Gazetevatan.com » Yazarlar » Sandık da Vakıfbank’taki payını satmak istiyor, ama...

Sandık da Vakıfbank’taki payını satmak istiyor, ama...

16 Ekim 2012 Salı


Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Vakıfbank’ta sahip olduğu sermayenin yüzde 58,51’ine denk gelen hisseleri 2013’ün ilk çeyreğine kadar Hazine’ye geçecek. Hazine, bu hisselerin karşılığında Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne çıkaracağı özel tertip senetler verecek. Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman Kalkan, Hazine’ye geçecek hisselerin piyasa değerine yakın olarak devredileceği açıkladı. Yani 10 milyar TL civarında bir piyasa değerine sahip olan Vakıfbank’ın yüzde 58.1 hissesi yaklaşık 5 milyar 810 milyon TL’ye devredilecek. Bu hisse devrinin gerekçelerini Kalkan kısaca şöyle sıraladı:

-Ortaklık yapısındaki belirsizlik,

-Hukuki statüdeki belirsizlik,

-Yatırımcılara anlatmanın zorluğu,

-Uzun vadeli büyüme stratejilerinin doğurduğu ihtiyaçlar,

-Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün sürekli ve istikrarlı gelir ihtiyacı,

-Kriz döneminde bankaların karlarının bünyede tutulması.

Ancak yapılan tüm açıklamalara rağmen benim kafamda hala bazı soru işaretleri var. Örneğin, hisse devri sonrası güçlü sermayedarın bankanın büyümesine vereceği destek konusu. Bu açıklamadan ilk akla gelen yeni sermayedar yani Hazine, bankaya kaynak mı aktaracak? Bu soruya verilen yanıt, “hayır” oluyor. Ziraat Bankası ve Halkbank’ın da anahissedar olan Hazine şu ana kadar bu bankalarda bedelli bir sermaye artışına gitmiş değil. Ancak Hazine Ziraat ve Halkbank’ta karı bünyede tutarak bankaya sermaye desteği sağlıyor. Mevcut ortaklık yapısı ve hukuki statü ile banka kurulduğundan bu yana çok başarılı bir performans sergileyen Vakıfbank’ta da Hazine sermaye desteğini yine karı bünyede tuturak yapacaktır.

Ortaklık yapısının yabancı yatırımcılara anlatmanın zorluğuna gelince...

Yabancı bir aracı kurumda çalışan “bankacılık analisti” bir arkadaşım, yaptıkları roadshow’larda yabancı yatırımcıların Vakıfbank’ın ortaklık yapısını şu ana kadar pek sorgulamadıklarını ancak şu andaki yapının olası bir özelleştirmede sıkıntı yaratabileceğini düşündüklerini söylüyor.

Yukarıda sıraladığım gerekçeler içerisinde herkesin kabul ettiği madde: VGM’nin düzenli bir gelire duyduğu ihtiyaç.

Süleyman Kalkan’ın verdiği bilgiye göre, yıllık 20-25 milyon TL temettü geliri elde eden VGM, hisse devri sonrasında bu tutarın 10 katından fazla gelir sağlayacak ve giderlerini rahatlıkla karşılayacak.

İşin bir de mülhak vakıflar kısmı var. Devredilecek yüzde 58.5’lik hissenin yüzde 15.5’lik kısmı mülkak vakıflara ait. Vakfı kuranların soyu tarafından idare edilen, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün denetimine tabi olan mülhak vakıflardan hisse devri ile ilgili görüşlerinin alınmadığı söyleniyor. Dolayısıyla mülhak vakıfların hisse devrinin iptali için dava açmaları süreci tıkayabilir.

Sandık ne diyor?

