hemen şimdi bir uzay aracını tertemiz yapıp Mars’a bir yüzey aracı göndermek çok kolay değil,” diyor Caltech’te gezegen jeoloğu olan Bethany Ehlmann. Ehlmann’ın bahsettiği temizlik, Dünya’dan uzay araçlarıyla Mars’a ulaşıp Kızıl Gezegen’in yüzeyine bulaşmasından endişe edilen mikroplara karşı yapılacak bir temizlik. Ancak tabii ki heyecanlanmak için de nedenler var. “Bu mevsimsel sızıntılar dünya dışı yaşam arayışında bakılabilecek en iyi yer muhtemelen,” diyor Ehlmann.

Kaynaklar: National Gheographic, New York Times Science Magazine, Wired Magazine

ETİKETLER


YAZARLAR Prof. Dr. Halim Hattat Prof. Dr. Halim Hattat
Penisin de “hisleri” var!
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Bahara merhaba diyen kitaplar
Ahmet Örs Ahmet Örs
Sosu bağlamak gerek…
Türkan Hiçyılmaz Türkan Hiçyılmaz
Çocuğa baskı yapmak okula uyum sürecini uzatır
Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan Dr. Yasemin Arslan Dt. Şule Arslan
Estetik dünyasında son gelişmeler
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Gıda intolerans testlerinin gerçek yüzü
Kürşad Zorlu Kürşad Zorlu
Bozkırda yeşeren başarı öyküsü…
Hasan Genç Hasan Genç
iPhone’larda Home tuşuna güle güle
Bahar Saygılı Bahar Saygılı
Federer’in şifreleri
Lütfü ÖZEL Lütfü ÖZEL
İşte karşınızda Selin Williams
Demet Sarova Demet Sarova
MasterChef’i sakın Ramsay görmesin!
Zeynep Kakınç Zeynep Kakınç
Bayram sofrasında büyük buluşma
Gül Yiğit Gül Yiğit
Mutlu ve başarılı insanların yaşam felsefesi
Güldeniz Ayral Güldeniz Ayral
Yeni jenerasyon modacılarımız
Murat Çelik Murat Çelik
İrlanda’nın ata sporu boks
Ayşe Kucuroğlu Ayşe Kucuroğlu
Ege’nin iki kardeş mutfağı buluştu
Ayşe Brav Ayşe Brav
Kınada şıklık yarışı
Berna Laçin Berna Laçin
Okullar açılırken veli dilekleri
Füsun Saka Füsun Saka
Tenten’den Birkin çantaya; Avrupa’yı Avrupa yapan değerler
Cem Ceminay Cem Ceminay
Çalıntı şarkıyı çalmışlar kopyasını yapmışlar
Teoman Hünal Teoman Hünal
Diyarbakır’ın eşsiz lezzetleri
Süha Derbent Süha Derbent
Yanı başınızdaki cennet Meis Adası
Tülay Gürler Kurtuluş Tülay Gürler Kurtuluş
Okunması gereken dünya klasikleri
Dr.Yasemin Bradley Dr.Yasemin Bradley
Sağlıklı oruç tutmanın yolları
Engin Akın Engin Akın
Korfu Adası'nda dalak dolması
Eylem Kaftan Eylem Kaftan
'Herkesin yarım kalmış hikayesi var'
Damla Doğan Damla Doğan
Aldırdığınız yağdan kök hücre üretiyorlar
Canan Tan Canan Tan
Şiddet mi, cinnet mi?
Güney Öztürk Güney Öztürk
21. yüzyılda ne ile karşı karşıyayız?
Barış Öztürk Barış Öztürk
75 yıllık efsane Jeep