Utanmak sağlığınızı kaybettirebilir!

23 Mart 2020 Pazartesi - 12:21 | Son Güncelleme : 23 03 2020 - 12:21

Proktoloji Uzmanı Op. Dr. Yasir Gözü, makat rahatsızlığı yaşayan hastaların birçoğunun bu durumdan utandıkları için tedavilerini geciktirdiğine ve bu hastalıkların tedavisinin gecikmesinden kaynaklı olarak ortaya çıkabilecek sorunlara dikkat çekti.


İstatistiklere göre, ülkemizde orta yaş olarak nitelediğimiz 30 yaşın üzerindeki insanların neredeyse %30’u hemoroid (basur), anal fissür (makat çatlağı), anal fistül (makat apsesi) gibi hastalıklardan şikayetçi. Oldukça yaygın olarak görülebilen bu anorektal hastalıkların, bölgenin mahrem olması nedeniyle çoğu hasta tarafından uzun bir süre boyunca görmezden gelindiğini ve dolayısıyla tedavilerinin de ertelenebildiğini ifade eden Op. Dr. Yasir Gözü:
 
“Hastalarımız, şikayetlerinin dayanılamayacak hale gelmesinin ardından muayene olmak üzere bir hekime başvuruyorlar. Oysa bu ertelenen süreçte çoğunun hastalığı seviye olarak ileri düzeye geçmiş bulunuyor. Özellikle makat hastalıklarında ortaya çıkan belirtilerden makat kanaması; sadece yaygın görülen hemoroid ya da anal fissür benzeri rahatsızlıkları işaret etmeyebiliyor. Makat kanaması şikayetinin altında polipler, inflamatuar bağırsak hastalıkları ve bağırsak kanseri gibi daha riskli hastalıklar da yatabilir.” 
 
“‘Doktora gitmeye utanıyordum ama kanamalara ve ağrıya dayanamadığım için sonunda gelmeye karar verdim’ cümleleriyle tedaviye gelen hastalarımız o kadar çok ki… Oysa makat hastalıklarında erken tanı ve tedavinin önemi büyük. Örneğin hemoroid rahatsızlığı 4 evreden oluşuyor. Tedavi için geciktirilen her gün, hastanın şikayetlerinin artmasının ve hastalığın ilerlemesinin yanında eğer belirtilerin altında bağırsak kanseri gibi daha ciddi boyutlu bir hastalık yatıyorsa bunun gözden kaçırılmasına neden oluyor.”
 
MAKAT HASTALIĞI MI YOKSA BAĞIRSAK KANSERİ Mİ?
 
Op. Dr. Yasir Gözü, makat hastalığı ile bağırsak kanseri arasında, hastada ortaya çıkan belirtilerin bazılarında benzerliklerin olduğunu ve bu nedenle ikisi arasında ayrım yapılıp, doğru teşhisin koyulabilmesi için hastanın belirli uygulamalardan geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
 
“Rektal kanama şikayetiyle gelen hastaya herhangi bir tedavi uygulanmadan önce kesin tanıya ulaşabilmek için kalın bağırsak incelemesi yapılması gerekiyor. Endoskopi uygulaması ile kalın bağırsağın 30-35 cm kadarının incelendiği rektosigmoidoskopi ya da bazı durumlarda tüm kalın bağırsağı incelemek üzere kolonoskopi yapılmalıdır. “
 
Erken teşhis aşamasında önemli bir yeri bulunan Endoskopi uygulamasının; aynı zamanda kanamanın yerinin tespitine ve durdurulmasına olanak verdiğinin altını çizen Op. Dr. Yasir Gözü, endoskopinin, hastanın öyküsüne göre gerekli görüldüğü müddetçe uygulanabilen bir uygulama olduğunu ifade etti.
 
Op. Dr. Yasir Gözü, endoskopi ve kolonoskopi sonucunda hastadaki belirtilerin nedeni olarak hemoroid, fissür ya da fistül hastalığının varlığından söz edilebiliyorsa eğer medikal, cerrahi veya gelişen teknoloji sayesinde diğer uygulamalara nazaran daha iyi sonuç verebilen ameliyatsız lazer tedavisi ile duruma müdahale edilebileceğini belirtti. Fakat kanamanın sebebi bağırsak kanseri ise hastanın mutlaka ciddi bir kanser tedavisi sürecinden geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Op. Dr. Yasir Gözü, teşhisin erken mi yoksa geç mi koyulduğunun bu yüzden önemli olduğunun altını çizdi.
 
“Eğer kalın bağırsak kanseri tanısında geç kalınırsa hasta; ameliyat, ışın ve ilaç tedavisi sürecinden geçecektir. Lakin erken tanı sayesinde yani bağırsak kanseri polip-başlangıç evresinde tespit edildiğinde bahsettiğimiz tüm bu zorlu süreçlerin önüne geçilmiş olur.”
 

ETİKETLER

utanma sağluk kaybetme