Bu arada Vakıfbank’ta VGM’nin dışında Vakıfbank Memur ve Hizmetlileri Emekli ve Sağlık Yardım Sandığı Vakfı’nın kısaca Sandık’ın yüzde 16.10 payı bulunuyor. Hisse devri için Sandık’a da bir opsiyon sunulacak. Sandık isterse belirlenen piyasa değeri üzerinden Vakıfbank’ta sahip olduğu payları Hazine’ye devrebilecek. Ancak şu aşamada Hazine’nin hisseler karşılığında Sandık’a ne şekilde bir ödeme yapacağı belli değil.

Konuştuğum Sandık’a yakın kaynaklardan edindiğim izlenim, onların da hisse devrine sıcak baktıkları. Sandık, reel bir piyasa değeri üzerinden ellerindeki Vakıfbank hisselerini Hazine’ye devretmek istiyor. Ancak şartları var. Şartlardan ilki ödeme şekli konusunda. Devredecekleri hisselerinin bedelinin en kısa süre de Sandık hesaplarına geçmesi talep ediliyor. En kısa süreden kasıt 12-18 ay gibi bir dönem. Yani ödemenin VGM’deki gibi uzun vadeli özel tertip senetlerle ödenmesine razı değiller. Sandık’ın bir diğer isteği ise özerk bir hale gelebilmek için bazı tüzük maddelerinin değiştirilmesi.

Sandık’ın bu isteklerine Hazine tarafından yanıt gelip gelmeyeceğini önümüzdeki günler gösterecek...

İç borca 0.4 puan katkı

VGM’ye verilecek özel tertiplerin faizinin piyasa koşullarında belirlenip belirlenmeyeceği de henüz netlik kazanmadı. Ancak nasıl devir bedeli mevcut piyasa koşullarına yakın olacaksa verilecek senetlerin de faizi piyasa faizine yakın olacaktır. Bu da yıllık yüzde 6-7 civarında bir faize işaret ediyor. Fakat çıkarılacak senetlerin değişken faizli olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Böylece faiz değişen piyasa koşullarına göre her yıl ya da 6 ayda bir yeniden belirlenecek.

Dolayısıyla Hazine’nin Vakıfbank yatırımından kar elde edebilmesi için bankanın her yıl Hazine’nin ödeyeceği faiz oranından hızlı büyümesi gerekecek.

Hazine’nin ihraç edeceği özel tertip senetler de iç borç istatistiklerine olumsuz şekilde yansıyacak. Ağustos ayı itibarıyla Türkiye’nin iç borçlarının toplamı 420 milyar TL civarında. Yani iç borcun Orta Vadeli Program’da belirlenen bu yılki GSYİH’ye oranı yüzde 29.26 civarı. Çıkarılacak 5.8 milyar TL’lik yeni senetler, iç borç stoğunu yüzde 1.38, GSYİH’ye oranı da 0.40 puan artıracak.

Burgan da Eurobank Tekfen’in parasını piyasalardan toplayacak

Son dönemde Türk bankalarını alan yabancılar, bu satın almaların paralarını yine piyasalardan topluyor. Denizbank’taki Dexia hisselerini devralan Rus Sberbank, yaptığı ikincil halka arzla sermayesinin yüzde 7.6’sını satmıştı.

Halka arzdan 5 milyar doların üzerinde gelir elde eden Sberbank, böylece Denizbank’ın parasını çıkarmıştı. Sberbank, Denizbank’ın yüzde 99.85’i için Dexia’ya yaklaşık 3.6 milyar dolar ödemişti.

Eurobank Tekfen’i alan Kuveytli Burgan Bank da benzer bir yönteme başvuruyor. Burgan Bank, yaklaşık 200 milyon dinarlık yani 711 milyon dolarlık tahvil ihracına hazırlanıyor. 10 yıl vadeli tahvilin yıllık faizinin yüzde 6-6.25 civarında olması bekleniyor. Ülkesinde gerekli izinleri alan ve BDDK’dan yeşil ışık bekleyen Burgan Bank, Eurobank Tekfen’in yüzde 70’i için Yunan Eurbank EFG’ye 355 milyon dolar ödeyecek. Burgan, bankadaki Tekfen Holding’in yüzde 30’luk payını da alacak.